Zelveyi yuları koparacaksınız

Elvan Yılmaz, bu defa yazısında medya sektörüne dokundu.

Zelveyi yuları koparacaksınız

Elvan Yılmaz, bu defa yazısında medya sektörüne dokundu.

29 Nisan 2018 Pazar 23:05
Zelveyi yuları koparacaksınız

Makedonyalı Büyük İskender günün birinde "geometriyi" öğrenmeyi kafaya koyar.
Lakin bir sorun vardır. Hiç uğraşmadan, en kestirme yöntemle öğrenmek ister.

E tabii, koskoca kral, öğrenmek için biz "faniler" gibi diz bükecek, dirsek çürütecek değil ya.
Bulup getiriyorlar yanına Yunanlı en iyi matematikçiyi.
"Öğret bana şu geometriyi, ama diğer insanlara öğrettiğin gibi değil, hemen" deyince...
Yunanlı matematikçi İskender’e  ayar verir: "Geometri öğrenmenin krallara mahsus yolu yoktur" der.

 

Ben zenginim, soyluyum kudretliyim; çarpmayı toplamayı bilmeden "integral" alırım, diyemezsiniz.

Matematiğe hamaset sökmez.
"En son ne olur?" diye pazarlık da yapamazsınız.
Yapsanız da işe yaramaz.
Aklı başında hiç kimse, "İki kere iki 4 eder, ama hadi sizin için 5 olsun, maksat ayağınız alışsın" diyemez.
Neyse, odur.

 

Sadece matematikte değil,  gazetecilikte de bu böyledir. Kendisine göre bir kuralı, bir yöntemi vardır.

Ben hemen gazeteci olayım / oldum diyemezsin. Yılların birikintisi,  iş zekâsı (fırıldaklık iş zekâsı değil), bilgi birikimi gerekir.

Bakıyoruz ortama herkes gazeteciliği en kısa yoldan öğrenmeye çalışıyor, biraz daha ileri gideyim, ‘öğrendiğini’ sanıyor.

Önüne gelen site kuruyor. Sitelerine bakıyoruz, oradan buradan arak, kopyala yapıştır haberler dolu. Mesleğin gerçek erbaplarının bir haberi teyit amacıyla, üç-beş kişiyi aramasının hiç önemi yok.

Sitelerinin kalitesine bakıyorum, bizim köyün delikanlılarının köylerini tanıtmak hedefiyle kurduğu Web sitesi, bunlarınkinden görsel ve içerik olarak daha kaliteli. En azından bir ruh var.

Tüm bunlara rağmen, asıl mesleği gazetecilik olmayan,  asla tek heceden fazlasını konuşamayan, yazamayan bu tuhaf insanlar, seninle aynı eşit şartlarda mücadele etmeye çabalıyor.

Kayserili halı tüccarı zihniyetiyle, nasıl olsa Belediye herkese ilan reklam veriyor mantığıyla, Belediyeyi de arpalık görerek işe başlıyorlar, başladıklarını sanıyorlar.

Doğal olarak haber yapma yetenekleri olmadığı gibi, yazdıkları makalelerde, okuma yazmayı biraz sökmüş Anadolu’nun en ücra köşesinden askere gitmiş askerin, ailesine yazdığı mektup kalitesinde. Dertlerini de anlatamıyorlar.

Primitif bir dille, cami cemaatinin şadırvan üslubuyla yazanların zaten bunu anlatabilmesine imkân yok da. Böyle bir niyet te yok.

Hal böyle olmasına rağmen, Gazi caddesinde turlarken kendilerini görenler, dünyanın en önemli journalist-lerinden  Inga Saffron, Andrew R. C. Marshall sanır.

(Şimdi bunlar bu isimleri bırakın, journalistin ne olduğunu, öğrenmek için kesin googleda arama yaparlar.)

Metrekareye Çorum’da kaç haber sitesi düşüyor bilmiyorum. Ama bu kadar lüzumsuz insan en son Menşeviklerde bir araya geldi.

Rainer Werner Fassbinder’in dokuz saat süren ve yüzyılımızın en büyük sinema olayı olarak değerlendirilen Alfred Döblin’in romanından uyarlama ‘Berlin Alekanderplatz’ filmi gerçek bir şaheserdir. İzlemeyen film izledim demesin, kendine entelektüel demesin.  

