Belediye’de köklü revizyon

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 28 müdürlük kadrosuna yeni eklenen müdürlüklere...

Belediye’de köklü revizyon

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 28 müdürlük kadrosuna yeni eklenen müdürlüklere...

29 Ocak 2015 Perşembe 21:28
 Belediye’de köklü revizyon


Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 28 müdürlük kadrosuna yeni eklenen müdürlüklere atama yaparken, bazı müdürlerin de görev yerlerinde değişiklik yaptı.


Anitta Otel’de düzenlenen basın toplantısı ile yapılan kurumsal değişiklikler hakkında açıklamalar yapan Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 18 olan müdürlük sayısının 28’e çıktığını, bunlardan ikisine henüz atama yapılmadığını bildirdi.


Külcü, Mezarlıklar Müdürü Haşim Avcı ile Su ve Kanalizasyon Müdürü Veysel Güney’in dün itibariyle emekliye ayrıldığını söyledi.


Başkan Külcü, 14 müdürün ilk kez göreve başladığını, bunun belediyede büyük bir revizyon  ve vizyon büyümesine işaret ettiğini aktardığı konuşmasında, 4 müdürün görev yerinin değiştiğini, 8’inin aynen devam ettiğini ve Huzurevi ile Kütüphane Müdürlüklerine ise henüz atama yapılmadığını duyurdu.


‘Türkiye’nin ilk 10 belediyesi arasındayız’


Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Anitta Otel’de düzenlediği basın toplantısında, yapılan anketlerde Çorum Belediyesi’nin Türkiye’nin en başarılı ilk 10 belediyesi arasında yer aldığını bildirdi. Külcü, ayrıca Çorum Belediyesi’nin bugünden büyükşehir belediyesi olmaya da hazır olduğunu ifade etti.


Belediye başkanı Külcü, 6 yılda geldikleri nokta ve yönetim anlayışlarına ilişkin şunları söyledi, “Bugün sizlerle yönetim anlayışımızı, kurumsal düzeyde çalışmalarımızın bir değerlendirmesi ve yeni idari değişikliklerimiz tasarruflarımız ile ilgili görüşlerimizi paylaşacağız.  Hayatımızın bir parçası olarak hepimiz yaşayarak görüyoruz ki, Belediyecilik doğumdan ölüme kadar hayatın her anını kapsayan bir hizmettir. Hizmet alan böyle olunca bu ihtiyaca cevap verecek bir kurumsal yapının da oluşturulması gerekir. 6 yıllık dönemde yaptığımız bütün çalışmalarımızda - hem kurumsal yapılanma hem de fiili hizmetlerimiz anlamında - bu hususa hep dikkat etik.


KURUMSALLAŞMA - HİZMET PARALEL GİTTİ


İkisi birbirine tercih edilecek, biri ertelenecek, ötelenecek gibi bir imkan yok. Dolaysısıyla ikisini başat götürmeye çalıştık. Hem şehrin yollarını, parklarını, terminalini yapmaya gayret ettik hem de kurum içerisinde alınması gereken tedbirler, kararlar neyse onları hayata geçirmeye çalıştık. Yani şehirde restorasyon seferberliği yaşarken, belediye içinde de bir rehabilitasyon dönemi yaşadık diyebiliriz.


PERSONELİN YAPISAL DEĞİŞİMİ


Sizlerle 6 yıllık dönemde personel yapımıza bir bakalım. 2009 yılında görevi devraldığımızda belediyemiz çok büyük oranda işçi kadroları ile çalışan belediye idi. 2009 yılında toplam 782 personelimiz vardı ve bunun 514'ü işçi kadrosunda idi. İşçi kadrosunda görev yapan arkadaşlarımızın görevi kendisine verilen bir işi yapmasıdır. Yani esas olarak kendisinden önce bir dosya , bir proje olmalı ve bu onun tarafından şantiyede hayata geçirilmelidir. Öncelikle bu durumu düzelttik.  Bu durum böyle büyük bir kurum için gerçekten sağlıksız bir haldi. 100 Arkadaşlarımızı tazminatını ödeyerek emekli olmaya ikna ettik. 296 Arkadaşımızı başka kurumlara gönderdik.  Bunlardan boşalan yerlere ise (ofisleri kastediyorum) 100 civarında üniversite mezunu yen personel aldık, onları geleceğe hazırlıyoruz.2009 yılında toplam personelin % 65 'i işçi. %35'i memurken 20015 yılında toplam personelin %28 'i işçi, %72'si memur kadrosundadır.


Buradaki değişim aslında belediyenin her şeyini değiştirdi. 2 - 3 yıl içinde koşan, proje üreten, bu projelerini hayata geçiren, oluşturduğu bu olumlu havayla şehri heyecanlandıran bir belediye haline getirdi, bizi.  Bu değişimin yarattığı olumlu hava öyle bir noktaya ulaştı ki seçimlerde oy vermeyi düşünmeyen çok büyük bir kesimin de takdirini kazandık. Elbette buna bağlı olarak yani beraber çalışan kadronun niteliğin değişimi ve yükselmesiyle birlikte yönetici profili de değişiyor.  Bunlar karşılıklı bir birini besleyen faktörler.  Dün Çorum'un imkanları ve ihtiyaçları aynı şekilde Türkiye'nin imkanları ve ihtiyaçları neyse, neye fırsat tanıdı ise toplam insan kaynağımız oydu. Yöneticileri de - hem belediye hem de başkaca kurumlar için söylüyorum - bundan ayrı düşünmek mümkün değildi.  Biz bu anlamda da değişimi en verimli şekilde yaşayabilen kurumlardan birisiyiz. Bu fikrimizi kanıtlamak tabii ki sadece sözle yapılabilecek bir iş değil. Bunu çok inanarak ve samimiyetle söylüyorum.  İnşallah önümüzdeki günlerde - aylarda bunları yaptıklarımızla, arkadaşlarımız ortaya koyacaklar. Ziya Paşa diyor ya; "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz/Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" Biz de onların eserleriyle inşallah bu söylediklerimizi kanıtlayacağız.


PARA-ZAMAN VE İNSANI İYİ YÖNETİYORUZ


İyi bir yöneticinin dikkat etmesi gereken 3 önemli unsur var. Bunları yapmadan kurumun iyi yönetildiğinden hatta bir insanın kendi hayatını iyi yönettiğinden dahi bahsedebilmesi mümkün değildir.


Biz 6 yıllık dönemde bütün işlerimizde buna çok dikkat ettik. Böyle davranmaya da devam edeceğiz. İnsan, para ve zaman. Bunların 3'ü de çok önemli değerlerdir ve kaybı halinde telafisi zordur. Hele insan ve zaman imkansızdır.


Bir kurumun performansı bu 3 unsurun doğru kullanımıyla paraleledir. Zira insan emeği de, para da, zaman da sınırsız değildir. Bu noktalarda profesyonelce davranıyor ve her türlü israfın ve kaybın önüne geçiyoruz.  Projelerimizde dikkat edilirse neredeyse tamamına yakınında, belirlediğimiz tarihlerde tamamlayabiliyoruz. Personelimizi de bütçemizi de bununla doğru orantılı olarak kullanmış oluyoruz. Başarımızın en önemli köşe taşlarından birisi de bu. Bundan sonra da bu hususlara özen göstermeye devam edeceğiz.


HEDEFLERİ OLAN BİR BELEDİYE HALİNE GELDİK


Bu planlı ve dikkatli yönetim anlayışı belediyemizi hedefleri olan, önünü gören bir belediye haline getirdi. Nasıl 2009-20014 döneminde ön gördüğümüz projelerimizin tamamına yakınını yapmışsak, şimdi 2009-2014 döneminde de -sadece seçim döneminde kamuoyuna açıkladıklarımız değil- 70 dolayında projeyi inşallah hayata geçireceğiz. Burada bir şeye çok dikkat ediyoruz. Elbette istediğimiz her işi her zaman gerçekleştirmek mümkün olmayabiliyor, böyle de oluyor! Dikkat ettiğimiz husus şu: Sonuca ulaşabileceğimiz işlere yöneliyoruz. Bu ufkunu dar tutmak, heyecanımızı küçültmek gibi bir anlama gelmiyor. Sadece hayal dünyasında dolaşmadan, ayaklarını yerden kesmeden, önünü görerek yürümek anlamındadır. İhtiyaçları, beklentileri ve önümüzdeki dönemlerin muhtemel değişimlerinin doğuracağı durumları hesap ederek adımlarımızı atıyoruz. O zaman karşınıza şu çıkıyor: "Sadece işi doğru yapmak yetmez, aynı zamanda doğru işler yapmak lazım." Bunun yolu ise modern yönetim anlayışında tektir: Daha fazla katılım, ilgilerin katkısını sağlama, paylaşımcı yönetim, hemen hemen önemli her işimizde bu süreçlerin hepsini işletiyoruz. Bunun sonrasında bize kalan ise; karar vetip takip etmek ve netice almak oluyor.


ÖLÇEMEZSENİZ YÖNETEMEZSİNİZ


Doğru iş yaptığında, bunu da doğru şekilde yaptığında halkımız bunu görüyor. Bizim için en önemli ölçü halkımızın, hemşehrilerimizin düşüncesidir. Dönemimizde yönetsel açıdan yaptığımız en iyi işlerden birisi de kendimizi ölçmek olmuştur. "Ölçemezseniz, yönetemezseniz." Yönetim biliminin temel prensiplerinden biri ölçümdür. Biz işimizi iyi yaptığımıza, iyi işler yaptığımıza, inandığımız için bu konuda da cesur olduk, ama sonunda da çok sevindik. Çünkü yaptığımız araştırmalarda gördük ki halk nezdinde belediyemizin ve ekibimizin itibarı, saygınlığı her gün daha da artıyor. Bu istisnasız her kamuoyu araştırması yaptığımızda böyle çıkıyor. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim - Çünkü genel merkezimizin 81 ilde yaptığı araştırma sonucu elimde var - Çorum Belediyesi Türkiye'nin ilk 10 belediyesi arasındadır. Bu bizim için fevkalade onur verici bir tablodur.


Tüm çalışma arkadaşlarıma da başta başkan yardımcıları ve müdürlerimiz olmak üzere  bunun için teşekkür ediyor ve kendilerini tebrik ediyorum bunların hepsini biz bu arkadaşlarımızla birlikte başardık. Tabi bu aynı zamanda belediyeden beklentinin de yükselmesine sebep oldu, yükümüzü artırdı. Dün belediye için hayal edilmeyen işler, bugün acaba ne zaman yapılacak denmeye başlandı. Dikkat ediniz! Yapılır mı yapılmaz mı tartışılmıyor bile. Yapılır.. Buna inanmış halkımızı, bu inanç bu güven oluşmuş sadece acaba ne zaman diye soruluyor. Bizim yönetimimiz için buda onur verici. Bu güven, bu beklenti bizi sevindiriyor, bize onur veriyor. Ama beraberinde bir şeyi daha bize gösteriyor.


Çorum artık dünün Çorum'u değil.14 Mahallede yaptığımız işleri herkes takip ediyor. Nereye ne yapıyoruz. Parkıyla, yoluyla, altyapısıyla, kültür merkezleriyle, sosyal belediyecilik faaliyetleriyle attığımız her adım takip ediliyor ve herkes tarafından daha fazlası isteniyor. Bunların da hepsine yetişmek zorundayız ve yetişmek için de koşuyoruz. Belediyemizin bu noktaya ulaşmasında, bu başarı oranlarını yakalamasındaki çıkış noktamız şu olmuştur.


