'bu bir demokrasi zaferidir'

Merkez Valisi hemşehrimiz Orhan Öztürk İskilip'te demokrasi nöbetinde konuştu.

'bu bir demokrasi zaferidir'

Merkez Valisi hemşehrimiz Orhan Öztürk İskilip'te demokrasi nöbetinde konuştu.

21 Temmuz 2016 Perşembe 17:48
'bu bir demokrasi zaferidir'

Merkez Valisi hemşehrimiz Orhan Öztürk 
İskilip'te  demokrasi nöbetinde konuştu.

Vatandaşlara hitaben konuşan Öztürk, "FETÖ örgütünün darbe sonucunda başarılı olsalardı 
İskilip'te bile belediye başkanları, valiler, kaymakamlar, il ve ilçe müdürleri dahil elemanları önceden hazırlanmıştı" dedi.

Öztürk şunları söyledi:

"Türkiyenin her tarafında olduğu gibi parti ayrımı gözetmeksizin, Türk milleti kendine asker denilen ama askerlikle en ufak bir alakası olmayan şerefsiz şahsiyetsiz karaktersiz adamların devlete ve millete karşı yapmış olduğu darbe teşebbüsüne karşı ayakta ve dimdik meydanlardayız. Bu bir demokrasi zaferidir ve Türk milletini dünyanın daha iyi tanıması ve anlaması için veriliş büyük bir mesajdır ve imtihandır. Bunu beklemiyorlardı. Eğer milletin iradesi ortaya çıkmasaydı bu darbe sonucunda buralarda bizler değil maalesef darbeci, cuntacı azınlık bir gurubun, satılmış fethullahcı örgütü mensuplarının hükümleri ve kadroları iş başında olacaktı. Hepsinin darbeden sonra göreve getireceği kişiler; belediye başkanları, valiler, kaymakamlar, il müdürleri, ilçe müdürleri aklınıza gelen kadroların her türlü elemanları hazırlanmışlardı. Bunu akamete uğratan en önemli husus sayın Recep Tayyip Erdoğanın, Cumhurbaşkanımızın bir telefon konuşmasıyla halkı meydanlara davet ederek bu darbeyi önlemesi oldu. Aksi halde Türkiye 50 sene geriye gidecek bir sürecin içine maalesef girecekti. Biz bu vesileyle darbecileri de gördük. Televizyonlar da kendilerini gördünüz. Bunlar gerçekten adam olsalardı öyle süklüm büklüm bir vaziyette durmazlardı.

Bu darbeye Türkiyedeki ibütün siyasi partiler, Ak Parti, MHP, CHP ve mecliste gurubu bulunan diğer parti yek vücut olarak karşı çıkarak darbelere karşı geçit vermeyeceğini göstermiş oldu. Hepimize kutlu olsun. Allah milletimize bir daha  böyle sıkıntılar yaşatmasın.

HERKES RUSYADA DARBE YAPILIRKEN YELTSİN'İN TANKIN ÜZERİNE ÇIKTIĞINI BAHSEDER AMA..


Bu vesileyle; Türk milletinin, Kürdüyle, Lazıyla, Kürdüyle, Arnavutuyla, Çerkeziyle, alevisiyle sünnisiyle derin bir firasetinin de olduğunu görmüş olduk. Bu fıraset bir deprem zamanında ortaya çıkıyor. Ben bunu Düzcede kriz merkezi başkanlığım esnasında yaşadım. O dönemde deprem esnasında parti fikir görüş ayrılığı gözetmeksizin bu millet bir araya geldi. Şimdi ikincisini tarihte belki ilk defa ve dünyada da belki ilk defa bu darbe girişimi vesilesiyle ortaya koydu. Herkes Yeltsinin Rusyada darbe yapılırken tankın üzerine çıktığından bahseder ama gördük ki bizim milletimizin bütün fertleri en az Rusyada darbe yapan Yeltsin kadar tankın üzerine çıkmayı, araba kullanmasını bilmeyen ehliyeti olmayan insanların on dakikada tankı ele geçirip beş dakikada sürmeyi öğrenmesini şaşırarak gördük. Bu Türk milletinin, Kürdüyle, Lazıyla, Kürdüyle, Arnavutuyla, Çerkeziyle, Alevisiyle Sünnisiyle ne demek olduğunun bir daha tesicillenmesi anlamına geldi. Bundan dolayı bu milletin bir mensubu olmaktan dolayı ve bu milletin içerisinde yetişmiş idareci olmaktan dolayı gurur duyuyorum. Bu darbeye karşı çıkan milletimizin bütün evlatlarını, şehit olanlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Onlar dinimizce ve demokrasi anlamında şehittir. Yaralılarımıza da Allahtan acil şifalar diliyoruz. Ölümü göze alarak ileri atılan kahramanlarımızı minnet ve şükranla yad ediyorum. Türk milleti gerçekten kahraman bir millettir. Darbeye karşı çıkan bir millettir. Menderes rahmetlinin darbe ile devrilmesinde sokağa çıkamayışının, Özal zehirlendiğinde bunun karşısında duramayışının acısını yüreğinde hissederek bu darbe girişimine karşı çıkan bir milletiz.

DİLENCİ GİBİ PARA TOPLAYIP BAŞKA YERLERE AKTARDILAR


Allah bir daha milletimizi böyle bir darbe ile karşı karşıya gelmekten korusun. Bu fethullahcı denen çetenin ne dine ne islama hizmet etme niyetinde olmadığını, bunların hepsinin bir sokak dilencisi gibi toplumun parasını isteyerek şantajla tehditle paralar alarak hizmet adı altında nerelere aktartıldığını ve neleri planladıklarını görüyoruz. Ben belediye başkanlığı dönemimde bu insanlara dine hizmet ediyorlar gençlerimize bir katkı sağlıyorlar diye elimden gelen yardımı yapmaya çalıştım. Bundan dolayı yanlış yaptığımızı anlıyoruz. Bu yanlışı hepimiz yaptık. Bu yanlıştan 17/25 sürecinden sonra bütün yöneticilerimiz, halkımız ve yöneticilerimiz dönmeyi başardı. Ama 17/25 Aralık sürecinden sonra bu çeteye karşı olduğunu deklere etmeyen herkes, darbeye karşı çıktığını açıklamayan özellikle ilk iki saatte sözleri veya eylemleriyle açıklamayan herkes bu darbenin ortağıdır. Müşterek failidir. Bunların hakettiği cezayı kanunlar ve hukuk çerçevesinde devletimiz verecektir. Bundan şüpheniz olmasın.

17/25 ARALIKTA YANLIŞTAN DÖNMEK İÇİN ŞANS VARDI


İnsanlar yanlış yapabilir. Ama bir şeyi gördükten sonr abu yanlıştan dönmesi lazım. Bu vesileyle darbe girişimi esnasında şereli Türk ordusunun mensuplarınıda ayrı bir yer ekoymak lazım.. Ordu bizim ordumuzdur. Bu darbeyi yapanlar asker değildir. Asker kılıklı müsveddelerdir. Erlerimiz malsef emir eri olmalarısebebiyle sokağa çıktılar. Eğer onlarda gerçekten darbeci olsalardı. Bugün ikiyüz şehit yerine  beş onbin şehit olurdu. Sözlerini dinlemediler itibar etmediler. Onların bir kabahati yoktu. Bir  şekilde ayırmamız lazım. Asker bizim askerimiz ordu bizim ordumuz mehmetcik bizim Mehmetçiğimizdir. Sakın ha hiç kimse asker darbe yapmaya kalktı demesin. Çünkü bunlar asker değildir. Asker şerefini taşımayan şahsiyetsiz karaktersizlerdir. Satılmış fethullah cuntasına beyinlerini kiralamış müsveddelerdir. Bunu bir tarafa koyacağız. Bundna sonrada önümüze bu şekilde bakacağız. Yolumuza bu şekilde devam edeceğiz. Allah bizi bir daha darbe ile karşılaşmaktan, yeni bir istiklal marşı yazmaktan muhafaza buyursun." diye konuştu."

 

Son Güncelleme: 21.07.2016 17:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.