‘Sendikalıyı işten çıkarmak yasaklanmalı’

Hak-İş Kadın Komitesi tarafından ‘Sendikal Harekete Kadın Katılımını Artırma Projesi’ kapsamında Ankara’da...

‘Sendikalıyı işten çıkarmak yasaklanmalı’

Hak-İş Kadın Komitesi tarafından ‘Sendikal Harekete Kadın Katılımını Artırma Projesi’ kapsamında Ankara’da...

15 Aralık 2014 Pazartesi 18:36
 ‘Sendikalıyı işten çıkarmak yasaklanmalı’


Hak-İş Kadın Komitesi tarafından ‘Sendikal Harekete Kadın Katılımını Artırma Projesi’ kapsamında Ankara’da 8. Sendikal Kadın Eğitimi programı gerçekleşti. Eğitim Programına; AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, Aksaray Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı İlknur İnceöz, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, Çelik-İş Sendikası Genel Başkanı Cengiz Gül, Oley-İş Genel Başkanı yaklaşık 10 ilin kadın temsilcileri katıldı.


AK Parti Çorum Milletvekili, TBMM İdare Amiri ve Hak-İş Konfederasyonu Onursal Genel Başkanı Salim Uslu, eğitim toplantısında yaptığı konuşmada şöyle dedi: “12 milyon civarında işçi var ve 1 milyon sendikalı işçi var. Eğer  %11’leri %21-%31’lere çekebiliyorsak sendikalı sayını artırmamız gerekir. Sosyal model oluşturmanın ve bu model içerisinde kadına güç kazandırmanın yegâne yolu sendikalı işçi oranını artırmaktan geçiyor. Demokrasi olmadan sendika olmaz. Sendika olmadan da güçlü kazanımlar olmaz. Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde Hak-İş en ön saflarda yer almışsa şuna inanmıştır ki; İnsan fıtratı, aklı, zekası, yeteneği, en çok özgür ortamlarda gelişir. Bilerek ve inanarak, Türkiye’nin karanlık günlerden aydınlığa evrilmesi için ya da darbe muhtıra tonlaması ile yapılan kimi sözde yargı girişimleri gibi bütün bunlara karşı oluşumuz, dik duruşumuzun sebebi; insan yeteneğinin ancak demokratik, özgürlükçü ortamlarda gelişeceğine inandığımız içindir” dedi.


AK Parti iktidarında siyasal, ekonomik, sosyal anlamda ne yapılmış ne söylenmişse bunu en çok bilen, tanıyan, istifade eden, en önce hisseden kadınlardır diyen Uslu, Annenin; Türk’ü, Çerkez’i, Kürdü, Laz’ı olur mu? Ana anadır.  Bugüne kadar sıkıyönetimler, olağan üstü haller, faili meçhuller rutin dışına çıkmalar aklınıza gelen ne kadar yöntem varsa hepsi uygulanmış ve halâ her sabah kalktığımızda acaba bugün eşimizden, evladımızdan, dostumuzdan kötü bir haber alacak mıyız endişesiyle ilk önce haberlere bakıyor, kaygılanıyorsak Çözüm süreci ya da Toplumsal Barış” bizim için önem atfediyor demektir. Toplumsal Barışı zedeleyen, torpilleyen, tehdit eden ne kadar eski alışkanlık, olgu, çatışma hali varsa bütün bunları reddedip bugüne kadar beğenilmemiş yöntem olarak barışı, çözümü öne çıkartmak sadece cesaret işi değil aynı zamanda bir erdem işidir. Kadınların da en çok sahiplenmesi, önemsemesi gereken bir durumdur. Gerekçe ne olursa olsun hiçbir evladı anadan, eşinden ayırmak gibi bir fantazi olmaması, hangi ideoloji, slogan, siyasal iktidar tutkusu adı ne olursa olsun cana kıymamak gerekiyor.”


Daha önceki yıllarda devletin bütçesinde ilk sırayı Milli Savunma Bakanlığının aldığını, ancak 2015 yılında Milli Eğitim Bakanlığının birinci sırada olduğunu hatırlatan Uslu, 3. sırada ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “1999 yılında zamanın Maliye Bakanı Sümer Oral Konuşmasında diyor ki, ‘Devlet Bütçesi bir çıkmazın içerisine sürüklenmektedir. Faiz ödemeleri bütçeyi kilitlemiştir’ bugün bunu konuşuyor muyuz? Hayır. Daha fazla hak, kadro, ücret, sendikalaşma, yatırım diyoruz. Çünkü biz yaşamdan, gelecekten ve bu hükümetten umudumuzu geçmişteki gibi kesmedik. Tam tersine her gün bir önceki döneme göre ümidimiz artmış oluyor. Şimdi alan el değil veren el olduk. Bütçesine göre en çok yardım eden 3. Sırada ülke konumunda olduk. Buda Türkiye’ye ve Türk Halkına çok yakışmakta ve bizim kültürümüze de son derece uygun düşmektedir.


1999 yılında zamanın Maliye bakanı Sümer Oral yılsonunda enflasyon oranları %44’den yüzde %50 yükseltilecek. Memur zammı %15 olması bekleniyor diyor. Bize diyorlar ya sadaka dağıtıyorsunuz diyorlar. Enflasyon ne olmuşsa o oranda zam yapmak bizim görevimiz, sorumluluğumuzun gereğidir. Yoksa Sayın Oral’ın dediği gibi enflasyonun %50 olduğu yerde %15 zam veriyorsanız o zaman bu toplumu namerde muhtaç ediyorsanız. Çıkıp da biz siyaset yapıyoruz. Biz yönetiyoruz demeyin. Çünkü size akıl veren, akıl daneler başka. Siz başkasının aklına, eline, himmetine muhtaçsınız. İşte biz onu kaldırdık. Bağımsız Türkiye gerçekten böyle oluyor. Bağımsız Türkiye demek, özgür Türkiye, örgütlü toplum, özgür insan demek, aslında biz olmak, kendimiz olmak demektir.


Öz Orman- İş Sendikası Uzmanı tarafından yapılan araştırmaya göre, kadınların sendikalardan uzak olmasının nedenleri şöyle sıralanmaktadır; Kadınlar sendikanın kendilerine ne bakımdan faydalı olacağını yeterince bilmiyor, Aile ile ilgili sorumlulukları yüzünden zamanı yetersiz kalıyor, Onlara bu konuda yol gösteren olmuyor, Sendikalar hakkında oluşturulan olumsuz algıdan etkileniyor, Sendikalar kadınların ihtiyaçlarına yeterince ağırlık veremiyor, Erkeklerin egemenliğinden olumsuz etkileniyor, İşverenden çekiyor, Kocası engel oluyor, Üye aidatı ödemek istemiyor, Üye olmak için yeterli özgüvene sahip değil. Bu çalıştay bu tespitleri ortadan kaldıracak argümanları, ihtiyaç duyulan mevzuat düzenlemelerini ve çözümleri üreterek ortaya koymalıdır.


Hangi işveren, hangi gerekçe olursa olsun sendikalı işçiyi keyfi nedenlerle işten çıkartmasının bedelini sadece bir ekonomik müeyyide ile önleyemeyiz, koyamayız, caydıramayız. Sendikalı oldu diye işten çıkartmak sadece ayıp ve günah değildir. Aynı zamanda yasak olmalıdır.”


Ahmet Arif’in  ‘Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.’ Sözleriyle konuşmasını bitiren Uslu, “Gelin Yeni Türkiye’ye, toplumun, çocuklarınızın geleceğine gözlerinizi kapamayın” dedi.




Son Güncelleme: 15.12.2014 18:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.