Elvan Yılmaz yazdı: Yeryüzü Tanrıları

banner53

Elvan Yılmaz yazdı: Yeryüzü Tanrıları

20 Eylül 2017 Çarşamba 23:31

Elvan Yılmaz 'kemiği sevilmezler' taifesini yazdı

Elvan Yılmaz yazdı: Yeryüzü Tanrıları

Dünyanın en büyük terör örgütü.


Yüz binlerce askeri, yüzlerce üssü, liderleri, bir sürü yardımcı ve yatakçısıyla birlikte yeryüzünün şimdiye kadar gördüğü en organize haydut çetesi.


Yıl 1990, Birinci Körfez Savaşı arifesi; Saddam Hüseyin Kuveyt’i işgal etmiş. Ortadoğu petrollerine akbabanın dolgun bir leşe baktığı gibi bakan Bush yönetimi için altından bir müdahale fırsatı doğmuş.

Ama demir tavında dövülür. Kamuoyunu hazırlamak gerek tabi önce…


İşte böyle bir anda ekranlara Nayirah diye 15 yaşında Kuveytli bir kız çıkıverir. Sözde Saddam’ın askerlerinin bebeklere yaptıkları zulme şahit olmuştur.


İddiaya göre askerler işgal ettikleri Kuveyt’te her yeri yakıp yıkıp yağmalamaktadır. Bir doğumevine girmişler, doktor ve hemşireleri bir yerde toplayıp, yeni doğmuş bebekleri de kuvözlerden çıkarıp yere bırakmış ve ölmelerini seyretmişlerdir.


Kuvözleri de alıp götürmüşlerdir. Yağmacılar işte…


Bu uzun girizgâhı, kendisini Tanrılarla müzakerede baş müzakereci rolünü biçen, sürekli enaniyet duygusuyla hareket eden, emperyalistlerin büyük biraderi, ABD’nin biraz olsun  ne olduğunu hatırlatmak amacıyla kaleme aldım.


Tabi bu kadar değil. Konuyu açalım …


NAYİRAH ŞAHİTLİĞİ!


Nayirah'ı Kongre'ye Hür Kuveyt Vatandaşları adlı bir kuruluşun kiraladığı Hill and Knowlton (H and K) halkla ilişkiler şirketi getirdi. H and K 27 Kasım'da Güvenlik Konseyi'nde de bir şov yapmayı başardı.


Filistin sorununu müzakereye gelen konsey üyeleri duvarlara asılı Irak askerlerinin Kuveytli esirlere işkence resimleriyle karşılaştılar. Sözde görgü şahitleri Konsey'e işkenceyi anlattılar. Şov etkili oldu, Konsey iki gün sonra Irak'ın Kuveyt'i terk etmesi için 15 Ocak 1991'e kadar mühlet kararı aldı.


İki hafta sonra ABD Kongresi hala askeri harekâtı tartışırken H and K yeni bir araştırma raporu çıkararak hastanede zemine bırakılıp ölen çocukların dramını Kongre Dışilişkiler Komitesi'ne getirdi.


Uluslararası Af Örgütü (AI) bebek hikayesini doğruladı. Yoğun müzakereleri takiben Kongre Başkan Bush'a savaş yetkisi verdi. 18 Ocak 1991'de Irak'ın bombalanması başladı.

Ağlayarak, hıçkırarak icra edilen son derece dokunaklı bir anlatımdı. Rolünü çok iyi oynamıştı küçük kız. Hedefini de 12’den vurmuştu. Daha sonra baba Bush ve Amerikan medyası sayısız kere atıfta bulunacaktı bu hikâyeye.

Savaş karşıtı kamuoyu da Beyaz Saray çizgisine çekilecekti büyük oranda. Kısacası toplum tavına Nayirah sayesinde gelmişti.

(Lütfen alttaki ilk paragrafı dikkatli okuyun!)

