Şehircilik Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirlerin ruhundan bahsederken, betonlaşmadan yakındı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de düzenlenen Şehircilik Şurası’nda konuştu. Erdoğan konuşmasında betonlaşmadan ve betonlaşmanın yol açtığı ruhsuz şehirleşmeden bahsetti.
Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Dodurga Belediye Başkanı Mustafa Aydın ve Ortaköy Belediye Başkanı Taner İspir’in katıldığı toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özetle şöyle konuştu:
‘Az önce Sinan’ı dinledik. Şehrin mimaride ruhunu okumanın gönülle ilişkili olduğunu okuduk. Bu işin bir zihinsel yanının olduğu, gönülle ilişkisinin nasıl kurulduğunu okuduk. Çünkü şehirleri inşa ederken, onlara kendi ruhumuzdan da üfleriz, üflememiz gerekir.Şehirler bu açıdan kurucularının, sakinlerinin, üzerinde daha önce yaşayanların adeta aynası gibidir. Hayata nasıl bakıyorsak dünyayı nasıl idrak ediyorsak, yaşadığımız şehirlere de öyle şekil veririz. Bu sebeple ecdadımız çok güzel bir ifadeyle, “Bir şehri aziz kılan, o şehrin sakinleridir, yaşayanlarıdır” derlerdi. Tasavvurumuz nasılsa, şehirlerin mimarisi de öyledir. Yahya Kemal’in tespitleriyle ifade edecek olursak, “Ecdad bir yere yerleşeceği zaman önce mescidini yapar, yanına hamamını kondurur yakında da mezarlığı seçerdi. Selvilerini diker, sonra bunların etrafına evlerini inşa ederdi. Böylece toprak imana gelirdi” diyor.“SELVİ,
ENDAMLI SELVİ NEREDE? MEZARLIKLARDA”
Dikkat edin yeşillik ararsanız nerede bulursunuz? Mezarlıkların olduğu yerde bulursunuz. Bunun dışında maalesef. Selvi, endamlı selvi nerede? Mezarlıklarda. İstanbul’da selviyi bulacaksak Karacaahmet Mezarlığı’nda bulursun, onun dışında bulamazsınız. Bu hale geldik. Bizim kültürümüzde şehirler işte böyle kurulurdu. Şehirlerin sultanı olan, bir semtini sevmenin dahi ömre bedel olduğu İstanbul da böyle bir şehirdir. Şehirlerin anası Kahire de böyleydi.
Şimdi önümde cami, mescit, onun önünde de dikkat edin kuşların evi var. acaba şu anda artık bu kuşlara ev yapmayı düşünen var mı? Böyle bir anlayış kaldı mı? Bu hassasiyet çok önemli. Ve o kuşlar nereye barınacağını, nerede yiyeceğini, içeceğini gayet iyi biliyordu. Bugünkü şehirlerimiz maalesef insan fıtratını değil, bireysel hırsları merkeze alan bir bakış açısıyla inşa ediliyor.
Bu sebeple günümüz şehirleri insana huzur vermiyor. Az önce güzel kızımız ifade etti. Beton, beton, beton. Orada ruh yok, huzur yok. Bu huzuru yeniden bulmak için biz yöneticiler başta olmak üzere tüm belediyelere çok ciddi işler düşüyor. Salonumuzda mimarlarımız, mühendislerimiz var, onların hocaları olan mimarlar da var. inşallah atılacak adımlarda, projelerde bunlar ihmal edilmezse inanıyorum ki şehirlerimiz çok daha farklı, güzel olacaktır.”

HÜRRİYET
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir