Çalıştay başladı, 34 sanatçı katıldı
Çalıştay başladı, 34 sanatçı katıldı
20:51‘Yürüyelim arkadaşlar’ diyerek CHP’den istifa etti
‘Yürüyelim arkadaşlar’ diyerek CHP’den i...
20:17Balçık futbolcularla buluştu, ve…
Balçık futbolcularla buluştu, ve…
19:16Rıza Malatyalı vefat etti
Rıza Malatyalı vefat etti
Özgür Der Çorum Şubesi Başkanı Murat İslam, ‘Türkiye’de OHAL’e değil, daha fazla özgürlük ve hukuk devleti mantığına ihtiyaç var.” dedi.
Özgür Der Çorum Şubesi Başkanı Murat İslam, ‘Türkiye’de OHAL’e değil, daha fazla özgürlük ve hukuk devleti mantığına ihtiyaç var." dedi.

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin yıl dönümünde yazılı bir açıklama yapan Özgür Der Çorum Şubesi Başkanı Murat İslam, “Türkiye 15 Temmuz’da siyasi tarihinin muhtemelen en uzun ve en kanlı gecesini yaşadı. Halkın direnişi sadece darbe kalkışmasını püskürtmekle kalmamış, cuntaların eliyle toplum üzerinde tahakküm kurma, toplumu silah zoruyla yola getirme zihniyetine de ağır bir darbe indirilmiştir.
15 Temmuz bu yönüyle her zaman onur duyacağımız, iftihar edeceğimiz, zulme ve tuğyana karşı direnişi, fedakârlık ve cesareti temsil eden bir tarihtir. Ancak, 15 Temmuz sonrası yaşanan gelişmelerin bu dirence kaynaklık eden ilkeler zemininde geliştiğini söyleyebilmek ise ne yazık ki mümkün değil!” dedi.
‘ÜLKE OHAL CANDERESİNDEN ÇIKAMAMANIN SANCILARINI YAŞIYOR’
İslam, Türkiye’nin 15 Temmuz darbesinin yıldönümünde hala OHAL cenderesinin içinden çıkamamanın sancılarını yaşadığını savunarak, açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi:
“Türkiye 15 Temmuz darbesinin yıldönümünde hala olağanüstü hal cenderesinden çıkamamanın sancılarını yaşıyor. İktidar meşum darbe girişiminin hemen ardından darbeci çeteyle daha güçlü ve kalıcı bir mücadele adına olağanüstü bir uygulama olarak OHAL yasasına ve yetkilerine ihtiyaç duyulduğunu ilan etmiş ve 20 Temmuz 2016 tarihinde bu düzenlemeler Meclis’te kabul edilmişti. OHAL anlaşılacağı üzere iktidar erkine normal dönemde sahip olmadığı birtakım yetkiler sunmuş, genel manada hukuk devletinin gerektirdiği birtakım hakların askıya alınmasını getirmişti. Bu çerçevede 18 Temmuz 2018 tarihinde OHAL uygulamasına son verilmesine rağmen getirilen bir düzenlemeyle bazı OHAL düzenlemeleri hususunda iktidara 3 yıl süreyle daha yetki verilmişti.
'OHAL UYGULAMASININ 3 YIL DAHA UZATILMASI GENDEMDE'
Şimdi bu süre de dolmak üzere ve Meclise sunulan yeni bir uzatma yasasıyla memurlara mahkeme kararı olmaksızın ihraç, gözaltı sürelerinin gerek görüldüğünde 12 güne kadar uzatılması ve el konulan şirketlere kayyum atanması gibi bazı OHAL uygulamalarının tekrardan 3 yıl daha uzatılması gündemde.
'KAMU DÜZENİNİN TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYA OLDUĞU İNKAR EDİLEMEZ, AMA...'
Türkiye’nin kamu düzeninin içeriden ve dışarıdan birtakım tehditlerle karşı karşıya olduğu inkâr edilemez bir gerçektir. Bu manada ülkenin güvenliği ve toplumun huzuru adına iktidarın birtakım tedbirlere yönelmesi de anlaşılabilir bir uygulama, daha ötesi bir zorunluluktur. Ne var ki alınması gereken bu tedbirlerin olağan hukuk düzeni içinde rahatlıkla karşılanabilme imkânı varken, ısrarla olağanüstü yetkilere sahip olma çabası kabul edilebilir bir şey değildir.
Bu durum güvenlik adına bir zorunluluktan öte hukuki engellere takılmadan devleti istediği gibi yönetme anlayışının bir yansıması, özetle keyfiliğin hukuk düzeninin yerini alması eğiliminin neticesidir.
'HUKUK REFORMU PAKETLERİYLE ÇELİŞİYOR'
Somut suç kriteri olmaksızın birtakım şüpheler üzerine memurların kamudan ihraç edilebilmesinin, yargılanan şahısların tüm mal varlıklarına, ailelerinin ortak varlığı olan mallarına el konulmasının, bunca teknik imkâna rağmen gözaltı sürelerinin uzatılmasına ihtiyaç hissedilmesinin güvenlik endişesiyle açıklanabileceğini sanmıyoruz. Tüm bu uygulamalar ne yazık ki geçmiş dönemde kaldığı düşünülen güvenlikçi devlet anlayışına geri dönüşü simgeleyen düzenlemeler olup AK Parti iktidarının önceki vaatleriyle çelişen bir tutumu yansıtmaktadır. Ayrıca da yapılmak istenen bu düzenleme son dönemlerde kamuoyuna büyük müjde olarak sunulan hukuk reformu paketleriyle taban tabana zıtlaşan bir mantığı temsil etmektedir.
DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK VE HUKUK DEVLETİ VURGUSU
Türkiye’nin daha fazla olağanüstü düzenlemelere, yetkilere, keyfiliğe yol açtığı kesin olan otoriter yaklaşımlara değil, daha fazla özgürlük ve hukuk devleti mantığına ihtiyaç duyduğu inancıyla iktidarı hukuk devleti olma iddiasını biraz daha yaralayacak bu düzenlemeden vazgeçmeye ve Meclis’e sunulan yasa tasarısını geri çekmeye davet ediyoruz."
