Benim gibi konuşmayı pek de beceremeyenler için bir devrimdir esasen yazmak. Ve satır aralarında var oluşmak belki de ağır aksak...

İçimi dolduran sessiz kelime yığınlarına bir yer bulmak istedim aslına bakarsanız ''Zarif zamanlar''da.

Sonrasında ne düşünmem gerektiğini bilmediğim üç noktalarıma,

''Acaba mı''larla arafta bekleşen soru işaretlerime,

Her seferinde beni şaşırtan(mayan) insanlara sakladığım ünlemlerime,

Ve ''yetsin artık'' niyetiyle koyduğum,bir türlü de yetiremediğim noktalarıma.

Hani kimilerini bezdiren sanatsal filmler vardır (benimse pek çok sevdiğim). Çarpılan kapının ardından uzun bir sessizliktir bazen. Bazen hiç bitmeyecek dediğimiz usulca bir el sallayış. Kimi zamansa ''Nasıl bir bitişti bu?!'' diye sizi şaşkınlığa gark eden sonlardır. Halbuki filmin en güzel yerleridir onlar: İzleyicinin kendi yaşantısıyla doldurduğu, belki de yeniden anlam kattığı sessiz aralıklar...

Biz de böyle anlar yaşayalım dedim sizlerle bir haber sitesi içerisinde. Tüm olanın-bitenin, ölenin-yitenin, parmak sallayıp, ahkâm kesenlerin debdebesinde.

''İnsan, her şeyi anlatamaz. Zaten, kelimeler de her şeyi anlatmaya yetmez.'' demiş Aytmatov. Belki bizim de Orhan Veli gibi kifayetsiz kalan kelimelerimiz olacak. Ve üstelik epeyce de yaklaşmışken, anlatamadığımız duygular.

Ama kim bilir, birlikte buluruz biz de, herkese ve her şeye inat:

Bir şiir dizesinde,

Çizik bir plağın sesinde,

Bazen gün batımlarında

Ya da bir kuşun kanat çırpışında

Naif ve zarif zamanlar...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemil 2018-06-20 08:19:42

Allahım bu ne kabuk değiştirme böyle.