'28 şubat ve sendikalar'

Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi tarafından “28 Şubat ve Sendikalar” konulu bir panel düzenlendi.

'28 şubat ve sendikalar'

Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi tarafından “28 Şubat ve Sendikalar” konulu bir panel düzenlendi.

28 Şubat 2016 Pazar 14:32
'28 şubat ve sendikalar'

Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi tarafından “28 Şubat ve Sendikalar” konulu bir panel düzenlendi.

Yapılan açıklamaya göre,   Prof. Dr. Yılmaz Bingöl’ün moderatörlüğünü yaptığı panele AK Parti  Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri, Hak-İş Konfederasyonu Onursal Genel Başkanı Salim Uslu, Ankara Milletvekili ve TBMM İdare Amiri, Memur-sen Onursal Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Burdur Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanvekili Reşat Petek ve Ülkü Nur Zengin panelist olarak katıldı.

Yoğun katılımla gerçekleştirilen panelde Uslu, “28 Şubat Dönemini yaşanmış bir hikaye gibi anlatıyoruz ama o günlerde aldığımız tehditlerin, karalamaların, yapılan iftiraların hatta şahsımıza ait çeşitli mekanlara yapılan fiziki saldırıları anlatabilmenin imkanı yok. O dönemde babamın yaptığı Alaca’daki evimizi bana ait diye kundakladılar. Failleri ne hikmetse bulunamadı. Amaç Toplumu kutuplaştırmak üzere bizleri susturmak, sindirmek, korkutmaktı. Adeta toplumu temsil eden insanlarla, değerlerle hesaplaşmak adına adeta psikolojik harp ilan edilmişti. Medya, Sivil Toplum Örgütleri, Sendikalar, Siyasi Partiler ve aklınıza gelen birçok toplumsal örgüt teslim alınmaya çalışıldı ve bunda da kısmen başarı elde edildi. Herkes adeta majestelerine sadakat yarışına sokuldu. Majestenin kim olduğu zaten biliniyor. 4 Şubat tarihinde Hilton’da dönemin önemli aktörlerinden (TOBB eski Başkanı ve muhtemel bir darbenin de başbakanı daha sonra ortaya çıktı.) Yalım Erez’in organize ettiği Türkiye’nin önemli STK’ları toplantısı yapıldı. TOBB, DİSK, TİSK, TÜRK-İŞ, Ziraat Odası Başkanları ve kendimin de bulunduğu bir toplantıda bizleri bir araya getirdiler. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile görüşme yapacağız diye beklerken Sayın Çiller orada baskı altına alınıp korkutulmak istendi.  “Erbakan hoca güvenilmez, sizi zora sokar, derhal Hükümetten çekilin.” Refah Yol hükümetini çökertmek istediler. Bunu başaramadılar ama daha sonra milletvekilleri istifaya zorlandı. Türk-İş’te uzmanlık yapan akademisyen bir arkadaşımız bir toplantıda bana “Bu işin arkasında devlet var. Bu sürecin dışında sizde kalmayın” dedi. Kim di? devlet dediği; bir kısım Üniformalı, Üniformasız bürokratlar, onların taşeronları işin içinde ve birlikte hareket edip toplumu korku tüneline sokmaya çalışıyorlardı. Toplumun kaderi ile oynayıp geleceğini yok etmek istiyorlardı. Bu baskılar birçok kurumu da, iradeyi de teslim aldı. Halkın seçtiklerini, seçim sonuçlarını beğenmeyenler kendi imkânları elde ettikleri imtiyazları elden gidecek diye korkanlar hükümeti istifaya zorladılar. Halkın iktidar vermedikleri, Halka güven vermeyenler post modern darbe yolu ile iktidara, imkanlarına,yetkilerine el koymak istediler ” dedi.

28 Şubat Döneminin Generallerinden bazılarının Ak Parti kurucusu olmak isteyenlerin olduğunu söyleyen Uslu, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan Parti kuruyor. Acaba o parti de bizde olabilir miyiz? Milletvekili olabilir miyiz? Dediler. Paşaya sizin misyonunuz farklı nasıl olacak Ak Parti ile karşı karşıya gelindiğinde hangisini temsil edeceksiniz? Parti misyonunu mu? Darbe misyonunuzu mu? Temsil edeceksiniz. Diye sorduğumda “Biz disiplin adamıyız” dediler. Yani böylesine fırsatçı, ilkesiz, ahlaksız bir yapı belindeki silahın namlusunun uzunluğuna güvenerek toplumu cendereye sokmaya çalıştı” dedi.   

Uslu, “O günlerde çıkartılan olağanüstü haller, devlet güvenlik mahkemeleri, özel yetkili mahkemeler Milli Güvenlik Kurulunun sivilleştirilmesi, Askeri yargının yetkisinin daraltılması ve 13 yıl uygulamada kalan (1997 yılında TSK ile İçişleri Bakanı arasında imzalanan ve askere toplumsal olaylara müdahale yetkisi veren) EMASYA protokolünü, Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun (Darbelere imkan sağlayan) 35. maddesini değiştirmek sureti ile düzenlemeyi ortadan kaldırdık. Şimdi 28 Şubat'ın hasar tespiti yapılarak bütün boyutlarıyla sorumluları ve sonuçları ortaya çıkartılmalıdır. Yüksek statülü olup-olmaksızın hiç kimse hukuktan ve yargıdan muaf olmamalıdır” dedi. 

Son Güncelleme: 28.02.2016 14:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.