'Aslanla ilgili sözlerimin arkasındayım'

Ünlü ceza hukukçusu Ersan Şen son verdiği röportajda Halkbankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'dan bahsetti

'Aslanla ilgili sözlerimin arkasındayım'

Ünlü ceza hukukçusu Ersan Şen son verdiği röportajda Halkbankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'dan bahsetti

04 Aralık 2017 Pazartesi 22:53
'Aslanla ilgili sözlerimin arkasındayım'

Reza Zarrap’ın rüşvet almakla suçladığı Halkbankası eski Genel Müdürü hemşehrimiz Süleyman Aslan’ın avukatı ünlü ceza hukukçusu Ersan Şen, Gazete Habertürk’ten Kübra Par’ın sorularını cevaplandırdı.

Zarrab’ın ABD’deki ifadelerinden hareketle Türkiye’deki davanın yeniden açılamayacağını belirten Şen, davanın Türk hukukunda hiçbir karşılığının olmadığını ifade etti.

Türkiye’de söz konusu iddialarla ilgili soruşturmanın yürütüldüğünü, ancak uygulanan usulsüzlüklerin her şeye mani olduğunu vurgulayan Şen, Süleyman Aslan’ın suçlandığı dönemde delillerin toplanma tekniklerinin kanaatince tamamen hukuka aykırı olduğunu dile getirdi.

Süleyman Aslan’ın vekaletinin olduğunu ancak şu an aktif bir işini takip etmediğini belirten Şen, Halkbankası yönetiminin daveti üzerine davaya girdiğini, kendisini önceden tanımadığını, avukatlık ilişkisinin de 16 Ekim 2014’te takipsizlik kararının verilmesinin ardından sona erdiğini dile getirdi.

Süleyman Aslan’ın nerede olduğu konusunda bilgisi olmadığını, bağlantısının o dosya kapandıktan sonra bir müddet meseleyi değerlendirmenin ötesinde devam etmediğini vurgulayan Şen, şu an aktif olarak hangi görevde bulunduğunu bilmediğini kaydetti.

Süleyman Arslan’ı tanıdığı dönemin 17 Aralık 2013 sonrası olduğunu, evveliyatıyla ilgili bilgisi bulunmadığını anlatan Şen, “Bildiğim, savunmasını dinlediğim kişi rüşvet suçlamalarının hepsini reddetti. Mesleki kuralların bana tanıdığı yetkiler ve haklar çerçevesinde hareket ettim… Bunları sorgusunda ve poliste verdiği ifadede de teknik olarak açıkladı. Yani hukuki yardım verdiğim sırada kendisi rüşvet aldığı ya da Zarrab’ın rüşvet verdiği yönünde herhangi bir açıklamada bulunmadı. Evindeki aramada bulunan paralarla ilgili “Bunlar benim herhangi bir işi yapıp yapmama karşılığında aldığım paralar değil” dedi.   

O dönemde ayakkabı kutularından çıkan paraları Süleyman Aslan’ın geri almadığını belirten Şen, “Kendisi bunların hiçbirini geri almadı. Hep söylediği şuydu: “Hodri meydan, benim mesleki olarak Türk kanunları çerçevesinde bu şahıstan rüşvet almam karşılığında yaptığım bir iş var mı?”

Halk Bankası’ndan gelen raporlar ve savcılığın araştırması sonucunda, Süleyman Aslan’ın böyle bir suiistimali olmadığı görülüyor. Suiistimal olmadığına göre neyin karşılığında neyi alacaksınız?
Usulsüz bir kredi açmak, vermemesi gereken komisyon oranlarını vermek, yapmaması gereken bir işi menfaat karşılığında yapmak gibi bir suiistimali yok. Bir banka genel müdürü olarak bu şekilde hiçbir iddiayı kabul etmediği gibi, hakkında bir kamu davası açmayı yeterli kılacak delil de bulunmadı. Sonuçta sayın savcı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Zaten bu, Süleyman Aslan’ın veya benim tasarrufumda olamaz. Ben, hukuki yardımda bulunan olarak Süleyman Aslan hakkında ortaya konulan iddiaları, tabii ki onun avukatı olarak destekleyen durumunda olurum. Süleyman Aslan, bu paraların hangi amaçla verildiğini ve nereye harcanacağını ifade etti ve bunlara ait belgeleri de dosyalara koydu. Bu konuda tanıklar da dinlendi.” açıklamasını yaptı.

