Ülkücülerin heykel tepkisi

Çorum Ülkü Ocakları Diyarbakır’da mezarlığa PKK’lı teröristin heykelinin dikilmesine sert tepki gösterdi.

Ülkücülerin heykel tepkisi

Çorum Ülkü Ocakları Diyarbakır’da mezarlığa PKK’lı teröristin heykelinin dikilmesine sert tepki gösterdi.

18 Ağustos 2014 Pazartesi 19:47
 Ülkücülerin heykel tepkisi


Çorum Ülkü Ocakları Diyarbakır’da mezarlığa PKK’lı teröristin heykelinin  dikilmesine sert tepki gösterdi.


Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Hattab İmal’ıın öncülüğünde bazı sendika başkanları ile bir grup ülkücü akşam saatlerinde Hürriyet Meydanı’nda toplandı.


Ellerinde Türk Bayrakları bulunan ülkücüler, bir yandan tekbir getirerek  “Apo’nun p.çleri durduramaz bizleri, ne mutlu Türküm diyene’ sloganları attı.


Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler ile sivil polislerin önlem aldığı eylem,  Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Hattab İmal’ın yaptığı basın açıklamasının ardından sona erdi. Eylem sırasında kimliği belirsiz bir kişinin ülkücülere sözlü sataşmada bulunması üzerine kısa süreli arbede yaşandı.


Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Hattab İmal, Türkiye’nin dış güçlerin ve içeride destekçilerinin iştirakiyle teşkil edilmiş fitne ve husumet cephesinin kuşatması altında olduğunu söyledi. İktidarın milli iradeyi sadece oydan ibaret sayarak ülkeyi bölünmenin eşiğine getirdiğini iddia eden İmal, ihanet zincirinin son halkasının Diyarbakır’da açılan terörist mezarlığına dikilen vatan haininin heykeli olduğunu ifade etti.


İmal, açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “  Candan aziz vatanımız dış güçlerin ve içerdeki destekçilerinin iştirakiyle teşkil edilmiş fitne ve husumet cephesinin kuşatması altındadır. Milli iradeyi sadece oydan ibaret gören, mukaddes değerlerimizi hiçe sayan, milletimizin dini duygularını sömüren iktidar ülkemizi bölünmenin eşiğine getirmiştir. Başbakan ve avanelerinin açılım adını verdiği ihanet sürecine her geçen gün yeni bir halka eklenmekte, yaşanan gelişmeler karşısında sözde hükümet üç maymun misali bir tavır takınmaktadır. Bu tavır bölücüleri cesaretlendirmekte, asla kabul edemeyeceğimiz isteklerin hiç bir engelle karşılaşmaksızın hayata geçmesiyle sonuçlanmaktadır. İhanet zincirinin son halkası ise Diyarbakır'da açılan terörist mezarlığına vatan haini bir insan müsveddesinin heykelinin dikilmesi olmuştur.


Türk tarihi bugüne kadar koltuklarını korumak uğruna iradelerini dış güçlere teslim etmiş, milletinin değil hamilerinin emrine amade olmuş pek çok yönetici görmüştür. Ancak hiç bir dönemde ihanet bu kadar açığa çıkmamış, Türk Milleti ve Devleti hiç bu kadar aciz bir duruma düşürülmemiştir. Bugün geldiğimiz noktada milletimize hizmetle yetkilendırıienler Amerika ve israil'in payandalığı için yarışa girmişleridir. Vatan hainlerini kahraman gibi karşılayan, Oslo görüşmelerinde görevi terörle mücadele etmek olan devlet görevlilerimizden rahatsız olup olmadıklarını yine teröristlere soran, inen bayrağı sadece provokasyon olarak nitelendiren kuklalardan teröristin heykelinin dikilmesine tepki göstermelerini beklemek abesle iştigal olacaktır.


Merakla cevabını beklediğimiz hususlar şunlardır:


Cumhurbaşkanı olan malum şahsiyet bayrak indirildiğinde asıl bedeli kendisi ödemesi gerekirken teröristlerin heykeli dikildiğinde de yine askeri ve polisi mi sorumlu tutacaktır? "Türkiye kazanacak, demokrasi kazanacak, evlatlarımız, annelerimiz, babalarımız kazançlı çıkacak" diyerek çıktığı bu ihanet yolculuğunda analarımızın canını yakan, ocaklara ateş salan teröristlerin heykelinin dikilmesi karşısında yine nasıl bir mağduriyet tiyatrosu sahneleyecektir? Günümüzün moda tabiri "Yeni Türkiye" dedikleri bu mudur?


AKP'nin malum başdanışmanı ile yıkımdan sorumlu Başbakan Yardımcısı ısmarlama mülakatlarına yenisini ekleyerek; "Aman süreç zarar görmesin" safsatalarıyla bunu da sıradan bir vaka olarak yorumlayacak, vakitsiz vuku bulan sıradan bir sorun olarak değerlendirecek midir?


Türk bayrağının açılmasını provokasyon olarak nitelendirerek kolluk kuvvetlerini vatan evlatlarına saldırmak üzere görevlendirenler, devletin tabelasından ve hafızasından Türklüğü çıkarmak adına "T.C" tabelalarını sökenler, andımızı kaldırmayı demokratikleşme adımı olarak lanse edenler canlarına kasteden teröristlerin heykelleri dikilirken niçin bir tane dahi güvenlik görevlisini oraya göndermemiştir?


Uzun Hasan'ın diyarı Diyarbakır'da yaşanan bu kepazeliğe yetkililer bir an önce müdahale etmeli ve heykel yıkılmalıdır. Diyarbakır topraklarında bir anıt dikilecekse o da Uzun Hasan'ın olmalıdır.


Ülkücü Hareket Türkiye ve Türk Milleti'nin dara düştüğü, çıkmaza itilmeye çalışıldığı her dönemde umut ışığı olmuş, karanlık tüneli aydınlatmıştır. Siyasi tabloya bakacak olursak bölücü ve ayrıştırıcı siyasete, bu ihanet sarmalına kayıtsız şartsız dik duruş gösteren yegane yapı da Ülkücü Harekettir, Yaşanan bu rezilliği hiçbir vatandaşımızın sindiremeyeceğine inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmek adına herkesi üzerine düşen görevi yapmaya ve ihanete dur demeye çağırıyoruz. Ülkemizin yarınları için kaybedecek bir saniyemizin dahi olmadığını düşünüyor; milli, müreffeh ve büyük Türkiye'yi yeniden inşa etmek adına herkesi kutlu sancağımız altında toplanmaya davet ediyoruz."




Son Güncelleme: 18.08.2014 19:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.