BELEDİYE İKİ AYAKLI BİR HİZMET KURUMU'DUR


Esasında hizmetlere ilişkin - hem sosyal, kültürel belediyecilik noktasında hem de fiziki yatırımlar noktasında- bu çeşitlilik ve bütçe büyümesi, yönetsel anlamda yeni ihtiyaçları doğurdu. Bizde zaman zaman bunun adımlarını attık. Görevi devraldığımızda 18 Müdürlük varken.


Bugün müdürlük sayımız 28'e ulaşmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken huşu şurasıdır: Yeni müdürlük kurulmadan önce o müdürlüğün hizmeti, eski müdürlüğün içinde büyümüş olgunlaşmış ve adeta fili müdürlük haline gelmiştir. Bu yaptığımız çalışmalarla aslında bir şey daha yapmış olduk. Bir yandan hemşehrilerimizin hizmet beklentilerini karşılarken öbür yandan da belediyenin kurumsal yapısındaki değişim ve dönüşümü gerçekleştirdik. Hantal bir yapıya mahkûm olmadan daha hızlı tespit yapabilen, daha hızlı karar alabilen ve bunun gereklerini daha kısa sürede yerine getirebilen bir yapıya kavuştuk.


Bu klasik bürokrasi anlayışından kurtulmayı, adeta özel sektör mantığı ile çalışmaya benzer bir yapıyı da ifade etmektedir. Konuya bir başka açıdan baktığımızda hükümetimiz yerel yönetimleri her geçen gün biraz daha güçlendiriyor. Yerinden yönetimi önemsiyor. Yerel yönetimlere güveniyor. Cumhurbaşkanımızı yerel yöneticilikten gelmiş olması da Türkiye için bu anlamda bir şans. Şuanda 30 ilimiz büyük şehir statüsünde. Muhtemelen 2019'da 81 ilin tamamı büyükşehir olacak.


Ben de Türkiye için bunun daha doğru bir yönetim modeli olduğuna inanıyorum. Bir anlamda gerçekleştirdiğimiz bu yapılanma ile ona da hazırlık yapmış oluyoruz. Eğer Çorum 2019'da büyükşehir olursa sanırım en hazırlıklı illerden birisi olacaktır.


Herkes her şey den haberdar oluyor. Herkes ve her ülke, her şehir birbirini takip ediyor, etkiliyor etkileniyor. Bizimde belediye olarak bu süreçleri, değişimi, dönüşümü doğru okumak mecburiyetimiz var. Buna göre gerekli hazırlıkları yapmak ve gerekli adımları atmak mecburiyetimiz var. Yani yönetici olarak çağa ayak uydurmak mecburiyetimiz var. Eğer ortada adı konulmamış bile olsa bir yarış varsa ona göre hazırlanmak ihtiyacı var.


BULUNDUĞUMUZ MAKAMLAR MİLLETİN EMARETİDİR


Biz koşuyoruz, biz koşarken herkesin koşmak mecburiyeti var. Bulunduğumuz makamlar ve görevler milletin emanetidir. Bizim anlayışımıza emanet kendi malımızdan daha kıymetlidir. Emanet ehil bir şekilde, korunmalıdır. Çünkü onun üzerinde tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır ve her an aklımızda olmalıdır. Böyle inanan bir insanın; aman sende yarın yaparım, yapılmasa da bir şey olmaz demeye hakkı yoktur. Çünkü bunun bizim inancımızdaki karşılığı "emanete ihanet etmek"tir. Emanete ihanet etmek ise Müslümanlığın alametlerinden değildir.Burada şunu da söylemek mümkün, hatta zorunlu bence.Memuriyet insan için bir rızık kapısıdır. Geçimini temin etmek için herkesin bir gelire İhtiyacı var. Bu anlamda memur olmaz arzusu bir ihtiyaca binaen ortaya çıkmaktadır.  Yani bünyesinde bir zorunluluğu da barındırmaktadır." Yöneticilik ise bir zorunluluk değil, bir sorumluluktur."




Son Güncelleme: 30.01.2015 13:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.