Bu filmde dillere takılan şöyle bir ‘replik’ var; ‘Herkes kötü, sen de arada kaynarsın…’

O kadar kötü var ki, ‘arada kaynıyorlar’ işte. Bir de şu gerçek var. Çorum’daki gazeteci gelenek anakronik, arkaik ve çok geçmişte kalmış.

Ben zaten bunlara gazeteci değil bir antropolog, bir etnolog gibi yaklaşıyorum. Habitat alanlarına türlerine sahiplerine, bakıp öyle bakıyorum.  

KARA MURAT BENİM…

Hayır… Yanlış anlamayın, Kara Murat olmaya niyetim yok.

Yıllarca önce bir mizah dergisinde Ahmet Yılmaz imzalı şöyle bir karikatür görmüştüm.  

O karikatürde Bizans askerleri sokaktan topladığı yedi sekiz Türk’ü Kara Murat olabilecekleri şüphesiyle zindana atar.

Yalnız zindana atılanların biri sarışın, diğerleri esmer tenlidir.

Daha sonra Bizanslı bir komutan, zindana atılan Türklerin yanına giderek demir parmaklıklar arkasında:
‘Kara Murat kim lan!’ diye bağırır.

Zindandakilerden bir kişi öne atılarak, ‘Kara Murat beniiimm’ der. O kişi de sarışın olanıdır.
Bunun üzerine Bizanslı komutan hafif bir gülümsemeyle ve alaycı bir ifadeyle ‘hastır ulan!’ çeker.

Hani yukarıda önüne gelen gazeteci olmaya çalışıyor, gazeteciyim diyor dedim ya. Bunlara Bizanslı komutanın sarışın Kara Murat’a dediğini demek lazım. Hastırın ulan!...

Böyle bir paradoksa nasıl kapıldınız bilmiyorum. Bildiğim bir şey var. Gazetecilik sizi aşar, az yutkunun da konuşun.

Son Güncelleme: 30.04.2018 15:12
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Çorum 2018-04-29 23:27:53

VAllahi çok doğru bir tespit, sizi ayakta alkışlıyorum, sizi tanımıyorum ama son yazmış olduğunuz birkaç yazını okudum, değindiğiniz konular ve tespitler gerçekten çok doğru, ve cesaretinizi canı gönülden tebrik ediyorum, saygılarımla...

Avatar
Hakikat 2018-04-29 23:57:01

Adamın olmadığı yerde keçiye Abdurrahman Çelebi denir. Elvan'da çıkmış bunları yüzlerine vurmuş. Sonra belediyede çıkıp elvanın kastettiği bu adamlara bizlerin parasını veriyor.

Avatar
Ahmet 2018-04-30 09:01:00

Yıllardır bu işi yapan ama haber yaptığında karşı taraftan fırça yiyip süt dökmüş kedi gibi olan. haberinin arkasında haberi yapan personelinin arkasında duramayan gazeteci kılıklı insanlarda var Çorum'da

Avatar
Çakıcı 2018-04-30 11:22:38

Elvan ne çakmış.

Avatar
Doğru 2018-04-30 11:40:07

Emekli postacıda manavcıda bu işi yapıyor iş ciddiyeti kayboldu basında. Yerden göğe kadar haklı bizim Sarıyerli Elvan.

Avatar
Valdo 2018-04-30 08:46:42

Elvan Bey keşke bu kişilerin adını yazsaydınız yada sitelerinin ya da gazetelerininOndan başka caddede benden büyük gazeteci yok edasıyla dolaşan yok bir de sinsiler var. bir de dediğinizden olan var ona da Zeki Gül sahip çıkıyor.

Avatar
Mertçe 2018-04-30 09:37:57

Yazıdaki ve bizlerdeki en büyük eksik iyi insanları(burada iyi gazetecileri)isimleriyle onore etmiyoruz ve iyilere bence çok büyük haksızlık kötülere iyilik yapıyoruz yani isimleri bilelim ki iyiler ödülünü alsın kötülerde karşılığını alsın

Avatar
Cesaret 2018-04-30 10:00:21

Elvan Bey biraz cesaretli ol kardeşim. Kimse o isimleri yaz yoksa fitneciler gibi isim vermeden tüm gazetecileri töhmet altında bırakma. Biz senin niyettini mi okuyacağız az cesaretli ol.

Misafir Avatar
Cesaret'e 2018-04-30 15:32:08 @Cesaret

Cesaretli ol derken bile cesaret gösterip ismini yazamayan birisi yazardan niçin isim yazmasını istiyor?

Beğenmedim! (1)