Meclis yemin törenine hazır

AK Parti Çorum Milletvekili TBMM İdare Amiri Uslu, Cumhurbaşkanlığı Yemin Töreni için alınan tedbirleler ilgili bilgi verdi.

Meclis yemin törenine hazır

AK Parti Çorum Milletvekili TBMM İdare Amiri Uslu, Cumhurbaşkanlığı Yemin Töreni için alınan tedbirleler ilgili bilgi verdi.

26 Ağustos 2014 Salı 17:38
 Meclis yemin törenine hazır


AK Parti Çorum Milletvekili TBMM İdare Amiri Uslu, Cumhurbaşkanlığı Yemin Töreni için alınan tedbirleler ilgili bilgi verdi.


28 Ağustos 2014 Perşembe Günü yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı yemin töreni için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde çalışmalar hızla devam ediyor. Güvenlik tedbirleri ile ilgili TGRT Haber Gün Ortası programından Belgin Aydın'ın sorularını yanıtlayan Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Torba Kanunu’nun çıkarılması için de Meclis Genel Kurulu çalışmalarına devam edeceğini söyledi.


28 Ağustos Perşembe günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne davetliler dışında ziyaretçi alınmayacağını belirten Uslu, bu uygulamanın bütün Cumhurbaşkanlarının yemin törenlerinde yapıldığını kaydetti. Uslu, "Cumhurbaşkanımız Türkiye Büyük Millet Meclisinde Meclis Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı karşılayıp uğurlayacak. 12. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan saat 14:00 Türkiye Büyük Millet Meclisinde yemin edecek ve Köşke geçerek Devir teslim töreni ardından resepsiyon gerçekleşecek." Dedi.


Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Cumhurbaşkanları için devletin geçmişte ne uyguluyorsa bu defa da ilk kez halkın seçtiği Cumhurbaşkanı için de aynı seremoniyi uygulayacağını anlatan Uslu, şöyle devam etti; “"Köşk ilk defa halka bu kadar açık olacak. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı zaten halkın içerisinde yer alacak. Yemin merasimi için TBMM dinleyici locaları sınırlı. Gönül isterdi ki halkımızdan her isteyen burada olsun ama onun için stadyumlar bile yetmez. Cumhurbaşkanımız yemin töreninde çok sayıda üst düzeyde yabancı konuk olacak ve bulundukları yerde güvenlik önlemlerinin de alınması gerekiyor. Halkımızdan katılım bu nedenle özel davetlere göre yapılacak. Milletvekillerimizin yakınları dahi yemin töreninde yok. Törene; Güvenlik yargı ve idari bürokrasinin yan ısıra yabancı misyon temsilcileri ve çeşitli meslek örgütlerinin temsilcileri katılacaklar. Bir anlamda halkın katılımı demektir. Temsili demokrasilerde çok daha geçerli ve önemlidir. Gerçekçi bir yöntemdir onu sağlamaya çalışacağız. Geçmiş dönemlere göre bu yemin törende daha fazla yabancı devlet adamının geldiğini göreceğiz. Buda Türkiye'nin ne denli dışarıda itibarının, saygınlığının, etkinliğinin arttığını göstermektedir. Türkiye Dünyada ilgi odağı haline gelmiştir. En son STANDARD & POOR'S yaptığı açıklamada "Türkiye'nin göz kamaştırıcı büyümesini gözden kaçırdıklarını" ifade etmek durumunda kalmıştır. (Bir itiraf gibiydi. )Türkiye şuanda; bütün dünyanın dikkatle izlediği, Türkiye'nin yol haritasını, kamuoyunun Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a verdiği desteği ilgiyle ve yakından izlemektedir ve yemin merasiminde bulunmak suretiyle de hem tarihi güne tanıklık etmek hem de Türkiye ile dostluklarını geliştirmek istemektedirler. Buda ülkemiz geleceği açısından önemli bir kazanımdır" 


Muhalefet mazbatanın üzerinde ‘Türkiye Cumhurbaşkanı’ yazdığı için yemin töreni sonrasında genel kurulda söz almak istiyor. Böyle bir usul olmaz. Türkiye Cumhurbaşkanı ifadesi daha önceki dönemlerde de kullanılmıştır. O günlerde itiraz etmeyenlerin bugün çıkıp itiraz etmek istemesi sadece bir kargaşa çıkartmaktan ibarettir. Devletin etkinliğini ve saygınlığını tartışmaya açmak devlet teamüllerine de sorumluluğuna da uygun değildir. Devlet adamı sorumluluğuna sahip herkesin devletin geleneksel teamüllerini dikkatle takip etmesi gerekir. Ogün Sayın TBMM Başkanı ve Sayın Cumhurbaşkanı dışında kimsenin söz hakkı yoktur. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanına gereken saygı ve ihtimamın gösterilmesi yerine orada bir kısım yorumlarla yapay krizler çıkartmaya çalışmak eski alışkanlık olarak bilinmektedir ki, "herhalde halkçılıktan anlaşılan bu olsa gerektir" deyip gülüp geçmek gerekir.


