‘Atanamayan 38 öğretmen canına kıydı’

Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmöt Öztürk, eğitimde çürümeye tepkisiz kalmayacaklarını bildirdi.

‘Atanamayan 38 öğretmen canına kıydı’

Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmöt Öztürk, eğitimde çürümeye tepkisiz kalmayacaklarını bildirdi.

18 Kasım 2013 Pazartesi 09:47
 ‘Atanamayan 38 öğretmen canına kıydı’
banner123


Eğitim Sen Şube Başkanı Mehmöt Öztürk, eğitimde çürümeye tepkisiz kalmayacaklarını bildirdi.

Türkiye'de herkese eşit, parasız, laik, demokratik ve anadilinde eğitim hakkı başta olmak üzere, en temel insan hakları ve özgürlüklerinin yok sayıldığını, iktidarın günlük yaşama yönelik müdahale ve yönlendirmeleri nin hız kesmeden sürdüğünü belirten Öztürk, açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “ 11 yıldır iktidar olan AKP, bugüne kadar attığı her adımda, sadece kendisi gibi düşünenler için demokrasi ve özgürlük talep etmiş, kendisi gibi düşünmeyenleri sindirmeye, ötekileştirmeye çalışmaktadır.

Siyasi iktidar, toplumun farklı kesimlerinin, işçilerin ve kamu emekçilerinin giderek artan ve acil çözüm bekleyen sorunlarını geri plana iterken, bu tür tartışmalar üzerinden toplumu kutuplaştırmaya çalışması dikkat çekicidir. İşçilerin kıdem tazminatı elinden alınmak istenmekte, sağlıkta yapılan yeni düzenlemelerle sağlık harcamalarının halkın cebinden alınması hedeflenmektedir.

Eğitimde 4+4+4 dayatmasıyla daha da derinleşen eğitim sorunları, öğrencilerimizi ve biz eğitim emekçileri olumsuz etkilemeyi sürdürmektedir.


‘Atanamayan 38 öğretmen canına kıydı’

Hiçbir hazırlık ve altyapı yatırımı yapılmadan hayata geçirilen 4+4+4 dayatması, bir taraftan eğitimi tamamen piyasalaştırıp, toplumun geleceğini ipotek altına almıştır. Türkiye'de atama yapılmayı bekleyen 200 bini aşkın işsiz öğretmen bulunmaktadır. Bugüne kadar ataması yapılmadığı için 38 meslektaşımız genç yaşta canına kıymıştır. Bu ayıbın sorumlusu doğrudan doğruya siyasi iktidarın kendisidir. 

Türkiye'de eğitimde 4+4+4 dayatmasının üzerinden henüz bir yıl geçmesine rağmen, okul dönüşümleri sonucunda ortaya çıkan norm fazlası sorunu sürmektedir. Eğitim yöneticilerinin sözlü sınavlarla belirlenerek siyasi kadrolaşmanın artması, yaşanan sorunları daha da derinleştirmiştir.


‘Sınav odaklı sistem iflas etti’

Son olarak dershanelerin kapatılması tartışmasında olduğu gibi, sorun öğrencileri dershanelere mahkûm eden sınav odaklı eğitim üzerinden tartışılmamakta, özel okulların kamu kaynaklarıyla desteklenmesi tartışmalarının üzeri "dershaneleri kapatıyoruz" söylemi üzerinden örtülmek istenmektedir.

Eğitim ve bilim emekçilerinin yıllardır yaşadığı sorunlar karşısında sesini yükseltmesi, alanlara çıkarak sorunlarına çözüm araması, siyasi iktidarı ve Milli Eğitim Bakanlığı'nı ciddi anlamda rahatsız etmektedir. Kendisine muhalif her sesi, her düşünceyi bastırmak isteyenler, Türkiye'nin çeşitli illerinde sendikamıza ve üyelerimize yönelik idari ve siyasi baskılar artmıştır. Bugün hala sendikal faaliyetlerinden ötürü çok sayıda arkadaşımız tutuklu durumdadır. Özellikle Gezi direnişi sonrasında Eğitim Sen üyelerine yönelik baskı ve tacizlerin belirgin bir şekilde yoğunlaştırmış olması bize göre tesadüf değildir. Eğitim Sen'in mücadelesini soruşturma, sürgün ve tehditlerle sindirebileceğini sananlar, kısa süre içinde nasıl büyük bir yanılgı içine düştüklerini göreceklerdir.


‘23 Kasım'da Ankara'dayız’

Yıllardır kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkına yönelik taleplerimizi yok sayanlara, eğitimde yaşanan çürümeyi daha da arttıran politika ve uygulamaları onaylamamız mümkün değildir. Günlük yaşamın bütün alanlarında, özellikle eğitim sistemi üzerinden hayata geçirilen bütün dayatmalara karşı başta eğitim ve bilim emekçileri olmak üzere, tüm halkımızı 23 Kasım'da Ankara'da yapacağımız kitlesel basın açıklamamıza katılmaya ve iktidarın her türlü dayatmacı, baskıcı ve otoriter uygulamalarına karşı demokratik tepkimizi göstermeye çağırıyoruz.”




Son Güncelleme: 18.11.2013 09:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.