Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Hayrettin Karaman, bugünkü köşe yazısında yaklaşan referandum ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. Referandumda neyi oyladığımızı anlatan Karaman, yazısını fetva ile tamamladı.
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı hemşehrimiz Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugünkü köşe yazısında yaklaşan referandum ile ilgili dikkat çeken ifadeler kullandı. Referandumda neyi oyladığımızı anlatan Karaman, yazısını fetva ile tamamladı.
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Hayrettin Karaman, bugünkü köşe yazısında 16 Nisan günü yapılacak olan anayasa değişikliği referandumunu ele aldı.
Hayrettin Karaman, yazısında referandum süreci boyunca yaşananlara da değinerek mevcut anayasa ile ilgili yaşanan sorunları da hatırlatarak,
Yok böyle bir şey.
Mevcut anayasadan herkes şikayetçi idi, bu şikayetlerin arasında yetki çatışmaları, başka şartlarda ülkenin başını belaya sokacak çift başlılık gibi durumlar da vardı. En iyisi olmasa da olabilecek iyiyi gerçekleştirmek üzere bir kısmi değişiklik teşebbüsü yapıldı. Bu teşebbüsün “Evet” ile sonuçlanması durumunda eski halden bazı beklentileri olan ve hedef haline getirdikleri Recep Tayyip Erdoğan'ın daha güçlü ve etkili hale gelebileceğinden endişeye kapılan kesim içeride ve dışarıda bütün imkanlarını kullanarak değişikliği engellemek üzere hareket ediyorlar." Dedi.
Yeni anayasa değişikliğine karşı çıkanlar olduğunu söyleyen Karaman, bu kesimin içinde daha çok 'Recep Tayyip Erdoğan düşmanları' olduğunu söylüyor.
Karaman yazısının devamında:
Ona niçin düşman oldular?
Çünkü o, adam saymadıkları halk ile el ve gönül birliği yaptı.
Merkeze yürümeleri engellenen halkın önünü açtı.
Ekonomi, eğitim, sağlık ve imar konularında rüyaları gerçek kıldı.
Dinli dinsiz, dindar gevşek dinli bütün vatandaşların inançlarına uygun yaşamalarını ve insan hak ve özgürlüklerinden eşit olarak yararlanmalarını sağladı.
İMAM HATİP OKULLARINI
HAKLARINA KAVUŞTURDU
Medeniyetimizin okulları olmaya namzet İmam Hatip okullarını, mahrum kılınan haklarına kavuşturdu, yeniden itibar ve ilgi odağı olmalarına imkan verdi.
Bütün mefahirini aziz dinine borçlu olan bu milletin hayatından dini eksiltmek için alınmış zalimce tedbirleri yıkıp geçti, hem dindar hem de her meşru alanda etkili olmayı mümkün hale getirdi.
Dünyayı zulüm ve sömürüyü mubah sayarak yöneten devlet ve şirketlere karşı bağımsızlığımızı ilan etti.
BÜTÜN BU OLUP BİTENLERİN ÖNÜNDE...
Mazlum ve mağdur İslam dünyasına ümit ve cesaret aşıladı…
Bütün bu olup bitenlerin önünde, Allah'ın izni ve asil halkın desteği ile Recep Tayyip Erdoğan var. Onu maddi veya manevi olarak etkisiz hale getirirlerse eski zulüm ve sömürü düzenine yeniden kavuşma ümidi taşıyorlar.
Karaman yazısının sonunda referandumda 'evet verilmesini 'evet'i "farz olanı tamamlayan ve ona yaklaştıran her fiil farzdır" dedi.
İşte o bölüm:
İşte bu iki zıt hedef oylanıyor.
Evet dersek Erdoğan'ın öncülüğünde 2002'den sonraki süreç devam edecek, Hayır denirse adım adım kötü olan eskiye dönülecek.
Birkaç cümle de işin din ve ideoloji boyutu için yazayım:
Nasıl bir ülke, nasıl bir düzen istiyorsunuz?
Bunu kendinize sorun.
İkinci sorunuz şu olsun:
Bu hedefe bir adımda, bir sıçrayışta ulaşmak mümkün müdür?
Mümkün değilse zamansız ve usulsüz sıçrayışlarla durmadan sakatlanmak mı istersiniz, yoksa hedefe götüren adımları, usulüne ve gereğine uygun olarak sırayla atarak her adımda sağlıklı mesafeler kat' etmek mi istersiniz?
İşte bir de bunu oyluyoruz!
Bizi hedefe yaklaştıracak olan bir adımı daha “Evet” diyerek atmak, “farz olanı tamamlayan ve ona yaklaştıran her fiil farzdır” kuralının çerçevesine dahildir.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir