Para Piyasası modülü kapalı
x

Son Dakika Haber Gönder Video Yazarlar Künye İletişim

Paylaş

Haziran’ın son yaprağı: Kazım Sekili’ye veda

Hemşehrimiz Av. Kenan Yaşar, Eğitimci Kazım Sekili’nin vefatının duygu yüklü bir yazı kaleme aldı.

Admin Admin EDİTÖR Giriş: 02.07.2025 - 15:34 Güncelleme: 02.07.2025 - 15:34
Haziran’ın son yaprağı: Kazım Sekili’ye veda

Anayasa Mahkemesi Üyesi (AYM) hemşehrimiz Kenan Yaşar, Çorum’un Osmancık ilçesinde geçtiğimiz gün hayatını kaybeden Türk Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Temsilcisi Eğitimci Kazım Sekili’nin ardından duygu yüklü bir yazı kaleme aldı.

İşte Kenan Yaşar’ın 'Haziran’ın son yaprağı: Kazim Sekili’ye veda’ başlıklı o yazısı:

İyi bir dostu kaybettim.

Bunu söylerken kalbimde sonu gelmez bir boşluk, kalemimde derin bir sızı var.

Öylesine iyi ki, yıllar boyunca hayatımın en sıcak anılarına onun sesi karıştı.

Onun sessizce aramızdan ayrıldığı haberi yüreğimi kavurdu. Haberi veren elbette bizi tanıştıran kişi, adı gibi aydınlık dostumuz Aydın Hoca’ydı. 2004 yılında bana kazandırdığı dostu, acı bir tevafukla benden geri aldı. Sesindeki titrek hüzün içimde derin bir çukur açtı.

O andan sonra zaman, içimde ezelden kalma bir ağıt gibi ağır akmaya başladı.

Kazım’la dostluğumuz, mesleklerimizin, dernek raflarının, sendika kürsülerinin ötesine uzandı. Yalnız dost değil, aile olduk. Birlikte geçirdiğimiz her mevsim, takvimden kopardığımız ortak yapraklara dönüştü. Yazları Hacı Bayram İlhan’la, Hasan Algül’le birlikte yollara düşer; çocuklar gibi heyecanla bavulları doldurur, sonra Karadeniz’in serinliğine giderdik, gülüşlerimiz aynı dalgaya karışırdı.

Kazım sayesinde değerli eşi Hürrem Hanım’ı, gurur duyduğu oğulları Batuhan’ı ve Efe’yi tanıdım. Onların inceliği Kazım’ın kalbinden akıp gelen bir ırmak gibiydi.

Bir bakmışım, Kazım’ın dostları benim de dostlarım olmuş, sofralarımızdaki ekmeği paylaşır hâle gelmişiz. Eşlerimiz arkadaş, çocuklarımız kardeş oldu.

Sohbetlerimiz edebiyat üzerine, memleket üzerine devam eder, sıkı bir muhabbete döner; ayrılmadan birbirini özleyen insanlar hâline gelirdik.

Onun soyadını içeren bir şiirimdeki dize onu her gördüğümde içimde döner dururdu: “Sekili bahçelerin rüzgârı algül kokar…” O da her seferinde bu dizeyi tebessümle selâmlar, “Kelimeler insanın kaderine yön çizer” derdi.

Hastalık kapısını çaldığında bile yüreğinin hâlâ ülke için çarptığına şahidim. İğneyle alınan nefesler arasında bile memleketin dertlerini soracak kadar fedakârdı.

Ve 30 Haziran sabahı… Telefon çaldı. Ekranda Aydın Hoca’nın adı. “Kazım’ı kaybettik…” dediği an, sanki zaman durdu. Haberi aldığım gece sonsuz bir geceye dönüştü.

Değerli dostum, haziranlara benzerdi. Görenin içini ısıtırdı gülüşü ile.

Bundan böyle Batuhan’ın ve Efe’nin gözlerinde, gülüşlerinde dostumu görmeye çalışmak düşüyor bize. Bir aslandan ancak bir aslan doğar ve onların onurlu duruşunu görmek Kazım’a çıkan yollar olacak.

Her bakışlarında babalarının iyiliğini, zarafetini ve vakur duruşunu taşıdıklarını fark ediyor, içimde yeniden umut filizleniyor.

Değerli dostum,

Gül kokulu bir rüzgâr eser belki yine; ben de başımı kaldırıp usulca fısıldarım: “Sekili bahçelerin rüzgârı algül kokar…”

Haziran sensiz eksik gelecek belki, ama yüreğimizde bu dostluğu yaşatacağız. Ruhun şâd olsun güzel dost; mekânın cennet olsun.

Sana kırık dizelerle sesleniyorum şimdi:

HAZİRAN VE SEN

 

sen haziranlara benzerdin

haziranla gittin

çiçek açtı göğsümde acı

ay sıcaklığını bırakmışken üstüme

yüreğimi susturmayı denedim

bir takvim yaprağı koptu

o yaprak sanki bendim

 

sen haziranlara benzerdin

geldin mi içimiz ısınırdı

şimdi her yer sıcak

ve ben

üşüyorum dostum

 

sen bahara da benzerdin

umudun çiçekleri açardı

gözlerinde

sevgi filizlenir merhamet hayat bulurdu

duruşunda

vefanın bir başka güzel yüzüyle tanışırdı

sesini duyan

 

ve beni seninle tanıştıran oldu

kaybını bildiren

iki uçlu bir kader gibi işledi şiirin gövdesine

senin sustuğun yerde

 

ucu seninle kesilmiş dizelerle konuşuyorum

ve harfleri dağınık şimdi

 

sen haziranlara benzerdin

haziranla gittin

sokaklar bildiğin gibi

gökyüzü açık

kuşlar uyanıyor bahçede

toprak uykusunu sürse de hâlâ

bir dostun “iyi misin?” deyişi eksik

içim karanlık

dilim kapalı bir dükkân gibi aralanmıyor artık

 

 

kırgınım hazirana biraz da kızgın

ağrılıyım da

ilk defa

bir dostun gülüşüyle gitmesinin

gerçek bir ayrılık olduğunu öğrendim

gülmenin tadı kalmadı bende

sana mahsus selamlar dizdim içime

birer birer

sana ulaşmayacağını bilerek

 

 

sen haziranlara benzerdin

haziranla gittin

ve şimdi bir şiirin göğsünde

seni düşündüm yine

takvim durdu içimde bir şey sustu

bir ay gibi bir dost gibi bir gülüş gibi eksik

sadece yokluğun kaldı elimde

 

sen haziranlara benzerdin

geldin mi içimiz ısınırdı

şimdi her yer sıcak

benim gönlüm bir yas kuşu

sustuğun yerde kaldım

bundan böyle haziranın son günü

senin adın

BİR CEVAP YAZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar (2 Yorum)
Yorum Sıralaması:
Ali özüdoğru 02.07.2025, 19:21

Bu hüzün bu duygular ancak bu kadar güzel ifade edilebilir, kalemine gönlüne sağlık Kenan kardeş, mekanın cennet olsun Kazım hocam.

MUSTAFA ER 03.07.2025, 10:59

iİnsanın, böyle güzel,sadık ve vefalı dostları olmalı ;sen ne güzel birisin Kenan abi ,şiir de bir o kadar güzel.Kalemine , yüreğine sağlık. Kazım hocayada Allah rahmet eyleye....




Anasayfa Kategoriler YOUTUBE
ÜYE VE KÖŞE YAZARI GİRİŞİ
GİRİŞ BAŞARILI YÖNLENDİRİLİYOR
GİRİŞ BAŞARISIZ !
Yeni Slow Radyo