Saldırıların amacı Türkiye’nin yolunu kesmek’

İnsani Değerler Platformu, son zamanlarda artan terör olayları ve terörle mücadele ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Saldırıların amacı Türkiye’nin yolunu kesmek’

İnsani Değerler Platformu, son zamanlarda artan terör olayları ve terörle mücadele ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

22 Şubat 2016 Pazartesi 18:03
Saldırıların amacı Türkiye’nin yolunu kesmek’
 
İnsani Değerler Platformu, son zamanlarda artan terör olayları ve terörle mücadele ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’de huzur ve kardeşlik ikliminin hâkim olmasından ve Türkiye’nin artan gücünden rahatsız olan odaklarca  gerçekleştirilen ve 28 insanımızın ölümüyle sonuçlanan Ankara’daki terör saldırısını şiddetle ve nefretle kınıyoruz. İnsanlığa yönelik saldırıda hayatını kaybederek şehadet şerbetini içenlere Allah’tan rahmet; ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz. Tedavileri devam yaralı kardeşlerimize de acil şifalar temenni ediyoruz.

Güçlü Türkiye hedefi, her dönemde küresel güçleri ve onların yerli işbirlikçilerini rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlık, terör eylemleri, provokasyon faaliyetleri ve sosyo-kültürel alana yönelik çatışma/kutuplaşma arayışları olarak tezahür ettirilmiştir. Çok uzak olmayan tarihlerde gerçekleşen Reyhanlı saldırısı, İstanbul-Sultanahmet Patlaması, Ankara Garı Patlaması, G. Antep patlaması, Gezi Olayları, 6-7 Ekim Olayları ile Diyarbakır Mitingine yönelik bombalı saldırı bu kapsamda ilk akla gelen girişimler olarak ifade edilebilir.

Sözü edilen terör yapılanmaları ve faaliyetlerinin her birinin faili ya da sorumluları farklı olsa da, hedefi ortaktır. Hedef, bölgesinde huzuru, demokratik kültürü, kardeşlik ve birlik iklimiyle öne çıkan Türkiye’nin yolunu kesmek, Güçlü ve Büyük Türkiye yolculuğunu kesintiye uğratmaktır. 


Bu tür terör olaylarına karşı milletçe verilecek en güzel cevap; birlik ruhu içerisinde, ortak akılla ve aklıselime dayalı olarak hareket ederek; teröre, terör örgütlerine, terörü besleyen ve yönlendiren kirli odaklara karşı yekvücut olduğumuzu göstermektir.


Türkiye kamuoyu oynanan kirli oyunları görmekte ve bilmektedir. Hayatını güvenli bir şekilde devam ettirdiği, ekmeğini yediği, her düşüncesini ve talebini özgürce ifade edebildiği barış ortamını kendi sinsi emelleri için kullanarak ihanet ve düşmanlık dolu hareket ve söylemler içerisinde olanların kimler olduğu ve bu hainlerin kimlere ne tür uşaklık ve maşalık yaptığı saklanamaz bir gerçektir.


Türkiye, tarihi ve kültürel olarak bağlarının bulunduğu Ortadoğu’da yaşanan kırılma, çatışma, kamplaşma ve iç savaşların derinleşmesi ve sürmesi adına yürütülen faaliyetlerin içine çekilmek istenmektedir.


Etnik kökene dayalı terör örgütü PKK –PYD ile din makyajlı terör örgütü DAEŞ’in manivela olarak kullanılması suretiyle, Türkiye’ye yönelik tehdidin boyutları özellikle son dönemlerde Rusya ve Esed başta olmak üzere uluslararası işbirlikçilerin mahareti ve desteğiyle artırılmaya çalışılmaktadır. Bölge ile hiçbir alakası olmayan devletlerin fersah fersah mesafeleri aşarak bölgeye üşüştükleri, bombalar yağdırarak ölüm saçtıkları şu günlerde ciddi bir güvenlik tehdidi ile karşı karşıya bırakılan Türkiye’ye yönelik sınırları içinde kalması yolundaki telkin, temenni ve üstü kapalı tehditlerin milletimiz ve devletimiz nezdinde hiçbir karşılığının olmadığı iyi bilinmelidir. Türkiye Cumhuriyeti devleti en doğal hakkı olan topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak hususunda gerek ülke içinde gerekse sınırları dışında her türlü önlemi almak hakkına, güç ve iradesine sahiptir. 


Dünyayı emperyalist hedeflerinin sahnesi, insanları da daha çok kazanma hırslarını tatmin edecek sömürü metası olarak görenler, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Ortadoğu’da yapay devletler ve cetvelle çizilmiş sınırlar ürettiler. Dünyanın yeni konsepti ve Türkiye’nin son dönemde ortaya koyduğu irade, bu devletlerin ve sınırların sömürü düzeni bağlamında işlevini yitirmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak, “kabile devletler” yerine “terör odaklı örgüt devletler” oluşturma konsepti devreye sokulmuştur.


Suriye’deki cani Baas Rejimi kaynaklı iç çatışmanın ürettiği otorite boşluğu üzerinden, bu konsept fiilen uygulamaya konulurken çatışmalar özellikle sınır çizgilerine yakın yerleşim alanlarında yoğunlaştırılmak suretiyle Türkiye’nin çatışmalarla ve çatışmanın tarafı olan örgütlerlerle sıcak temas kurması için manipülasyonlar ve provokasyonlar kurgulanmıştır. Bu çabalar boşa çıkarılınca bir diğer ifadeyle Türkiye sınırlarının ötesindeki çatışmaya dâhil olmayınca, çatışmaların Türkiye içine çekilmesine dönük adımlar atılmaya başlanmıştır.


Bu noktada; soğukkanlı değerlendirme, ortak akıl ve feraseti hâkim kılmak suretiyle, millet olarak birlik ve kardeşlik içerisinde ülkemize ve geleceğimize yönelik oyunları bozma tutumumuzu kararlılıkla devam ettirmeliyiz.


Türkiye, milleti ve devletiyle acıları ortaklaştırma, kardeşlik ve birlik potasında birlikte yaşama iradesini ortaya koymuştur ve koymaya da devam edecektir. Çanakkale ruhunu bir kez daha tescilleyerek, Ankara’da gerçekleştirilen terör saldırısı ve şehit olan insanlarımız üzerinden toplumsal gerginlik, çatışma ve kutuplaştırma söylemlerinin milletimizce boşa çıkarılacağına yürekten inanıyoruz.


Sivil toplum kuruluşları olarak;

Gerçekleşen terör eylemlerinin ve uzantısı terör faaliyetlerinin faillerinin, bu eylemlerin gerçekleştirilmesinde icrai ve ihmali eylemleriyle katkısı bulunanların belirlenerek bir an önce yargı önüne çıkarılmasını istiyoruz.

Bu ülkenin kardeşlik iklimine katkı sağlayan sağduyulu sivil toplum örgütleri olarak; 

Teröre, terör örgütlerine ve terör olaylarına karşı ortak tavır sergilemeye devam edeceğiz. Türkiye’nin, milletimizin ve Müslüman coğrafyanın kandan, emperyalizmden, sömürüden, zulüm ve terörden arındırılması için dün olduğu gibi bugün de yarın da sorumluluk almaya hazırız.”


 
Son Güncelleme: 22.02.2016 18:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.