Emekliler ücretsiz sağlık istedi

DİSK’e bağlı Emekli Sen, temel bir insan hakkı olan sağlık hakkının eşit bir şekilde sağlanmadığını iddia ederek...

Emekliler ücretsiz sağlık istedi

DİSK’e bağlı Emekli Sen, temel bir insan hakkı olan sağlık hakkının eşit bir şekilde sağlanmadığını iddia ederek...

15 Ocak 2015 Perşembe 14:01
 Emekliler ücretsiz sağlık istedi
banner123


DİSK’e bağlı Emekli Sen, temel bir insan hakkı olan sağlık hakkının eşit bir şekilde sağlanmadığını iddia ederek, sağlıkta eşitlik istedi.


Emekli Sen bugün ‘Sosyal devlet, sosyal adalet, Sağlık haktır satılamaz’ gibi sloganlar atarak Sağlık İl Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Sendika üyeleri eylemde iktidar partinin sağlık hakkını eşit bir şekilde sağlamadığını iddia ederek hükümeti eleştirdi.


Eylemde basın açıklamasını Emekli Sen Şube Başkanı Ömer Sözüdoğru yaptı.


Anayasa’nın ikinci maddesinin, devletin temel niteliklerinden birini sosyal devlet olarak belirlediğini ifade eden Sözüdoğru, Sosyal devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin, temel bir insan hakkı olan sağlık hakkını tüm yurttaşların eşit şekilde kullanmalarını sağlamakla yükümlü olduğunu savundu. Sözüdoğru, “Devlet, bu yükümlülük gereğince, yurttaşlarının sağlıklı olmalarını, sağlığı bozulmuş olanların ise gerekli muayene ve tedaviye ulaşmalarını sağlayacak tedbirleri alıp, yeterli teşkilatı kurmak zorundadır.” dedi.


Sözüdoğru yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;


“AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılında, zamanın parti genel başkanı, şimdinin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, açıkladığı acil eylem programında "sağlık ve Sosyal Güvenlikte Reform" yapılacağını belirterek, dönüşüme start vermişti.


‘Cumhurbaşkanı sahte reforma karşı çıkanları cahillikle suçladı’


Sağlık meslek örgütleri, sendikalar, demokratik kitle örgütleri, açıklamanın yapıldığı ilk günden başlayarak, yapılmak istenenin reform olmadığını, amacın sağlığın hak olmaktan çıkarılması ve piyasadan satın alınan ticari meta ya dönüştürülmesi olduğunu belirterek, buna karşı çıkmışlardı. Hatta DİSK, KESK, TTB ve TMMOB buna karşı eylemler yapıp, referandum düzenlemişlerdi. Zamanın Başbakanı, şimdinin Cumhurbaşkanı ise sahte reforma karşı çıkanları cahillikle suçlamış ve neye karşı çıktıklarını bilmiyorlar diyerek, gerçekleri çarpıtmıştı.


Bakın sahte reformun savunucuları ne dediler;


Yasa yürürlüğe girdiğinde, artık Türkiye'de yaşayan herkes sadece vatandaşlık numarasıyla istediği hastaneye gidecek, yani sizi hastane ayrımından kurtaracağız,


Tüm eczanelerden ilaç alabileceksiniz, dolayısıyla artık SSK ilaç kuyruklarına mahkum olmayacaksınız,


Beş farklı sosyal güvenlik sistemi ve buna bağlı ayrı ayrı hizmet sunumu var, hükümet olarak hepinize eşit, adaletli sağlık hizmetinin verilmesini sağlayacağız,


Kayıt dışı ödemeler ve bıçak parası tarih olacak,


İsteyen istediği hastaneye, istediği doktora gidecek, doktor-para ilişkisi kalmayacak,


Sağlık hizmetleri finansmanının Genel Sağlık Sigortası tarafından sağlanmasıyla hizmetin sunumu kolaylaşacak verim ve etkinlik artacak,


Herkes sağlık güvencesine kavuşacak, sağlık hizmetinin maliyetinin denetimi kolaylaşacak,


İlk basamak sağlık hizmeti için, aile albümünüz de aile hekiminize yer açacaksınız,


‘Sağlıkta dönüşüm programı adım adım hayata geçirildi’


Bütün bu söylemlerle toplum önce dönüşüme hazır hale getirildi. Ardından da reform adı altında, sağlıkta dönüşüm programı adım adım hayata geçirildi.


Bakın neler oldu;


‘Cepten ödeme randevu almayla başlıyor’


Alo 182 Merkezi Randevu Sisteminden randevu alan her vatandaş 4,5 lira katılım payı ödüyor. Böylece cepten ödeme randevu almayla başlıyor ve ilaç katılım payı, muayene katılım payı, reçete ücreti, tetkik farkı ücreti, erken muayene farkı gibi değişik isimlerle devam ediyor,


Özel hastanelerde, devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde, aile hekimlerinde yapılan tedavinin faturası çalışanlar için eczanelerde, emekliler için ise aylıklarından tahsil ediliyor.


Başlangıçta devlet ve üniversite hastanelerinde ücretsiz olan ya da 3 lira olan muayene ücreti 8 lira oldu. Özel sağlık kuruluşlarında ve hastanelerinde muayene ücreti 16 liraya yükseldi,


Asgari ücretin üçte biri gelire sahip olan, her yurttaşa prim ödeme zorunluluğu getirildi. Genel Sağlık Sigortası sağlığın piyasadan satın almasının aracı olarak hayata geçirildi,


Öğretim üyelerinin mesai saatleri dışında verdikleri sağlık hizmeti için bir seferde asgari ücretin iki katını geçmeyecek şekilde ücret alabilmelerinin yolu açıldı,


Temel teminat paketinde yer almayan veya düşük bedel belirlenen ve önceleri 12 kalem olan ancak daha sonra 29 kaleme çıkarılan İstisnai Sağlık Hizmetleri için, SGK'nın belirlediği fiyatın %200'üne kadar cebimizden ilave ücret ödüyoruz,


SGK'nın  karşılamadığı   sağlık  hizmetlerini   alabilmeleri   için  vatandaşlar  amacı   sigorta şirketlerine kaynak aktarmak olan "Tamamlayıcı Sağlık Sigortası" yaptırmaya zorlanıyor.


Hastanelere otelcilik anlayışı getirildi, yataklı tedavilerde, tek kişilik tuvaletsiz özel oda için günlük 60 lira, tuvaletlisi için 90 lira, iki yataklı tuvaletli odalar için ise 45 lira ücret alınıyor.


Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç geri ödeme listesi daraltıldı, kronik hastalıkları nedeniyle sürekli ilaç kullanan emekliler mağdur durumda.


Doktorun yazdığı her bir reçete de üç kalem ilaca kadar eczaneye 3 lira, sonraki her bir kalem ilaç için ise l lira ödüyoruz,


Özel hastaneler ve sağlık kuruluştan %200'e kadar ilave ücret alabiliyorlar.


Toplumun   sağlığını   tüm   yönleriyle   koruyan   sağlık   ocaklarının   yerine,   getirilen   aile hekimliğinin hiçbir fonksiyonu yok, ilk basamak sağlık hizmeti verilemiyor,


Kamu/özel işbirliği adı altında kent merkezlerinde, devletin tahsis edeceği kıymetli arsalar üzerine, inşa edilecek kent hastaneleri yıllarca devlete hizmet satma garantisine sahip oldukları için bu hastanelere gitmemiz zorunlu olacak.


Sosyal devletin ölüm fermanı olan uluslararası sermayenin bu programına karşı mücadelemiz devam ediyor. Bu mücadelemiz çerçevesinde, parasız, eşit, nitelikli ve ulaşılabilir, sağlık hakkının sağlanması ve cepten ödemelere son verilmesi için, sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'na hitaben yaptığımız imza kampanyasında topladığımız imzaları, Bakana iletilmek üzere, bu gün sağlık müdürlüğüne teslim ediyoruz.


Buradan sayın bakana, dolayısıyla hükümete sesleniyoruz. Sağlıkta özelleştirme ölüm demektir. Sosyal devleti yok eden tüm düzenlemeler öncelikle yaşlı insanlar olan emeklileri vurmaktadır. Bilmelisiniz ki, sermayeye rant sağlama amaçlı olan bu politikanıza karşı hayatın her alanında mücadelemiz kesintisiz sürecek ve yaklaşmakta olan milletvekili genel seçimleri sürecinde, emekliler aleyhine olan bu ve benzeri politikalarınızı teşhir etmeye devam edeceğiz.


Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur."





Son Güncelleme: 15.01.2015 14:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fahrettin uzlu 2015-01-16 09:06:11

sadece sağlıkmı ya maaşlar açlık sınırınında altında emekli ölümü bekliyor