‘Katliama sessiz kalamayız’

Doğu Türkistan yeni bir katliamın eşiğinde. Bölgede uygulanan Çin rejimiyle 50’den fazla Müslüman hayatını kaybetti.

‘Katliama sessiz kalamayız’

Doğu Türkistan yeni bir katliamın eşiğinde. Bölgede uygulanan Çin rejimiyle 50’den fazla Müslüman hayatını kaybetti.

02 Temmuz 2013 Salı 12:26
 ‘Katliama sessiz kalamayız’


26 Haziran tarihinde Doğu Türkistan'ın Turfan bölgesinde Uygur gençlerinin, Çin devletinin Doğu Türkistan’a uyguladığı asimilasyon politikalarına tepki göstermek üzere düzenlediği gösterilerin ardından bölgede yoğun çatışmalar başlamıştı.

Olayların ardından güvenlik önlemlerini artıran Çin, Doğu Türkistan’da Müslümanlara zulmediyor.

Doğu Türkistan’da yaşanan katliama Müslümanların sessiz kalmalarının mümkün olmadığını belirten Özgür-Der Çorum Şube Başkanı Bülent Gökgöz, “Doğu Türkistanlı Müslüman kardeşlerimize yönelik emperyalist Çin zulmü durdurulmalıdır.” dedi.

2000 yılı aşkın bir tarihi ve geçmişi olan Doğu Türkistan coğrafyasının 12 asırdır İslam kültürüyle yoğrulmuş kadim bir medeniyet merkezi olduğunu ifade eden Gökgöz, “18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Çin istilaları ile karşılaşan, 1955'te resmi olarak Çin'in otonom bölgesi ilan edilen ve ismi ‘Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ (İşgal edilmiş topraklar) olarak değiştirilen Doğu Türkistan, halen Çin işgali altında. Dünyada komünizmin çökmesiyle beraber Çin, kapitalist kalkınma yöntemleri ile emperyalist politikalar izlemektedir.” diyerek Doğu Türkistan’da yaşanan vahşetle ilgili şu açıklamalarda bulundu;

‘KARDEŞLERİMİZ AYNI ZULÜMLE KARŞI KARŞIYA’

“Başta İslami eğitim, sembol ve ibadetlerin yasaklandığı, oruç tutmanın ve camiye gitmenin yasaklandığı, temel insani hakları ellerinden alınan, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kısıtlandığı, genç kızlarının fuhuşa, erkeklerinin uyuşturucu gibi nesilleri ifsad eden sapkınlıklara zorlandığı, yurtlarından sürülen ve sistematik soykırıma maruz kalan kardeşlerimiz yine aynı zulümlerle karşı karşıya.

Şu günlerde Doğu Türkistan'ın Urumçi ve Turfan kentinde başlayan olaylarda Doğu Türkistanlı 50 Müslüman kardeşimiz katledildi. Doğu Türkistan'ın Kaşkar kentine bağlı tüm kasaba ve yerleşim birimlerine emperyalist Çin rejimi tarafından tank ve panzerler yürütüldü. Çin yönetimi Doğu Türkistan topraklarında terör estiriyor. Uygurlu yüzlerce Müslüman kardeşimiz Çin zindanlarına götürüldü ve kendilerinden haber alınamıyor. Hastaneler ile taksi ve halk otobüsü gibi araçlara sakallı-peçeli insanların binmesi yasaklanmış durumda. Bütün dükkân, şirket ve ticarethanelere ani baskınlar düzenleyen işgalci Çin yönetimi, İslami DVD, VCD ve kitap gibi sesli görüntülü materyalleri suç kapsamında sayıyor. Hemen her noktaya yerleştirilen seyyar barikatların, katliamdan kaçmak isteyen Uygurlu Müslümanları engellemeyi hedeflediği ortada.

‘İNSANLIĞA YAPILAN ZULÜM KABUL EDİLEMEZ’

2009 yılındaki Urumçi katliamına benzer katliamın yaşanmasından endişe ediyoruz. Dünyanın neresinde olursa olsun, kimden gelirse gelsin, hangi gerekçe ile yapılırsa yapılsın, dini, ırkı, rengi ve coğrafyası ne olursa olsun insanlığa yapılan her türlü zulüm, işkence ve öldürme gibi eylemler asla kabul edilemez. Kaldıki orada yaşayanlar ümmetin parçası mazlum Müslümanlar kardeşlerimizdir.

İslam'a ve değerlerine karşı birleşen güç odaklarını, dün Gezi Parkı’nda bugün ise Mısır'ın Tahrir Meydanı'nda görmekteyiz. Tüm bu güçler İslam coğrafyalarında yaşanan katliam ve zulümlerin, despotizmin devam etmesini arzuluyorlar. Ancak Müslümanlar artık korku duvarlarını aşıp mücadeleyi üstleniyorlar elhamdülillah. Bizler de parçalara ayrılmış dağınıklıktan kurtulup topluca yüce Rabbimizin vahyi etrafında kenetlenip sorumluluklarımızın farkında olmalıyız. Artık şu görülmelidir ki küfür milletine karşı Peygamberimizin buyurduğu gibi Müslüman Müslümanın kardeşidir ilkesi gereğince ümmet şuuruyla hareket etmeli, zulüm kimden gelirse gelsin hak adına karşısında durmalıyız.

‘BU KATLİAMA KARŞI DURMALIYIZ’

Filistin, Afganistan, Çeçenistan, Burma, Suriye, Arakan, Doğu Türkistan vb. İslam coğrafyalarında Müslüman kanı akıtılıyor. Hayata dair ilkelerimizi, düşüncelerimizi ve eylemlerimizi belirleyen en temel değer hayat kitabımız Kur'an'ı Kerim olduğuna göre siyasal, sosyal ve ekonomik yaşam içerisinde gelişen her türlü olay karşısında Rabbimizin rızasını gözeterek konumumuzu belirlemek ve tavır almakla mükellefiz.

Başta Türkiyeli Müslümanlar ve tüm dünya Müslümanları Rabbimizin kitabında emrettiği kardeşlik ilkesi gereğince gücümüzün yettiği her türlü imkânı seferber ederek bu zülüm ve katliamlara karşı durmalarını, ancak bu şekilde ahirette kurtuluşa ereceğimizi hatırlatıyor ve başta Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz olmak tüm mazlumların bu katliam ve zulümlerden biran evvel kurtulmalarını rabbimizden niyaz ediyoruz.”





Son Güncelleme: 02.07.2013 12:30
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.