 12. Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, yemin töreni sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışması için önerge hazırhazırlanıyor. 62. Hükümetinin kurulması ve güven oylamasının yapılması, yarım kalan; maden işçilerine yönelik iyileştirmeler, kamu alacaklarının yapılandırılması ve 30 bin öğretmen ataması gibi düzenlemelerini içeren milyonların beklediği  "torba kanun" görüşmelerine devam edilecek.  Savaş ortamında bile çalışan bir parlamentonun sıcakları, tatili bahane ederek çalışmaması söz konusu olamaz. Torba Yasa çıktıktan sonra 15-20 gün Meclis yasama tatiline girer diye düşünüyoruz.”


CHP'nin 18. kez Olağanüstü Genel Kurulu yapacak olmasını değerlendiren Uslu, "Genel Kurulkolik" olma hali olarak değerlendirdi. Uslu, "Parti içi disiplinle, parti içi demokrasi sanılan ama gerçekte laçkalaşmış iki uç arasında bir denge kurmak gerekiyor. Çok sayıda Olağanüstü Genel Kurul yapmak doğru sonuçlara ulaşmak anlamına gelmiyor. Nitekim halkın seçtiği Cumhurbaşkanına gereken ihtimamı saygıyı göstermeyenlerin halkçılık adına sık sık Genel Kurulunu yapıyor olmalarını demokrasi adına çok da anlamlı bulmuyorum. Aslolan bir özeleştiri yapılmalı, sürekli olarak niçin kaybettiklerini sorgulamalılar.


Cumhuriyet Halk Partisinin temel sorunu kimin Genel Başkan olacağından çok nasıl bir Cumhuriyet Halk Partisi? Nasıl bir Genel Başkan? sorusudur. bu sorulara cevap ararlarsa kendi ilkeleri ile barışık, "dışarıdan ithal adaylarla yola devam etmenin zorluğunu zaten görmüş olmalılar. Hatta anlamış olmalılar" diye düşünürken bugün yeniden bir kısım sağcı bilinen zevata davetiyeler çıkartıldığını görmekteyiz. Zaten bizim söylememiz gereken şeyleri "ince ince" söyleniyor.  CHP'de yıllar yılı hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Her yapılan olumlu çalışmaya sonucuna bakmaksızın kitlelerin bundan ne kadar yararlanıp yararlanmayacağına bilmeden tepki gösteren istemezükçü bir anlayış var.


Biz AK Parti 1. Olağanüstü Genel Kurulunu yaparak Genel Başkanımızı seçip yolumuza devam edeceğiz  Bizim için kaptan köşkünde kimin oturduğunun önemi yok. Yol haritamız bellidir ve bu bir nesil hareketidir. Bugün 26 Ağustos 1971 Malazgirt savaşının 943. Yıldönümü AK Parti misyonunu ve sorumluluğunu Sultan Alpaslan'ın tarihi medeniyet yürüyüşünden almıştır. Bu nedenle biz "Fani Şahsiyetler Değil Baki Hakikatler" davasıyız. Bizden önce başlayan ve birçok ağır bedeller ödemiş Türkiye'yi demokratikleştirmek, değiştirmek, dönüştürmek, muasır medeniyete ulaştırmak, halkın kendi değerleri ile yaşamasını sağlamak konusunda önemli bir çığır açılmıştır. Bu köklerini tarihten almaktır. Dava ne kadar büyükse bu davayı omuzlayan insanlarda o kadar büyük insanlardır ve büyük davaların insanı olduklarını da bundan önceki süreçlerde de şimdi de özverileriyle kanıtlamışlardır. Parti içerisinde bir sert rekabet ya da bölünme yarışı yerine tam tersine birlikteliğe, ortak akla, coşkuya önem veren öne çıkartan bir sorunlu yaklaşımla hareket edilmiştir. AK Partinin istikrarı, bütünlüğü Türkiye'nin gelişmesiyle, büyümesiyle, dönüşmesiyle, reformlarıyla eşanlamlıdır diye düşünmek lazım" dedi.






Son Güncelleme: 26.08.2014 18:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.