Süleyman Aslan’ın söz konusu paraların Makedonya’da Balkan Üniversitesi ve Çorum Osmancık Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin yapımında kullanıldığını iddia ettiği bağışlar olduğu yönündeki soruya cevap veren Ersan Şen, “Evet, bildiğim kadarıyla Balkan Üniversitesi’ne daha önce de ödeme gitmiş. Sonra Çorum Osmancık Lisesi’nin ödemesi de ilgili yere gönderildi. Devamını ben bilemem ama kendisinin benim bilgim dahilinde iade aldığı herhangi bir para yok. Olsa benim haberim olurdu. Ayakkabı kutularında çıktığı iddia edilen paralar, avukatlığını yaptığım dönemde, Süleyman Aslan’a herhangi bir şekilde iade edilmedi.” diye konuştu.

Şen, söz konusu paranın yardım olması nedeniyle İstanbul Valiliği’ne gönderildiğini, Süleyman Aslan’ın kendi birikimi olan ufak bir meblağı da (20 bin Avro) geri almadığını kaydetti.

Süleyman Aslan’ın milyon dolar değerindeki paraları neden evinde saklandığına dair bir soruya da cevap veren Şen, “ Biz avukatlar, temsil ettiğimiz insanları sıkıştırmayız; onların anlatımlarına ve savunmalarına bağlı kalırız. Zaten savunmasına inanmıyorsan kabul etmezsin, çekilirsin. Süleyman Aslan uzun ifadesini kollukta, kısa ifadesini savcılıkta verdi. Savcı benim ısrarlı talebimle Aslan’ı kısaca dinledi ama hemen tutukluluğa sevk etti. Kanaatim odur ki; o anda tutuklanmasını gerektirecek hiçbir şart da gerçekleşmemişti. Örgüt mensubu olarak da hakkında hiçbir zaman somut iddia ortaya konulamadı. Sırf o dosyayı İstanbul Çağlayan’a çekebilmek için yapıldı. Nitekim bir müddet de tutuklu kaldı, sonra serbest bırakıldı ve yargılama süreci tutuksuz devam etti.” dedi.

Ersan Şen o dönemde Süleyman Aslan’ın kurban edildiğine dair sözlerinin arkasında olduğunu belirterek,O zaman ne söylemişsem, şimdi de arkasındayım. Çünkü ben avukatım, profesyonel meslek icra ediyorum. İşlerini aldığım insanlarla ortak değilim, onların hayatları hakkında kararlar veremem. Aynen sizin icra ettiğiniz gazetecilik mesleğinde olduğu gibi objektif kriterlerle maddi hakikate ve adalete ulaşılması için çaba gösteririm. Dolayısıyla, duygularımla hareket etmem, hareket etmem de beklenmesin.” diye konuştu.
Şen, talep gelmesi halinde Süleyman Aslan’ın avukatlığını yeniden üstlenip üstlenmeyeceğine dair bir soruya ise, “Evet, ederim. Netice itibarıyla şu anda vekâlet ilişkim devam ediyor. Devam etmemde hukuki veya vicdani anlamda bir sakınca yok. Bu bir tecrübe.” şeklinde cevap verdi.

Ersan Şen, ABD’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne bu şekilde dayatma yapma hak ve yetkisinin olmadığını belirterek, bu süreçte milli menfaatlerimizin yanında durulması gerektiğinin altını çizdi.

Son Güncelleme: 05.12.2017 11:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner53