Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

‘Dersane kapatmanın bir yolu var mı?’

Özgür Eğitim Sen Eğitim Sekreteri Ali Yandım, gündemi bir süredir işgal eden dershane tartışmasının...

Admin Admin EDİTÖR Giriş: 24.11.2013 - 01:12 Güncelleme: 24.11.2013 - 01:12
 ‘Dersane kapatmanın bir yolu var mı?’

Özgür Eğitim Sen Eğitim Sekreteri Ali Yandım,  gündemi bir süredir işgal eden dershane tartışmasının,  cemaat ve hükümet arasında sürdüğü iddia edilen gerilimin somut bir neticesi olarak karşımızda durduğunu bildirdi.

Eğitim sistemimizin vazgeçilmezi gibi gözüken dershanelerin bir sebep değil sonuç olduğunu belirten Yandım, açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “Sınav sistemi diye bir olgunun tüm gerçekliği ile karşımızda durduğu bir ortamda dershanelerin varlığını sorgulamak ne kadar anlamsızsa dershanelerin eğitimin tek umudu olduğunu savunmakta bir o kadar anlamsızdır.

Bugüne kadar yürütülen eğitim politikalarında başarıyı yakalama noktasında bir ilerleme maalesef olmamıştır. Hükümet, bütün sınıfları süper internet bağlantısı bulunan akıllı tahtalarla donatarak, öğrencilerin eline birer tablet vererek başarının sağlanacağı gibi bir akıl tutulması yaşamaktadır. Her eğitim -öğretim yılında ücretsiz olarak tüm öğrencilere dağıtılan ders kitapları, öğrencileri okul sonunda yarıştırılacakları sınavlara hazır hale getirecek donanımdan fersahlarca uzak bir içeriğe sahiptir. Bu eksikliği bir nebze olsun kapatmaya yönelen öğretmenlerin destek materyal arayışları, ders kitabı dışına çıkma istekleri ise Milli Eğitim Bakanlığınca aba altından sopa gösterilerek geri çevrilmekte, ders kitapları dışında kaynaklara başvuran öğretmenlere gözdağı veren açıklamalar yapılmaktadır. Sınavlara hazırlık mantığı ile mevcut ders kitaplarının içeriği arasında imkânı tarifsiz uçurumlar bulunmaktadır. Bu sıkıntılı süreç sonunda, yaşadıkları sıkıntıyı aşmaya çalışan öğrenci ve veliler doğal olarak okul dışında dershaneleri bir can simidi olarak görmektedir.

Dershaneler, devlet okullarındaki bu eksikliği giderme noktasından hareketle doğmuştur. Dershaneler, bir eğitim-öğretim yeri olmaktan çok, temel eğitimini MEB bünyesinde almış olan öğrencileri adeta bir test makinesi haline dönüştürme merkezleridir. Kamuoyunda bazı çevrelerin dillendiği gibi öğrencileri boşlukta kalmaktan alıkoyan, fazilet ve erdem yuvaları da değildir. Dershane borçları yüzünden kaybolan hayatlarda bu ülkenin yaşadığı gerçekler arsında yerini almıştır. Bu işin ticari bir karşılığı da vardır. Yaklaşık 3 milyar dolarlık bir pazardan bahsedilmektedir. Dershanelerde iş güvencesinden uzak, köleleştirme mantığıyla çalıştırılan öğretmenleri de düşünecek olursak dershanecilerin birçoğunun kendilerinin erdemden uzak mantıklarını görmek zor olmayacaktır.

Bütün bu sıraladığımız gerçeklere rağmen hükümetin ben karar verdim dershaneleri kapatıyorum mantığını anlamakta mümkün değildir. Dershanelerin varlık nedeni olan sınavlar, ülke gerçeği olmaktan çıkarılmadığı sürece dershane ya da başka bir isimle bu sektör devam edecektir. Hükümet çözümü yanlış yerde aramaktadır. Ülke gençliğini sınav saçmalığına kurban etme anlayışından vazgeçilmelidir. Okullarını teknoloji ile donatırken bünyesinde bulunan öğretmenlerine yatırım yapmayı ihmal etmemeli, öğretmenlerine güvenmeyi, onları sorunun çözümünde paydaş olarak görmeyi başarmalıdır. Hükümet eğitimin yapısal sorunlarının ürettiği sonuçlar ile değil zorunlu eğitimin içinde bulunduğu "eğitim krizi" ile yüzleşmelidir.”






BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (0 Yorum)
Yorum Sıralaması:



Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !
Yeni Slow Radyo