Laik Batıcıların hiç mi suçu yok?

FETÖ'nün bugününden kimler sorumlu?

Laik Batıcıların hiç mi suçu yok?

FETÖ'nün bugününden kimler sorumlu?

24 Temmuz 2017 Pazartesi 00:20
Laik Batıcıların hiç mi suçu yok?


Habercim19 Yazarlarından Avukat Ömer Kılıç, 15 Temmuz ihanet kalkışmasının ardından başını ABD ve Almanya’nın çektiği batılı ülkelerin emperyalist işgale zemin hazırlama gayretlerinin ortaya çıktığını belirtti.


Kılıç, yazısında FETÖ benzeri yapıların bu kadar kolay büyüyüp çok sayıda ülkede etkin olmasında, bu milletin dinle olan bağının zayıflatılması ve giderek tümden kopartılmasında ve dinin merdiven altına sokulmaya çalışılmasında laik batıcıların, bürokratik oligarşinin ve cumhuriyet elitlerinin etkilerinin sorgulanması gerektiğine dikkat çekti.


İşte Ömer Kılıç’ın ‘Sonuca odaklanıp sebepleri kaçırmak’ başlıklı o yazısı:

Başını ABD ve Almanya’nın çektiği batılı ülkelerin her geçen gün daha da açığa çıkan tutumlarından dolayı, bir emperyalist işgale zemin hazırlamak maksatlı olduğunda kuşku kalmayan 15 Temmuz ihanet kalkışmasının yıldönümünde düzenlenen miting ve gösterilerin yanı sıra, bir dini cemaatin böylesi bir ihanete nasıl alet olabildiği konusunda birçok öğretici, uyarıcı, hatırlatıcı program icra edildi. Hak ettiği ilgiyi çok fazla görmese de bunlar arasında en önemli olanları hiç şüphesiz, bu şebekenin söz konusu dini cemaat görünümünden dolayı insanımızı kolayca tuzağına düşürmüş olması nedeniyle işin fikri, düşünsel, entelektüel yönünü ele alan TV programları, panel, konferans ve benzeri etkinliklerdi. Bu programlarda, FETÖ benzeri yapıların bu kadar kolay büyüyüp milyonları etki altına almalarının nedeni olarak, dinin yanlış anlaşılması gösterildi. Eğer din doğru anlaşılmış olsa insanların F. Gülen gibi, gördüğü halisunasyon ve rüyaları din diye pazarlayan meczuplara prim vermeyeceği anlatıldı ki, dinle ilgili bilgisi kulaktan dolma değil de, kaynaklara dayalı olan hiç kimsenin itiraz edemeyeceği bu tespit doğru olsa da, sadece sorunu tespit etmenin yetersiz olduğu tartışmasızdır.

Zira dinin yanlış anlaşılması FETÖ benzeri yapılanmaların işini kolaylaştırıyorsa, yapılacak şey basittir. Bu dinin temel kaynağı Kuran ve onun hayata uygulaması olan sünnet önümüzde durduğuna göre devlet, tekelinde bulundurduğu eğitim kurumları eliyle işin doğrusunu öğreterek sorunu çok da uzun olmayan bir vadede çözebilir. Ama dinin yanlış anlaşıldığından şikayet edenlerin böyle bir derdi var mı yok mu, galiba asıl sorun burada. Din yani İslam, sahih kaynaklara dayalı olarak anlatılmıştır da insanlar onu bırakıp F. Gülen gibi şarlatanların peşinden mi koşmuşlardır? Kırk yıl öncesine dayandığı söylenen bu yapı, bunca insanın beynini kendi sapkın anlayışı ile yıkarken, bugün bunun tek sorumlusu olarak mevcut iktidarı göstermeye çalışan laik batıcılar ne yapmıştır? Bu yapının en az nüfuz edebildiği İmam Hatip Liselerinin kapısına kaç kez kilit vurmaya kalkışanların bu konuda bir kelime bile söylemeye hakları yok.

Asıl kaygı verici olan, bu milletin dinle olan bağının zayıflatılması ve giderek tümden 
kopartılması için politikalar uygulayan, hatta yegane projesi bu olan cumhuriyet elitlerinin, bu noktaya gelinmesindeki rollerinin hiç konu edilmemesidir. Zira FETÖ bir sebep değil, sonuçtur.

Bu yapının bugün uluslar arası bağlantıları ve dünyada yüz ellinin üstündeki ülkeye yayılmış örgütlenmesi nedeniyle baş edilmesi hakikaten çok zor bir tehlike haline gelmiş olması bile bu gerçeği değiştirmemektedir.

Böylesine korkunç bir şebekenin ortaya çıkmasına zemin hazırlayan batıcı bürokratik 
oligarşi, bugün FETÖ’den söz açıldığında yavuz hırsız misali, bu örgütün siyasetin zaaflarından faydalandığı, hatta bu yapının güçlenmesine siyasetçilerin göz yumduğu suçlamasıyla siyasi iktidarı hedef göstererek, Ergenekon, Balyoz davaları sürecinde kaybettiği mevzileri yeniden ele geçirmenin çabası içindedir. Gülenist çetenin gözü dönmüşlüğü yüzünden sağlam delillerle yetinmeyerek ürettiği sahte deliller neticesinde akamete uğratılan bu davalardan dolayı mağdur pozlarına bürünen bu ulusalcı laik cephe, yıllarca din söz konusu olduğunda sergilediği paranoyak davranışların, milleti bu merdiven altı din tacirlerine mecbur bıraktığı gerçeğini gözlerden kaçırmaya çalışması sadece kurnazlık değil, aynı zamanda ahlaksızlıktır.

Alemi aptal kendilerini uyanık zanneden bu ulusalcı laikler, bir yandan 15 Temmuz 
ihanet kalkışmasında milletten yana gibi görünürken, bir yandan da “AK Parti iktidarı eğer istihbarat raporlarına kulak vermiş olsaydı da, 2004 MGK tavsiye kararına uysalardı FETÖ bu günlere gelemez, darbe teşebbüsü olmazdı” diyerek, 2004’teki irtica raporlarına karşı gereğini yapmamış olmasından dolayı şehitlerin ve gazilerin hesabını AK Partinin vermesi gerektiğini ima ediyor, 2002 sonunda daha hükümetin kurulduğu ilk saatlerde iktidarı devirmek için yaptıkları darbe planlarını gözden kaçırmaya çalışıyorlar.

Oysa TSK içindeki cuntacı yapılanmanın 2004’teki hedefinin kesinlikle FETÖ değil, 
siyasi iktidarın kendisi olduğu o günlerde açıkça dile getiriliyor, MGK toplantılarında o günün başbakanı olan Erdoğan’a, “değiştim diyorsun ama buna ilişkin ortaya bir icraat koymuyorsun” manasına gelecek sözler söyleniyor, darbe ile tehdit ediliyordu.

Rabbimizin açık müdahalesi olmasa, o gece tüm ailesiyle birlikte Erdoğan’ı öldürmek 
için yola çıktığı halde, bugün bırakın en küçük bir suçluluk duymayı, düşmana esir düşmüş bir kahraman gibi davranan aklını da ruhunu da Pensilvanya’ya kiralamış robotlara karşı mücadele tavizsiz olarak sürmeli. Buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Ama bu topraklardan İslam’ı söküp atmak için Haçlı Siyonist ittifakının yerli taşeronlar eliyle yürüttüğü projenin, FETÖ’yü de doğuran asıl problem olduğu da kesinlikle unutulmamalı.

Mağduriyet iddialarının tamamına yeni bir FETÖ oyunu olarak bakılması, namaz kılan 
oruç tutan herkesi FETÖCÜ diye yaftalayarak, tek gayeleri dindarlık potansiyeli olan herkesi tasfiye etmek olan güçlerin işini kolaylaştırır. Operasyonların sıfır hata ile yürümediği ortada iken, hükümet sözcülerinin istisna bile kabul etmeyerek, “mağdur yok” iddiasını tekrarlamaları, tabandaki sıradan dindar insanları bu şebekenin kucağına daha fazla iterken, FETÖ’yü bahane edip kendilerinin haklı çıktığını söyleme yüzsüzlüğü yapan batıcı elitlerin ekmeğine de yağ sürmektedir."


Son Güncelleme: 24.07.2017 14:32
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adınız Soyadınız 2017-07-24 00:58:00

omer bey yine cok guzel bir analiz. keske daha da cok kisi istifade edebilse yazilarinizdan. selamlar.

Avatar
Okur Yazar 2017-07-24 09:15:22

doğu perinçek'in"yargı altın çağını yaşıyor" açıklaması, yaşananları özetliyor aslında, tasfiyelerin yerine kimlerin geldiği önemli... sorgulamak yerine tüm i̇slami yapıları zan altında bırakma çabası adaletsizliği de beslemektedir.

Avatar
hakikat 2017-07-24 10:11:26

ömer bey işin garip tarafı akp lilerde hiç suçsuzmuş gibi davranıyorlar. pişkin pişkin 'bunlar 40 senedir varlar' diyerek cevap veriyorlar. fetö konusunda o kadar suçlu çok ki allah ıslah eder mi orasını bilemiyoruz

Avatar
paralelsavar 2017-07-24 11:29:55

recep tayyip erdogan: bitsin bu hasret,ne istedilerde vermedik.-bülent arınç:gülen bize yol gösteriyor-bekir bozdağ: gülen e çete derseniz haksızlık yaparsanız-taner yıldız:bu yapıyı 11 yıldır biz yarattık.-hüseyin çelik:cemaat devlete sızmış buna kargalar bile güler bunları kim dedi acaba bu yazıyı yazarken hiç mi düsünmediniz. evet cumhurbaşkanımız farketti ama hala parti içinde gerekli temizliği biran önce yapmalıdır. allah a şükür atlattık esas mesele ak parti içindeki siyasal fetö cüler niye kimse birsey yapmıyor anlamakta zorluk çekiyorum. çorumda kimin ne olduğunu herkes biliyor ama kimse birsey yapmıyor.söylentileri bir benmi duyuyorum acaba. haaa bu arada fetö gider baskası gelir. bu zihniyetle cok farklı olmaz. akparti biran önce arınmalıdır.gerçek inançlı vatansever ahlaklı çalışkan kadrolar gelmelidir.

Avatar
TÜRKÜN TÜRKÜSÜ 2017-07-24 11:42:45

Devlet ki; ilk işi harabelerle kırık gönülleri tamir olacak
Devlet ki; haksızın sırtına kırbaç, haklının omzuna samur olacak
Devlet ki; bayrağı altınla, yıllar saadetle dolu ömür olacak

Avatar
Kamil 2017-07-24 22:18:12

Sayın yazar. Paralelsavar a katılıyorum. 16 Nisan da millet olarak hep umutlandık. Evet çıkınca Ak Partinin etrafını bir sarmal gibi saran Fetoculer temizlenecek ve süpürme hareketi yapılacak dedik. Ancak dağ fare doğurdu. Bir Reis in samimiyeti ile olmuyor. Bunlar bukalemun gibi. Her yanımız takiyyeci. Dernek, Sendika ayakları ile sızmalar tam gaz. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Çorum Osmancık Alaca İskilip tanıdıklarınızi bir irdeleyin. Paralelin fotoğrafını göreceksiniz.