Eğitim Sen zulme dikkat çekti

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle açıklamada bulunan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk...

Eğitim Sen zulme dikkat çekti

1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle açıklamada bulunan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk...

28 Ağustos 2014 Perşembe 11:32
 Eğitim Sen zulme dikkat çekti


1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle açıklamada bulunan Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, başta bölgemiz olmak üzere tüm dünyada silahlar konuştukça kadınlar, gençler, çocuklar ve yoksullar başta olmak üzere bütün insanlık ağır bedeller ödediğini söyledi. Öztürk, Emperyalizmin bölgemizdeki hegemonya projeleri insanlığın üzerine çöktüğünü belirterek, "Etnik ve dini farklılıkların, bir zenginlik değil bir çatışma nedeni haline getirilmesi üzerine kurulu emperyalist politikalar sonucu, halkların bugünleri, gelecekleri ve bir arada yaşama umutları yok ediliyor. İsrail'den hesap sormak, işbirliğini kesmeyen hükümete değil, biz emekçilere düştü ve bu hesabı biz soracağız." dedi.


KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk ve Çorum Emek Ve Demokrasi Platformu üyeleri önceki gün basın açıklamasında bulundu.


Öztürk, yaptığı açıklamada, Filistin'de, Suriye'de, Irak'ta, Rojava'da, Şengal'de, tüm Ortadoğu'da insanlığın  kitlesel biçimlerde katledilirken, bizlerin kanın kırmızısını gördüğü yerde, birilerinin petrolün siyahını, doların yeşilini gördüğünü, bölge halklarının insan onuruna yakışır biçimde yaşatabilecek kaynakların, insanların kanını oluk oluk akıtmak için harcandığını ifade etti.


Eğitim sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, basın açıklamasını şöyle devam ettirdi; "Emperyalist güç odaklarının emellerini hayata geçirmek için kullandıkları işbirlikçileri, kukla çeteleri, önce Suriye'de, sonra Irak ve Rojava'da ve en son Şengal'de eşit, özgür ve kardeşçe bir geleceğin önüne savaştan kalın bir duvar örmeyi hedefliyor. Ezidilerin kutsal topraklarında, Şengal'de kanlı katliamlar, özellikle de kadın kırımı yapılıyor. IŞİD çetesi tarafından "savaş ganimeti" olarak görülen kadınlar, Ortaçağ gericiliği ve zulmü ile karşı karşıya kalıyor. Şiddetin en ağır biçimlerine maruz kalıyor, pazarlarda satılan kölelere dönüştürülüyor.


Filistin'de, Gazze'de her gün insanlık ölürken Türkiye'nin İsrail ile askeri/siyasi/ticari ilişkilerine bile son verilmiyor. Aksine son yıllarda Türkiye, askeri malzeme de dahil olmak üzere İsrail'in en önemli ticari partnerlerinden biri haline gelmiştir. Gazzeli çocukların üzerine atılan her İsrail bombasında bu topraklardan bir kuruş katkının olmasını önlemek, anlaşılan o dur ki bu hükümetin harcı değildir. İsrail'den hesap sormak, yüreği Ortadoğu halkları ile atan biz işçilerin, emekçilerin, zalim ile akçeli işleri olmayanların görevidir.  


AKP iktidarı, Kürt sorununda özellikle son dönemde çözüm, barış ve müzakere sürecine ilişkin yoğun mesaj ve temennilere rağmen çatışmacı dilini, barış karşıtı tutumunu sürdürüyor. Sorunu diyalog ve sağduyu ile çözmek yerine "terör ve güvenlik" eksenindeki yaklaşımında inat ediyor. Oyalama taktikleri ile demokratik bir çözümü, adil bir barışı istemediğini gösteriyor.


Ülkedeki siyasi gelişmeler de barış için daha fazla mücadele etmemiz gerektiğine işaret ediyor: IŞİD adı verilen kanlı çeteyi "hoşnutsuzluktan kaynaklanan reaksiyon" olarak adlandıran Dışişleri Bakanı bu ülkenin Başbakan'ı oluyor. Ne var ki "Tecavüz, çocuk istismarı, kadınların köleleştirilmesi, kesilen kelleler", Türkiye'yi yönetenlerce uzun süre desteklendiği ortada olan bu çetenin hoşnutsuzluğunu bir türlü gidermiyor. 15 yaşındaki Berkin Elvan'ı öldürüp "terörist" ilan edenler, konsolosluk çalışanlarını rehin almasına rağmen bu barbarlara bir kere bile hak ettiği sıfatla hitap edemiyor.


Bizler hiçbir zaman, hiçbir yerde katledilenin kimliğine, inancına, diline, milliyetine, derisinin rengine bakmayanlar olarak bu barbarlığa meydan okuyoruz. Bizim için Filistin Rojava'dır. Rojava Gazze'dir. Gazze Şengal'dir. Hepsinin acısı topraklarından sürülüp gelen Ezidilerin, Türkmenlerin, Arapların, Alevilerin, Şiilerin, Hıristiyanların gözlerindeki acıdır. O acıya pasaport soranlar bizden değildir.


Biz işçiler, biz emekçiler, biz bu coğrafyada yakıp yıkılan tüm değerleri yaratırken savaşta ve barışta ölenler, öldürülenler olarak, iktidardan ve sermayeden barış, özgürlük, eşitlik beklenmeyeceğinin farkındayız. Tüm halkların eşit, özgür, insanca ve kardeşçe yaşayacağı bir dünyayı kendi ellerimizle kuracağız. Gelin insanlık büyük bir sınavdan geçerken barış için, kardeşlik için, özgürlük için, eşitlik için ele ele verelim."





Kaynak: www.corumhakimiyet.net

Son Güncelleme: 28.08.2014 11:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.