Çerkes Soykırımı ve Sürgünü programı

21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Türkiye genelinde bulunan Kafkas Dernekleri gibi Çorum Kafkas Kültür Derneği tarafından da düzenlenen çeşitli programlarla anılacak. 21 Mayıs günü Valilik yanında bulunan ATM’lerin bulunduğu alanda kan bağışı kampanyası yapılacak.

Çerkes Soykırımı ve Sürgünü programı

21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Türkiye genelinde bulunan Kafkas Dernekleri gibi Çorum Kafkas Kültür Derneği tarafından da düzenlenen çeşitli programlarla anılacak. 21 Mayıs günü Valilik yanında bulunan ATM’lerin bulunduğu alanda kan bağışı kampanyası yapılacak.

19 Mayıs 2017 Cuma 11:39
Çerkes Soykırımı ve Sürgünü programı


21 Mayıs Çerkes Soykırımı ve Sürgünü Türkiye genelinde bulunan Kafkas Dernekleri gibi Çorum Kafkas Kültür Derneği tarafından da düzenlenen çeşitli programlarla anılacak. 21 Mayıs günü Valilik yanında bulunan ATM’lerin bulunduğu alanda kan bağışı kampanyası yapılacak.


Kan bağışı saat 13.30’da başlayacak. Saat 17.00’da ise PTT önünde düzenlenecek basın açıklamasıyla birlikte Valilik binasına kadar sessiz yürüyüş yapılacak. 21 Mayıs akşamı ise dernek binasında bir program düzenleyecek.


21 Mayıs Çerkes Sürgünü, Soykırımı ile ilgili yapılan açıklama şöyle:


“21 Mayıs insanlık tarihindeki en büyük trajedilerden birinin anılacağı gündür. 21 Mayıs Çerkes halkına büyük devletlerin ve Çarlık Rusyası’nın kolonyalist politikaları ve stratejik hedefleri doğrultusunda uygulanan soykırım ve sürgünün yıldönümüdür.


Yüzyıldan uzun bir süre Çerkeslere boyun eğdiremeyen Çarlık Rusyası, Çerkesleri imparatorluğun diğer bölgelerine veya Osmanlı topraklarına sürgün etmeye karar verdi. Çerkesya'nın yerli halklarından temizlenmesi amacıyla uygulanan sistemli politika sonucu, Çerkeslerin büyük bir kısmı (nüfusun yaklaşık yüzde 90'ı) çok kısa bir sürede anayurdundan korkunç koşullarda sürgün edildi, sürgün edilenlerin üçte biri sürgün yollarında açlık ve hastalıktan hayatını kaybetti.


Çerkesler Kafkasların yerli (otokton) halkı olup ezelden beri bu topraklarda yaşamışlardır. Konuştukları benzersiz dilleri bir insanın çıkarabileceği tüm sesleri barındırır. Kafkas dağlarının güzellik, cesaret ve gizemini yansıtan büyüleyici bir kültürleri vardır.


“Sevdiklerimizle kucaklaştık ve savaşa gittik...”

Kafkasya, yüzyıllardır emperyal güçlerin çekişme alanı oldu. 1800’lerin başında Rusya İmparatorluğu’nun genişleme isteği ve buna karşın başta İngiltere İmparatorluğu olmak üzere büyük Avrupa devletleri, Osmanlı İmparatorluğu ve İran’ın Kafkasya’yı Rusya’ya bırakmama stratejileri yüzünden yaşanan savaşlar on yıllarca sürdü. Kafkas halkları özgürlüklerini korumak ve yurtlarını savunmak için olağanüstü direniş gösterdi. Çeçenistan, Dağıstan, Kuzeybatı Kafkasya ve Abhazya’da yaşanan savaşlarda, Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupalı büyük devletlerin önce destekliyor gözüktüğü sonra yalnız bıraktığı Kafkas halkları, Rusya İmparatorluğu’nun büyük askeri gücü karşısında çaresiz kaldı.


Rus-Kafkas Savaşı 21 Mayıs 1864’de, Soçi yakınlarında Kbaada vadisinde (şimdiki adıyla Krasnaya Polyana) Çerkeslerin ağır yenilgisiyle bitti. Böylece yüzyıllık savaş, Rusya’nın Kuzey Kafkasya’yı tamamen ele geçirmesiyle sona erdi. Bu savaşlarda 500 bin Kuzey Kafkasyalı’nın öldüğü tahmin ediliyor.


“Toprağımızla kucaklaştık ve sürgüne gittik...”


Savaş boyunca yurtlarını terke zorlanan Çerkesler savaşın bitimi ile birlikte insanlık tarihinin en büyük ve en dramatik sürgününe maruz kaldılar. Tarihi kayıtlara göre 1.500.000’e yakın Çerkes Kuzey Kafkasya’daki yurtlarından sürülerek Osmanlı topraklarına gönderildi. Başka bir değişle, Çerkes nüfusunun yüzde 70’i sürgün edildi. Bu trajik sürgün, Tuapse, Soçi ve Sohum gibi liman kentlerine toplanan yüzbinlerin gemilerle Varna, Samsun, Sinop, Trabzon gibi Osmanlı liman kentlerine nakledilmesi, oradan da Osmanlı topraklarına (Anadolu’ya, Ortadoğu’ya ve Balkanlar’a) dağıtılması ile sonuçlandı. Onbinlerce kişi yollarda açlıktan, hastalıktan ve soğuktan can verdi.


Osmanlı topraklarına dağıtılan bu büyük Çerkes nüfusu, 153 yıla yakın süredir  Osmanlı, Türkiye, Ortadoğu ve Balkanlar’ın tarihinde pişerek varlıklarını sürdürmeye çalışıyor. Bugün itibariyle anavatanları Kuzey Kafkasya’da nüfusları 800 binle sınırlı olan Çerkeslerin diyasporadaki toplam nüfusları Türkiye ve diğer ülkelerle birlikte 5-6 milyona ulaşıyor. 
Çerkesler ve Çarlık Rusyası arasında yaşanan savaşa tanıklık edenlerden bazılarının açıklamaları şu şekilde:

Rus Araştırmacı A.P.Berje: “ Novorovski koyunda 17.000 kadar dağlının toplandığı kıyıda gördüklerimi unutamam. Onların bu durumunu görenler Hıristiyan da olsa, Müslüman da olsa, Ateist de olsa dayanamaz, çökerdi. Kışın soğuğunda, karda evsiz, yiyeceksiz ve doğru dürüst giyeceksiz bu insanlar tifo, tifüs ve çiçek hastalığının pençesindeydiler. Anasız kalmış çocuklar ölmüş annelerinin göğsünde süt arıyorlardı... Rus tarihinin yüz karası olan bu acılı sayfa Adige tarihi açısından büyük zararlara yol açtı. Sürgün, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerinin tarihini ve politik bir birlik olma sürecini uzun yıllar kesintiye uğrattı.”


Rus Tarihçi Y.D. Felisin: “Bu, gerçek ve acımasız bir savaştı. Yüzlerce Çerkes köyü ateşe verildi. Ekin ve bahçelerini imha için atlara çiğnettik, sonuçta bir harabeye dönüştü."


Jan Karol: “Rusya’nın Kafkasya’yı fethi, çağımızın barbarlık tarihinin en feci tablosunu oluşturur. Kafkas dağlılarının direnişini kırabilmek için 60 yıllık askeri terör ve kıyım gerekti...”


Son Güncelleme: 19.05.2017 11:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner53