Hitit Üniversitesi ve Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) işbirliğinde düzenlenen ‘Proje Döngüsü...
Hitit Üniversitesi ve Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) işbirliğinde düzenlenen ‘Proje Döngüsü Yönetimi Eğitimi’ projesi kapsamında 74 kişi katılım belgesi aldı.
Hitit Üniversitesi ile TÜMSİAD organizesinde 19-22 Aralık tarihleri arasında ‘Proje Döngüsü Yönetimi Eğitimi’ projesi gerçekleştirildi. Proje kapsamında eğitim gören katılımcılara bugün saat 11.00’de Hitit Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle katılım belgeleri verildi.
Törene Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, MYO Öğretim Görevlileri Mehmet Aydınkal ile Doğan Demirci, TÜMSİAD Şube Başkanı Abdurrahman Kılıç, İnovasyon Takım Kurulu Başkanı Hüseyin Gazi Karakuş, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile dernek üyeleri katıldı.
Proje Döngüsü Yönetimi Eğitimi hakkında katılımcılara bilgi veren TÜMSİAD İnovasyon Takım Kurulu Başkanı Hüseyin Gazi Karakuş, “Dünyada inovasyonda ilk sıraları alan ülkelerin gelişmiş ülkeler olmasının rastlantı olmadığının hepimiz farkındayız. Bu ülkelerde inovasyonun önemi ‘Ya inovasyon yap ya öl!’ şeklinde duyuruluyor. Bu farkındalığın getirdiği bir eylemin sonucu olarak da TÜMSİAD, bütün şubelerinde bir inovasyon takımı oluşturdu. Bu takım içerisinde sanayici temsilcileri ve üniversite elemanları başta olmak üzere geniş bir yelpazede katılım ve katılımcılar arasında bilgi alışverişi gerçekleştiriliyor.” dedi.
TÜMSİAD Çorum Şubesi inovasyon takımının 2013’ün Eylül ayı itibariyle oluşturulduğunu hatırlatan Karakuş, “Biliyoruz ki açığımızı kapatmak için çok daha fazla çalışmalıyız. İnovasyon takımı olarak şöyle bir iddiamız yok; Bize gelen her fikri değerlendiririz ve gerçekleştiririz ya da biz yeni fikirler buluruz. Fakat şunda iddialıyız; bize yeni fikirlerle gelen insanları konularında uzman kişilerle buluşturabiliriz, yönlendirebiliriz, o sektördeki işadamları ile görüştürebiliriz. TÜMSİAD’ın ulusal bazda farklı sektörlerde yaklaşık 25000 üyesi var. Bu gücü kullanarak mümkünse projelerini hayata geçirebiliriz.” diye konuştu.
Türkiye’de ARGE kültürünün hangi aşamada olduğunu herkesin bildiğini vurgulayan Karakuş, şöyle devam etti; “AB 2012 yılında Türkiye’ye 860 Milyon Euro hibe etti. Planlanan rakam 1,6 milyar Euro. Bu fonlar, hibe projeleri aracılığıyla bölgesel kalkınmaya mali destek sağlamak ve yeni fikirlere, girişimcilere hayallerini gerçekleştirme imkânı sağlamak amacıyla veriliyor. Öncelikle AB üyesi ülkeler, daha sonra da aday ülkelere destek sağlamak amacıyla oluşturulmuş bir mekanizma. Özellikle müzakere sürecinin başlamasıyla, AB'den Türkiye'ye gelen yıllık fon miktarı iki katına çıktı. Bu fonlardan yararlanmak için AB tarafından ilan edilen proje çağrılarına başvuruda bulunmak ve proje sürecini yürütmek ve tamamlamak gerekiyor. Bu süreci başarılı bir şekilde yönetebilmek amacıyla da AB'de ‘Proje Döngüsü Yönetimi’ sistemi benimseniyor. İşte bahsettiğimiz bu eğitim, bir proje fikrinin nasıl yazılacağının, bileşenlerinin anlatıldığı, değerlendirmede hangi kriterlere dikkat edileceği, nasıl sonuçlandırılacağının ‘mantıksal yaklaşımının izah edildiği bir eğitim faaliyeti.”
