‘12 milyon 300 bin imza karşılığını buldu’

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatçi, şube başkanları ve il temsilcilerinin katıldığı toplantıda demokratikleşme paketini değerlendirdi.

‘12 milyon 300 bin imza karşılığını buldu’

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatçi, şube başkanları ve il temsilcilerinin katıldığı toplantıda demokratikleşme paketini değerlendirdi.

01 Ekim 2013 Salı 12:10
 ‘12 milyon 300 bin imza karşılığını buldu’
banner332


Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatçi, şube başkanları ve il temsilcilerinin katıldığı toplantıda demokratikleşme paketini değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan demokratikleşme paketinin olumlu ve gerekli adımları içerdiğini ancak bazı ilavelere ihtiyaç duyulduğunu belirten Saatçi, paketin geneli üzerinde değerlendirmelerde bulundu.

‘Başörtüsü özgürlüğü Memur-Sen’in başarısı’

Saatçi, “Özgürlüklerin önünü tıkayan, antidemokratik ve darbe kalıntısı yasakların ortadan kaldırılmasına olanak sağlayan, hedefler içeren paketin devlet ile milletin kaynaşmasını hızlandıracağını, demokratik devlet, özgür birey yolunu da kısaltacaktır. Paketin kamu görevlileriyle ilgili boyutu yıllardır beklenen ve istenen hususları kapsamaktadır. Memur-Sen’in yıllardır kararlı bir şekilde mücadele ettiği, talep ettiği ve eylemlilik süreci geliştirdiği, son olarak da sivil itaatsizlik eylemiyle yasağa fiilen son verdiği, kamuda başörtüsüne özgürlük konusunun pakette yer alması Memur-Sen’in başarısı olarak kabul edilmedir. Bu noktada başörtüsüne özgürlük talebine imza atan 12 milyon 300 bin vatandaşımıza bu imzaların toplanmasını gerçekleştiren Memur-Sen teşkilatına ve başörtüsü yasağına son verecek düzenlemeyi gerçekleştirecek siyasi iradeye tüm vatandaşlar adına teşekkür ediyoruz. Paketi Türkiye’nin demokratikleşmesinin önündeki prangalardan kurtulmasında çok önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu.

‘Hâlâ kurtulmamız gereken yasaklar var’

Paketin, biri mevcut yasakları sona erdirmek diğeri talep edilen özgürlükleri hayata geçirmek şeklinde iki ana çerçevesinin olduğunu ifade eden Saatçi, şu açıklamalarda bulundu; “Hala kurtulmamız gereken yasakların ve kavuşmamız gereken özgürlükler bulunmaktadır. Paketin, eksik yönlerini öne çıkarmak yerine daha fazlasını isteyerek demokratikleşme iradesine katkı sunmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Sayın Başbakan’ın açıkladığı paketle; artık 30 yılı aşkın bir süredir başörtüsü üzerinden hakları gasp edilen, ötekileştirilen, yok sayılan bu ülkenin kadınları çalışma hayatında daha fazla yer alacaklar. Kadın eşitliği sağlanacak ve başörtüsüyle görev yapan kadınlar,  kamuda yeni kariyer hedefleri geliştirecek. Türkiye’nin ufkunu değiştirecek bir yarışa girecekler. Bunun bir yansıması da olacak. Artık meclis, başörtülü milletvekillerine kapısını açacak ve onlara geçmişte yapıldığı gibi hadleri bildirilemeyecek. Kılık kıyafet yönetmeliği değiştiğinde ve başörtüsüne özgürlük hukuken teminat altına alındığında, Türkiye sadece 82 model militarist bir yönetmelikten kurtulmuş olmayacak. Çok daha önemlisi özgürlükçü, insan haklarına ve insan onuruna daha fazla önem veren yeni ve yıkılmaz bir demokratik iradeyi de hayata geçirmiş olacak.  Bu noktada, asra yaklaşan bürokratik vesayetin yıkılışına ve özgürleştirici yeni devlet anlayışının inşasına katkı sağlayan ve öncülük eden başta sayın başbakan olmak üzere hükümete ve bu sürece katkı verenlere teşekkür ediyoruz.

Yargı, silahlı kuvvetler ve emniyet mensuplarının başörtüsü kapsamı dışında tutulmasını doğru bulmuyoruz. Başörtüsü özgürlüğünün kapsamına yargı, silahlı kuvvetler ve emniyet mensuplarının alınmaması adalet ve eşitlik ilkeleriyle çelişmektedir. Bu hizmetleri başörtülü yürütmenin de hiç kimsenin hukukuna ve hakkına zarar getirmeyeceği bilinmelidir.”

‘Andımız’ın içeriği ayrıştırma ve ötekileştirme manifestosudur’

Saatçi, paketin özellikle geleceğin Türkiye’si adına umutları artıran başlıklarından birisinin okullardaki ‘Andımız’ uygulamasının kaldırılması olduğuna dikkat çekerek, “Memur-Sen olarak, ilkokulda çocuklarımıza her sabah okutulan Andımız’ın kaldırılması gerektiğini ifade etmiş ve bunun hem pedagojik hem de demokratik gerekçelerini sürekli dile getirmiştik. Bu ülkenin çocuklarını olduğu gibi kabul etmeyen, kimliklerini kendi zihinlerinde tartışılır haline getiren bu ritüelin toplumun birleşmesine değil ayrışmasına neden olduğunu da defalarca belirttik. Daha da ötesi çocukların her sabah okumak zorunda bırakıldığı andın içeriği ayrıştırma ve ötekileştirme manifestosudur. Andımız’ın kaldırılmasının ülkemizin herhangi bir etnik grubuna zarar vermek ya da yarar sağlamak sonucunu içermediğini, aksine and içindeki kavramların ne anlama geldiğini dahi bilmeden söylemek zorunda bırakılan çocuklarımızın özgürlüklerine saygı duyma ve onları özgürlükle tanıştırma sonucunu içermektedir.” şeklinde konuştu.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü maddesine de değinen Saatçi, “Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin mevcuttaki sınırlamaların kaldırılması ve katılımcı bir yöntem geliştirilmesi, yardım toplama konusundaki tekelin kaldırılması, kişisel verilerin korunması konusunda Anayasal güvencenin yasayla uygulanır hale getirilmesi, dini inanış ve yaşayışı dolayısıyla kişiye yönelik hak ihlallerinin cezalandırılması, nefret suçlarının kapsamının genişletilip cezalarının artırılmasını da demokratikleşme paketinin diğer önemli adımları olarak kabul ediyoruz.” dedi.

Son olarak siyaset hakkının kapsamının genişletilmesi ve sivil siyaset zeminin kuvvetlendirilmesi amacıyla siyasi partiler kanununda yapılacak değişikliği de değerlendiren Saatçi, şöyle konuştu; “Siyasi partilere üye olabileceklerin kapsamının genişletilmesini çok önemli bir adım olarak görüyoruz. Ancak bu önemli adım çok önemli bir eksiği de barındırıyor. Ülkemizin yetişmiş insan kaynağı profilinin önemli bir bölümünü oluşturan kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağının sona erdirilmemesinin makul ve hukuki hiçbir gerekçesi olmadığına inanıyoruz. Bu nedenle gerekirse mini bir Anayasa paketi hazırlanarak Anayasanın 68. Maddesindeki kamu görevlilerine yönelik siyaset yasağı değiştirilmeli ve kamu görevlileri siyaset kurumuna kazandırılarak siyasetin çözüm üretme kapasitesi artırılmalıdır. Diğer taraftan bir emek örgütü olarak paketin içeriğinde sendika üyeliğine ilişkin yasakların ve sınırlamaların kaldırılması yönünde bir hükme yer verilmesinin, sivil toplum ve katılımcı demokrasi açısından elzem olduğunu, bunun gerçekleşmesi için pakete yönelik meclis çalışmaları sırasında girişimlerde bulunacağız.”





Son Güncelleme: 01.10.2013 12:13
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316