Olayın aslı 1992’de anlaşıldı. Harp bittikten hemen sonra ABC TV muhabiri John Martin Kuveyt'teki hastaneye giderek araştırmalar yaptı. Kuveytli doktorlar bebeklerin savaş kaosunda bakımsızlık, hemşire azlığından öldüklerini, Iraklı askerlerin tek bir bebeği dahi kuvözden çıkarmadığını bildirdiler. AI'nın hastaneye gönderdiği araştırmacılar da Kuveyt yetkililerinden aynı yanıtı alınca, Uluslararası Af Örgütü özür dileyerek ilk bulgularını geri çekti.


PEKİ, KİMDİ BU NAYİRAH?



Nayirah gerçekte Kuveyt’in Washington büyükelçisinin kızıydı, anlattığı hikâye de halkla ilişkiler kampanyası kapsamında imal edilip piyasaya sürülmüştü. Ama yüz binlerce insan öldükten ve Irak’ın altyapısı tahrip edildikten sonra tabii.

Arapça deyişle, ‘bad-el harab-ül Basra!’


Nayirah şahitliği olayı emperyalizmin propaganda makinesinin işleyişinin herhangi bir örneği sadece. Kaddafi diktatörmüş çok havalıymış,  Esad kimyasal silah kullanmış, Saddam’da kitle imha silahları varmış, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, milletin saç tıraşına el atmış, insanları uçaksavarla infaz edip köpeklere yedirmiş, falanca kanlı diktatörmüş, filanca halkını tahtaya çiviliyormuş vs gibi ortalığa saçılıp duran önermelerin birçoğu bir çeşit Nayirah olayıdır gerçekte.


Başta ABD olmak üzere emperyalizminin bütün tarihi yağma ve katliamdır. Yağma ve katliamlara giden yollar da buna benzer yalanlarla döşenir.


Bu şeytani ülke hiç bir şeyi eliyle tutmaz, eldiven kullanır. Başkanlık koltuğuna kim oturursa otursun dış politikası kesinlikle değişmez.


Her şeyleri sömürge üzerine kurulmuştur.

Sürekli Nayirah benzeri vakalarla kendinden zayıf ülkeleri bir yolunu bulup tuzağa düşürürler.


İleriki günlerde, Kuzey Kore’nin muhtemelen başına gelecekleri iyi takip edin.


ABD’NİN SOL TESTİSİ…


Kimden mi bahsediyorum, tabi ki İsrail’den…

Birazda onlardan bahsetme gereği duydum. Sizi fazla yormadan sadece bir anekdot yapacağım, çünkü yazı çok uzadı.


İsrail; Afrika, Asya ve Orta Amerika dâhil dünya üzerinde az gelişmiş bölgelerden inanç ve kültürünü kaybetmiş kabileleri, ırkları ve toplulukları kayıp şehir Atlantis masalı gibi sahte belgelerle, aslında atalarının Yahudi olduklarına inandırarak bir savaş anında gerekli olan insan gücü ve insan kanını tedarik etmek üzere bir araya toplamaktadır.


Yüzyıl önce toprak satın alıyorlardı, şimdi ise insan satın alıyorlar.


Örnek mi?

Mesut Barzani’yi bu şekilde devşirdiler. Son günlerde IKBY mitinglerinde ortaya çıkan İsrail bayrağı ondandır. Aslında konuşan Barzani değil, İsrail’dir.

İsrail, Barzani’nin manivelasıdır!                       

 




 

banner9

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Melih Aygün 1 ay önce yorumlandı

Yazar burada Ìsraile ABDnin sol t.s. demis dogrudur. Kendilerini Tanrı yerine koyan bu ülkelerin gücü azalmadıkça yeryüzüne huzur gelmez. Ey müslümanlar işid bunlara hizmet etmektedir uyanın artık.

Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Z. Babaoğlu 1 ay önce yorumlandı

'yüzyıl önce toprak satın alıyorlardı, şimdi ise insan satın alıyorlar.' mükemmel bir cümle ve mükemmel bir yaklaşım.bu cümle çok şey anlatıyor. i̇srail'e toprak satanlar araplardır maalesef. sonrası ise malum. tebrik ederim elvan yılmaz.

Kişi beğendi.