Zina yaparken yakalanan bir kadın İsa’nın huzuruna getirilir ve onun taşlanarak öldürülmesi talep edilir. İsa şöyle der: Aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın.”

Ama hiç kimse taş atmaz/atamaz.  Bunun üzerine hiç kimse kadını yargılayamaz ve İsa da kadını affederek gönderir.

İncil’de yazılı ünlü bir anekdottur; “İlk taşı günahsız olan atsın” sözü.“Postmodern zamanlar”da ise bu anekdot çok farklı biçimlerde yaşanıyor.

Uzağa gitmeye gerek yok, şöyle kısa süre içerisinde Çorum’da olanlara/ yaşananlara bakalım. İnsanlar taşları ellerinde bekliyorlar. Birisini yargılamak ve ilk taşı atmak için damarlarında hızla akan vahşi bir hırsla yerlerinde duramıyorlar.

Ve ne yazık ki bazen en yakınındaki kişi atıyor ilk taşı. Taş atmakla da kalmıyorlar, yalnızca kafası dışarıda bütün vücudu toprağa gömülü bir durumda beklerken, koca kayaları yuvarlıyorlar yakınındaki insanın üstüne. Kafatası toz haline getirmeden bırakmıyorlar.

İsa eğer bu çağda yaşasaydı ve aynı olay içinde yaşadığımız konjonktürde gerçekleşseydi, yanında bulunanlar yalnızca kadına taş atmakla kalmazlar, onu parça parça ederlerdi.

İsa’ya da belki, kadının bin parçaya bölünmüş kanlı vücudunun önünde ağlamaktan başka yapabileceği bir şey kalmazdı.

Kimse içinde bulunduğu kendi günahına bakma niyetinde değil. Herkesin gözü ‘ötekinin’ üzerinde. Diğerini taşlamak için fırsat kolluyor.

Ses kayıtlarından, şehrin önde giden birilerinin uygunsuz görüntülerinden falandan- filandan bahsediliyor. Artık bu söylemlerin kontrolü yok, viral olmuş gözüküyor.

Bu ne biçim sunuş, bu ne biçim aktarış? En ufak bir ahlaki bariyer koymadan ‘sellemehüsselâm’ hamaset yapmakla murad edilen nedir? Anakronik fikir ve yöntemlerle edinen amaç nedir.

Yine bir süre önce bazı dostlar, bana bir makam şoförünün yaptıklarından bahsediyordu. Elinde şırınga ile gezip, gözünü kestirdiği birim personellerini k.çlarından kan almakla tehdit edip gezdiğini söylediler. Ki, olayın vahameti çok fena, bu işler avam takımına kadar inmiş. Belediye rögar kapağını açık unutmuş gözüküyor.

Ortaya çıkan durum ister istemez bende, sayısız kez filmlere, teve dizilerine konu olan ‘The Tudors’u hatırlattı. Her türlü entrikanın bol olduğu bu filmde, İngiltere Kralı VIII. Henry’nin üzerindeki İngiliz sarayı anlatılıyor. Aşk, ihanet, diplomasi, din, şantaj, politika, eşcinsellik bulursunuz bu filmde. Doğal olarak hayatta ne varsa, ne yaşanıyorsa, beyazperdeye yansımaktadır.

Görüyoruz ki, birilerinin hayatı Tudors entrikaları örmekle geçiyor.

Enteresandır, kimse ‘ben masumum’ demiyor.       
Ama kimse ‘ben günahkârım’ da demiyor.

Hz. İsa’nın kavmi gibi cesur değiliz. Taşı atmayan herkes günahkâr olduğunu itiraf etmişti o zaman.

Bugün olsa, herkes taş yağmuruna tutar o kadını.

Kadının çok günahkâr olduğuna inandığı için değil, kendinin günahkâr olduğunu gizlemek için yapardı bunu.

Sonrasında iş işten geçer, ama velâkin…

Şöyle izah edeyim:

Şair şuara sofralarında, sohbetlerinde bulunmaya can atan bir beyzade, Şair Nefi’nin sohbetini dinlerken epey zorlanmasına rağmen karnındaki gazı içeride tutamamış, çıkarırken de “Zırt, pırt, zart, zurt” gibi sesler de çıkarmış...

Beyzade mahcubiyetten kıpkırmızı, rugan ayakkabılarını birbirine sürterek “garç, gurç, zart zurt” gibi sesler çıkarmaya çabalamış ve başarmış.

Hiciv sanatının büyük ustası Nefi gülümsemiş: Beyzadem, kafiyeyi tutturdun. İyi de kokusunu ne yapacaksın?

Hep birlikte bu şehirde, bu koku içerisinde, tenis maçı izler gibi bu müsamereyi izliyoruz.

Karmakarışık sinirli, güç durum. Korkunç bir anaforun öfkesine kapılmış, sağa sola savrulup duruyorlar.

Altın buzağı çocukları bunlar. Aç, doyumsuz, görgüsüz, arsız ve ahlaksız!

Kemerleri bağlayın yeni bir türbülansa giriyoruz…

EDİT: Yazdıklarımı boş verin. Siz asıl, yazıp yazıp sildiklerimi bir görseni

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nedemek Şakir 2018-10-17 00:04:01

Hatırlayın çiçek Abbas filmini saf ve gariban muavini. Birde şakiri, şakir uçan kaçan bir tip. Meşru olan Nişanlısına bile faydacı davranan her fırsatta herkesten faydalanan. Hatirlayin İhanet, entrika ve tefrika içinde olan şakiri. Namusuzluğuna, nefsine gariban sefil saf abbasi ite kalka kullanan şakkkkirii.Aşkı ve sevgisi uğruna elinde olmayanı sevgisi için ulaşma arzusunu. Sevgisinden haklı olma duygusuyla geçmişte boyun yediği ses çıkarmadığı kötü işlerinde bekçi ettiği Abbasin döktürdüğü şöför nameleri ve sonunda şakkire çay yok guzellemesi. Bu şehirde sevildiğini ve haklı yere toplum adina koyduğu doğrulara karşılık verecek bir toplum yada çok sevgili kim var ki.Olsada şakkire çay yok desek.Şakirler okadar çoğaldiki munibuslerimizin ne tekeri ne motoru kaldı.Bırakın depodaki dibinde kalan mozotu çekiyorlar.Onlar magunuslarinda tenha köşelerde vaadlerle yalanlarla kandırmaya devam ederken.Namus timsali toplumun önünde ahkam kesmeye devam ediyorlar.Üç beş korkusuz korkak ve üç beş namusuz namuslu ile zillet olmak için mücadele veriyorlar.

Avatar
Taş 2018-10-17 00:24:45

Doğru taş aryorsunuz ilk taşı şöyle abanarak açık seçik siz atın.Beyefendi millet romada yaşamıyor. Burası çorum isayi, musayi işe niye karistiriyon.Yaz şöyle enine boyuna şu taşlanacak Gobelleri olsun bitsin.Muaviye hasanla Hüseyin'i öldürürken kerimeyi katip sıfatı vardı.Sen devenin disini erkeğini soruyorsun.Ömeri öldüren marhamet ettiği Yahudi öldürdü.ebubekirin oğlu zulum edenlerin safindaydi.İki damat Ali ile osmani öldürenler bizlerdik.Taş dediğin nedir.Bu milletin bebekleri daha çocukken kafasına taş yemiş kafaları yamalı bohça gibi.Bu millet taşı iyi atar sen kim olduğunu söyle.Ama mızragina Muaviye gibi Yezid gibi kerimeyi kalkan yapıp geziyorsa bu millet bırak taş atmayı kafasına taş yemeyi kellesini verir.

Avatar
Çek Yat 2018-10-17 00:32:59

Bu memleketin taşı, toprağı altın.Öyle rast gele atilirmi.Attığın taş yerini bulacak.Taş daş gibi olacak. Kafa kafa gibi olacak. İt taşlar gibi taşlayacağin.Taşın bir ağırlığı olacak.Kaşla göz arasında taşı Atacan.Vurunca taşı ses gelecek.Haaa kafası yarıldı diyeceksin.Ne güzel deyimler bu türkçe çok güzel bir dil kullanmasını bilince güzel keyif veriyor.