‘Türkiye'yi marka haline getireceğiz’
TÜMSİAD Şube Başkanı Abdurrahman Kılıç ise, ana hedeflerinin yerel ve evrensel değerlere sahip, azim ve kararlılıkla bütün insanlığa hizmet eden, dürüst, dinamik ve çalışkan, gelişime açık, geleceğin dünyasında söz sahibi olan, Türkiye'yi marka haline getirecek iş adamları kuşağı oluşturmak olduğunu belirterek, “Hedefimiz 70 milyon, ama biz 7 milyara talibiz. ‘Yerel Değerlerden Küresel Liderliğe’ sloganıyla yola çıkan ve 2005 yılında kurulan TÜMSİAD, şu an Türkiye genelinde 57 şube ve 13000 üye ile ülkemizin önde gelen STK’larından birisi. 2010-2011 ve 2012 yıllarında Avrupa KOBİ Haftası’nda 37 ülkenin katıldığı STK’lar arasında birincisi olan ve etkinlik sayısı itibariyle de Türkiye’nin birinci olmasını sağlayan bir sivil toplum kuruluşuyuz. Birçok ülkede iş temsilciliklerimiz var. Bizler bu potansiyelimizi değerlendirmek, harekete geçmek, Çoruma ve ülkemize hizmet etmek gayretindeyiz.” şeklinde konuştu.
TÜMSİAD olarak bu ve benzeri eğitimlerin ileride yapılacak olan faaliyetler için bir tohum olduğuna inandıklarını kaydeden Kılıç, şöyle dedi: “İnşallah, bu tohumların verdiği meyveleri de görme imkanımız olacak. Bu tohumun yeşermesi ve meyve vermesi için TÜMSİAD olarak her türlü işbirliklerine kapımız sonuna kadar açık. Bu hizmet bizim memleketimize ve insanlarımıza boynumuzun borcu. Çorum’da AB mali yardım kapsamında toplam 60 projeye hibe desteği sağlandı. Bu 60 projeye sağlanan destek 8.1 milyon Euro'dur. Türkiye genelinde başarı değerlendirmesinde Çorum sağlanan hibe desteği itibariyle 14. sırada yer almakta. Niçin Çorum 4. sırada yer almasın, niçin 1. sırada yer almasın? Bunlar hayal olarak gözükebilir, ama biz inanıyoruz ki, bu ve benzeri eğitimlerin sayesinde Çorum daha da ileriye gidecek, sosyal projeler yerini istihdam projelerine bırakacak, istihdam projeleri yerini Ar-Ge ve nihayetinde inovasyona bırakacak.
Çorum’un leblebisi, unu güzel. Hepinizin bildiği gibi kısa süre içerisinde Teknokent açılacak. Peki Ama neden ikinci bir cip fabrikası Çorum'da kurulmasın. İşte bizler buna talibiz ve istiyoruz. Bunun için de niyetimiz hizmet etmek ve çalışmak. Arı misali ve inanıyoruz ki, biz çalıştıkça elbette bal olacak. İnşallah bu hayallerimizin gerçeğe dönüştüğünü hep birlikte görürüz.
‘Mürşidin Himmeti, Müridin Gayretine Göredir.’ sözünden hareketle bize düşen gayret etmek, çalışmak. Burada TÜMSİAD olarak gerek üniversite, gerekse diğer sivil toplum örgütleri ile olsun her türlü işbirliğine açık olduğumuzu tekrar belirtmek isteriz.”
Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan da yaptığı konuşmada, üniversitede yaşanan gelişmelerle ilgili özet bilgiler verdi.
Rektör Alkan, plastik ile AR-GE’nin buluşması sonucunda değersiz bir ürünün değerlendiğini hatırlatarak, “2010’a kadar üniversiteye ayrılan bütçenin yüzde 10’u kullanılmış. Biz yüzde 140’a kadar kullandık. Ek ödenek aldık. Üniversiteler her şeyiyle ilk olmak zorunda. Devletimiz bize o kadar çok para veriyor ki, açılışa Sayın Bakan Veysel Eroğlu geliyor. Konuşmasında benden size 6 milyon ödenek diyor. Şu an 40 bin öğrencimizin olması gerekirdi. Kimse yüksekokulu bilmezken, Çorum’da 1976 yılında yüksek okul vardı. Bizimle birlikte kurulan üniversiteler aldı başını yürüdü. Biz 2014’te hala kampüsle uğraşıyoruz. Benim hedefim kampüs olsaydı sene başında görevim bitmişti. Veya Tıp Fakültesi’ne hoca getirmek olsaydı iki sene önce görevimi tamamlamış olurdum. Allah rızası için millete hizmet etmek gerekir.”
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir