Dünya futbol tarihinin en onursuz golü

Elvan Yılmaz'dan bir futbol yazısı diyemiyoruz, çünkü futbolu anlatırken, başka şeyleri de anlatıyor...

Dünya futbol tarihinin en onursuz golü

Elvan Yılmaz'dan bir futbol yazısı diyemiyoruz, çünkü futbolu anlatırken, başka şeyleri de anlatıyor...

16 Eylül 2018 Pazar 13:30
Dünya futbol tarihinin en onursuz golü
banner123

ELVAN YILMAZ

İçersinde bulunduğumuz Eylül ayı dünyada ve ülkemizde birçok kara günün yaşandığı, acıların katlandığı bir ay olarak betimlenir. Dünya tarihine kara bir leke olarak geçecek günleri burada sıralamaya kalksam, mutlaka eksik bırakırım.

Bu ayların (eylül) birinde futbol tarihinde önemli bir olay yaşandı.

Önce kısa bir girizgâh yapayım.

Futbol irrasyonel bir oyun olduğunu,  sporun spor, kültürün kültür olduğunu safça düşünenler, uluslararası turnuvalarda yurtseverliklerin kapışması ve enternasyonalizmi görmezlikten gelirler.

Neticede Galeano felsefesi gibidir futbol, “Futbol asla sadece futbol değildir”.

Batı Almanya'da düzenlenecek 1974 Dünya Kupası'na Avrupa'dan sekiz, Güney Amerika'dansa iki takım elemelerden direkt olarak katılma hakkı kazanacak, ayrıca Avrupa'dan bir takımla Güney Amerika'dan bir takım baraj maçları oynayacak, kazanan takım da Dünya Kupası bileti alacaktı.

Statü bugünküne göre farklıydı; Avrupa elemelerinde 9 grup vardı ve baraj maçı oynayacak takım grubunu en az puanla bitiren lidere göre değil, kurayla 9 grup birincisi olarak belirlenmişti. Böylece Avrupa 9 gruptan Sovyetler, Güney Amerika 3 gruptan da Şili lider olarak çıktı.

11 Eylül 1973'te Şili'nin faşist diktatörü Agusto Pinochet, 1970'de serbest seçimle iktidara gelen sosyalist Salvador Allende iktidarını kanlı bir darbeyle devirmiş; binlerce insan işkencelerden geçirilmiş, binlercesi katledilmiş, Allende de darbeye direnirken katledilmişti.

Baraj maçının ilk ayağı 26 Eylül'de Moskova'da oynanacaktı, yani darbeden 15 gün sonra üstelik de Allende'nin müttefiki olan ülkenin başkentinde! Sovyetler Pinochet'nin hükümetini tanımamış, Şili'yle bütün diplomatik ilişkisini kesmişti.

Pinochet de bütün Şili vatandaşlarının ülkeden çıkışını yasaklamıştı. Üstelik de Şili milli takımında Carlos Caszely, Leonardo Véliz gibi Allende yanlısı oyuncuları vardı, bunların SSCB'ye iltica etmesi veya dış basına konuşmasından korkan rejim son anda takıma izin verdi.

Bu şartlarda maçın oynanıp oynanmayacağı tartışmalıydı. İşi abartanlar Sovyetler'in Şili'deki tutuklulara karşı tüm Şili takımını tutuklayacağından bahsediyordu. Gazetecilerin ve kameraların girmesinin yasaklandığı maç gergin bir havada oynandı ve 0-0 sona erdi.

İkinci maç Santiago'da Estadio Nacional'de oynanacaktı. Sovyetler yüzlerce politik tutuklunun işkenceden geçirildiği, öldürüldüğü bu stadda oynamayı reddetti. Maçın tarafsız bir ülkede olmazsa Şili'de başka bir stadda oynanmasını talep etti. FIFA ve Şili teklifleri reddetti.

FIFA stada bir heyet gönderdi ve heyet stadyumun çimlerinin futbola elverişli; ölçülerinin standartlara uygun ve tribünlerin düzenli, temiz olduğunu ayrıca stadyumda politik tutukluya rastlanmadığını, sadece kimliği tespit edilememiş olan bazı şahısların alıkonulduğunu belirtir.

Oysa denetimin yapıldığı anda bile birçok politik tutuklu stadda tutulmaktaydı, yalnızca heyetin göremeyeceği yerlere saklanmışlardı. Sovyetler Birliği bu tiyatroyu kabul etmediğini ve kanla sulanmış bir staddaki maça çıkmayacağını açıkladı. Ancak tiyatro burada bitmeyecekti.

Sovyet milli takımı Şili'ye ayak basmadı. FIFA da Şili'nin maçı 2-0 hükmen kazandığını açıkladı. Ancak buna rağmen ilan edilen gün ve saatte maçın sembolik olarak oynanacağını açıkladı. Şili takımı dolu tribünler önünde karşısında rakip olmaksızın sahaya çıktı.

Avusturyalı hakem Erich Linemayr başlama düdüğünü çaldı, Şilili oyuncular santrayı yapıp bomboş yarı sahayı arşınladıktan sonra 'Sovyetler' kalesine gollerini attılar.  Fakat Şili milli takımında Sovyet kalesine gitmeyi reddeden birisi vardır; Carlos Caszely. Şili halkı onu taparcasına sevmektedir. Darbeye karşı çıkan Caszely sahaya zorla çıkarılmıştır.  O arkadaşı Veliz’le  koşmayı reddedip koşan arkadaşlarının ardından bakmakla yetinip, onursuzluğa karşı çıktı.

Ve bu gol o tarihten bu yana, ‘Dünya futbol tarihinin en onursuz golü’ olarak futbol tarihinin kara sayfasında yer alır.

Caszely’yi 10 yıl sonra jübilesinde seksen bin insan uğurlar…
Evet, futbol sadece futbol değildir.
  Carlos Caszely’a bin selam olsun…

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
N.Kurt 2018-09-17 10:23:04

Elvan sen Çorum'a bir kaç beden büyük gelirsin. Senin gibi düşünsel, çok yönlü bilgili entellektüel bir adamın var olması Çorum için bir şanstır. Gazeteciliği bırakıp uzun süre bu işten uzak durman Çorum'un şansızlığıdır.

Avatar
Adem 2018-09-17 09:25:45

Harika bir yazı. Olayın üstünden 45-50 yıl geçmiş. Peki olası bir durumda günümüzde bu duruşu yapabilecek adam var mı? Demek ki özgürlük kavramı 50 yılda pek de bir yol kat etmemiş.