Bazıları hayvan besler. Havadayaşayangillerden, sudayaşayangillerden, topraktayaşayangillerden hayvanları besleyenler vardır. Evinde, eşiğinde hayvan beslemenin tehlikesi hayvanın insana yabancılığına göre değişir. Japon balığı beslemenin tehlikesi olmamasına karşın pirana tehlikelidir. Kedi beslemek bir tehlike arz etmez ama sırtlan beslemek sıkıntılı bir meseledir. Keklik beslemenin neredeyse bir kültürü bile oluşmuşken, akbaba beslemek biraz netameli bir iştir. Hayvan beslerken esas alınan temel kıstas bakım zorluğu – kolaylığı, hayvanın cana yakınlığı ve beslenen hayvanın ihtiyaçlarının çeşitliliğidir. 

Ben akrep beslemiştim. Hani “kuyrukçu” diye de bilinen… Akrepler; sıkıntısız, mazlum, sakin hayvanlar, korkulanın aksine. Eti, ekmeği pek aramayan varlıklar. Cama yapışıp öyle kalakalan derviş meşrep, bir canlı türü. Akrep besleyene sadece dikkat yetmez, böcek tutmayı ve tuttuğu böcekleri küçük kayaların aralarına koymasını da bilmelidir. Malum, böceklerle beslenen akrebin sesi sedası yoktur. Bu yüzden en ufak bir kıpırdanışın anlamı vardır. Akrep besleyen suhuletin, sabrın, sessizliğin dilini iyi bilmelidir. Ve akrep besleyen endişesini kontrol edebilmeli temkinli olmalıdır.

Ve dinozor besleyenler… Dinozor beslemek, insan için mümkün değil, bu yüzden bunu genelde devlet(ler)yapar. Üstelik bu canlılar büyük patlamalarla! yok olmasına rağmen devlet bir şekilde, hâlâ besler dinozorları. Milyonlarca yıl önce yok olan bu tür evrilip devrilip Türkiye bürokrasisinde, siyasetinde, ekonomisinde, üniversitesinde, iş hayatında tekrar zuhur etti. 

Dinozor besleyen o koca cüsseyi kontrol edebilecek, bir zincir bulmalıdır. Dinozorunu sürekli kontrol altında tutmalı, mümkün mertebe halkın arasına çıkarmamalıdır. Halkın arasına çıkan dinozorlar bütün vahşiliğine rağmen, ürküp her yeri yıkabilir ve yakabilir. Dinozorlar konuşan tür iseler işte o vakit durum vahim bir hal alır. Kendinden menkul büyüklüğün verdiği cesaretle her meselede ahkâm kesmesi kaçınılmazdır. Durduk yere; geçmişten, tarihin derinliklerinden, coğrafyanın güzelliklerinden aklına yansıyan ateşli cümleleri bütün ülkenin fikri haline getirmek için var gücüyle kükrer. Bir bakıma sözüyle ve sesiyle korkutur insanları. Hele siyasetin içindeyse işte o vakit tutulmaz bunlar… 

Siyasetin o dar tabutunu, yeryüzünün en geniş ovası sanıp bütün konulara âyet âyet söz indirirler. Bunları kendileri yazmıştır üstelik. Nereye gitseler kapılar kendisine aşıldığı için iyiden iyiye yayıntıya dönüşen dinozorlar, dünyanın en çetrefilli denklemlerini bile çözebilirler. Mesela eğitim konusu açıldığında geçmişin kahramanlıklarından girip, geleceğin hezimetlerinden çıkarlar. Hiçbir ilmi irfani esasa gerek duymazlar. Sürekli böğürtü, bağırtı, patırtı… 

Dinozor bir süre sonra iyice bağımsız olur. Hiçbir kudrete boyun eğmez. Her şeyi anladığı gibi anlatır da. Hastalıkların vatanımız için tehlikeli olduğuna hükmedip hastalıkların ülkemize girmesini bile yasaklayabilirler. Ufak bir bilinç kazandıklarında Kendilerinin sahibi olan devletin sahibi ilan ederler. Okuma yazmayı öğrendiklerinde artık DEKART diye bir şey yoktur. Mevlâna kendileridir. Yunus kendileridir. Bütün söylemek istedikleri şey, iki gramlık bir cümledir ama neredeyse kutsal kitapların âyetleri arasına sıkıştırılacak kadar büyütürler sözlerini. 

Postanelerin mektupları geç götürmesine aradıkları çözüm sanki kıyameti tehir edecek kıvamdadır. Otoyolda avuç içi kadar kalkan asfalt için dünyayı yıkmaktan söz ederler. Oysa yıktıkları şey sadece çocukların iki dizlerinin arasına alıp atçılık oynadıkları değnektir. 

Onlar ortalıkta sıkıntı görmezler. Hiçbir insanın sıkıntısı dinozorlar için miskal ağırlığınca değildir. Zaten büyük bir değişim yaşıyoruzdur. Doğum öncesi sancılardır. Oysa ortada doğacak doğuracak hiçbir şey yoktur. Şuurlarında doğurganlık olarak gördükleri emare, hükmetme arzusunun akıllarında, fikirlerinde, karınlarında çıkan urdur. Pis huylu bir urdur. 

Dinozor besleyen (devlet), dinozoruna sahip çıkmalı, dinozorun oturduğu yeri kendisine bir karargâh olarak kullanmasına engel olmalıdır. Mesela dinozorlarına, periyodik cetveli zorla ezberletmeli ve sonra unutmasını şart koşmalıdır. 

Dinozor besleyen, dinozorunu sadece fosil olarak müzeye kaldırmayı bilmelidir. Akrep beslemek dinozor beslemekten daha güzeldir…




Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner182

banner110