‘Anadolu basını yok edilemez’

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Mustafa Arslan, yaygın...

‘Anadolu basını yok edilemez’

Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Mustafa Arslan, yaygın...

14 Aralık 2014 Pazar 15:09
 ‘Anadolu basını yok edilemez’


Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Mustafa Arslan, yaygın basında kimi yazarlar tarafından dile getirilen resmi ilanların gazetelerde yayınlanmasına ilişkin yaklaşımları değerlendirdi.


Yerel gazetelerin sorunlarının değerlendirilmesi ve mevzuat değişikleri konusunda bilgi vermek amacı ile Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve BİK Genel Kurulu Anadolu Gazete Sahipleri Temsilcisi Nuri Kolaylı’nın ev sahipliğinde Bursalı gazeteci ve gazete sahipleri ile bir araya gelen Arslan, İHA’ya özel açıklamalarda bulundu.


Mustafa Arslan açıklamasında şu görüşlere yer verdi;


‘Son zamanlarda ‘Resmi ilan ne işe yarar?’ konusu tartışmaya açılmak isteniyor.


Resmi ilan, devletin işlerinde açıklığa, ihalelerde rekabete dolayısı ile kamu yararı oluşmasına yarar. Eğer ilanları, -ister kamu ihalesi ister icra ilanları olsun -yayınlamazsanız, işler üç-beş kişi, firma arasında döner durur.


‘Resmi ilan ne işe yarar?’ ile söze başlayanların aynı mantık çerçevesinde milli eğitim ne işe yarar ile milli savunma ne işe yarar sorularını da sormaları ve pek ala gereksizliği yargısına varmaları mümkün.


Kamu idaresindeki akçalı konuların aleniliğini sağlayan başlıca unsurlar arasında yer alan resmi ilanları sorgulamanın arka planında neler olabileceğini tahmin etmek zor değil aslında. Ne var ki resmi ilanların gazetelerde yayınlanmasına karşı koyan anlayış daha çok resmi bürokratik ağız olmakla beraber, Anadolu’nun kültüründen, üzüntü ve sevinçlerinden ilham aldığı düşünülen kimi yazarların statik bürokrasi ile paralel dili kullanmasını anlamakta zorlanıyoruz.


50 yılı aşan süre boyunca Basın İlan Kurumu mevzuatı çerçevesinde İstanbul’da yerleşik basın ile kısmen Ankara ve İzmir basını, gazetesi, gazetecisi ve meslek örgütü ile bir ayrıcalığı yaşamıştır. Tam da ibre Anadolu’ya doğru döndürülmeye çalışılırken, bir uyanış başlamışken bu nevi yaklaşımların dillendirilmesini de ayrıca not ediyoruz.


Bu tartışmayı açamaya çalışan yazarlar, bir dönem yalılarda oturup, sırça köşklerinden seslenen ‘sarı basın kartı istemeyiz’ diyenlerle  aynı noktada, dramatik bir şekilde birleşmiş bulunmaktadır.


Hatırlatmak isteriz ki;


Sizin gidip görmediğiniz ve belki de hiç bir zaman göremeyeceğiniz Keşan Belediyesinin, Silopi Kaymakamlığı’nın, Amasra’yı Sevenler Derneği’nin, Çaykara Spor Kulübü’nün, Bozyazı sokaklarının dertleri Anadolu Basınının her ama her gün gündemidir. Sizin otellerde toplantılarına iştirak ettiğiniz Konya Sivil Toplum Örgütleri’nin dertleri, çözüm önerileri, belki bir kaç gününüzü işgal eder ancak her ama her gün Konya Basını’nın gündemidir. Siz bir Anadolu Kaplanını uzaktan seversiniz belki ama Anadolu Basını onun doğuşunu, emekleyişini, ilerleyişini inanılmaz bir haz ve heyecanla takip eder, yaşar, teşvik eder. Siz 81 il, 800 küsur ilçenin belediye başkanına, 550 milletvekiline ne kadar yer ve zaman ayırabilirsiniz? Adı bir skandala karışmadığı sürece hangi siyasi manşetlerinize girebilir? Oysa, yıl 365 gün yerel basın toplum adına denetim, yerel kahraman üretme, sivil toplumu hayata geçirme, yerel demokrasiyi işler kılma, yönetenle yönetilen ilişkisinde yönetilenden yana tavır alma işlevini yerine getirir.


Anadolu Basının genetiği değiştirilmemiştir. Sağdan soldan kontrol altında değildir. Uluslararası sermaye ve ideolojiler ile onun yerli uzantılarının kontrolünde değildir, organiktir.

Hava nasıl görünmez ancak kirlendiği, yok olduğu zaman ne anlama geldiği anlaşılırsa, yaklaşımlarınızın pratik sonucu olan Anadolu Basını yok olduğunda değerini anlarsınız. Ancak, iş işten geçmiş olur.


Türkiye’nin son 45 yılı çevrenin merkeze yürümesi ve merkezi belirlemesi ile geçmiştir. Tam da basın anlamında çevrenin değerleri ile merkeze yürümeye başladığı sırada, bu yürüyüşün en önemli dayanak noktasını tartışmaya, üstelik tam bir inceleme içine girmeden, meseleyi tam tahlil etmeden ortalık yere atmak hakça olmasa gerek.


‘Kol kırılıp yen içinde kalsın’ asla demiyoruz. Daha önce de yayınladığımız raporlarda açıkça ifade ettik. Basın İlan Kurumu Kanunu yenilenmelidir. Günümüz ihtiyaçlarını karşılayacak, Anadolu Basını’nı önceleyecek düzenlemelere gidilmelidir. Basın İlan Kurumu mevzuatı dışında, sektörel Hazine destekleri, terzi usulü hazırlanmış KOSGEB destekleri, basını sivil toplum örgütü olarak tanımlayan kalkınma ajansı destekleri, sigorta işveren teşviği vb enstrümanlar devreye alınmalıdır.


İfade edildiği gibi milyarlarca lira bu yolla basına aktırılmamaktadır. Bir bilgi yanlışı söz konusudur. Türkiye’nin en iri gazetelerinden en ücra köşesindeki gazetelere kadar resmi ilanların toplam tutarı bir kaç yüz milyon lirayı geçmemektedir.


İngiltere’de sadece BBC’ye yıllık 3 milyar sterlin kamu kaynağından aktarılmaktadır. Fransa’da her üniversite öğrencisine bir gazete devlet tarafından ücretsiz tedarik edilmektedir. Hal böyle iken, dünyanın her yerinde basın bir şekilde –kamu yararı gözetilmek sureti ile- desteklenirken, tartışma yanlış bir yerinden tutulmak sureti ile açılmak istenmektedir. Tartışmayı açtığınız nokta emin olun ki sizin düşünce dünyanızı doğrudan vuracak, Anadolu’yu sessizliğe mahkum edecek bir noktadır. Ve emin olun ki hedeflediğiniz amacın tam tersi bir durumla karşı karşıya kalacaksınız. Gelin, İçişleri Bakanlığı’nın kahvehanelerde gazete alınma zorunluğunun işlerliğine dönük bir adım atın.


Gelin ,kağıt gazeteler, radyo ve televizyonlar ile internet medyasını aynı mantık çerçevesinde teşvik eden, denetleyen bir sistemi birlikte kuralım.


‘Tirajlarda naylonluk, şantajcı gazetecilik, ahlaka aykırı yayınlara resmi ilanlar verilmeye devam edilmesi, ayrıcalıklı gazeteler’ konularını yüksek sesle tartışalım. Israrla üzerine gidelim.


Soruyorum, halkın seçme özgürlüğünü, seçtikten sonra sorgulama özgürlüğünü sağlayan bir mekanizmayı yok edecek bir yaklaşım kabul edilebilir mi?


Sistemin aksayan yönlerini tartışmaya, ahlakilik sorununu tartışmaya evet. Türkiye’nin çok sesliliği ve çok renkliliğini ortadan kaldıracak Anadolu Basını’nı yok edecek yaklaşımlara hayır."





Son Güncelleme: 14.12.2014 15:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.