Aslan ararken kaplan bulduk

Çorum'da aslan ararken bu kez de 130 yıl önce kaplan bulunduğu kayıtlara geçti.

Aslan ararken kaplan bulduk

Çorum'da aslan ararken bu kez de 130 yıl önce kaplan bulunduğu kayıtlara geçti.

11 Haziran 2020 Perşembe 13:16
Aslan ararken kaplan bulduk

Çorum’un Bayat’ın ilçesine bağlı Emirhalil Köyü’nde aslan görüldüğü iddiası gündemdeki sıcaklığını korurken, 130 yıl önce aynı bölgede kaplan olduğu kayıtlara geçti.

1890 YILINDA GÖRÜLMÜŞ

1890 yılında kaplan öldürüldüğü ‘Serseri kaplan’ başlığıyla Osmanlı basınına neşredilen tarihi bilgiler, Trakya Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Cumhur Ün’ün araştırmasıyla ortaya çıktı.

YOLUNU ŞAŞIRIP BAYAT'A GELDİ

Anadolu parsı ya da leopar olarak isimlendirilen hayvan türüne halk arasında ‘kaplan’ denildiğini aktaran akademisyen  Cumhur Ün, Eskialibey Köyü civarında görülen hayvanın köy halkına saldırması sonucu yaralanarak telef edildiğini kaydetti.

İskilip Kaymakamı Muhlis Efendi tarafından da kayıt altına alınan kaplanın, yolunu şaşırarak Anadolu’ya geldiğinin tahmin edildiğini belirten Ün, hayvanın görüldüğü mevkiinin ‘Kaplan Deresi’ olarak isimlendirildiğini, saldırıya maruz kalan köylüye de ‘Kaplan’ soyadının verildiğini ifade etti.

LEOPAR VE PARS OLARAK BİLİNİYOR

Nesli tükendiği düşünülen hayvanla ilgili olarak Haber7.com’da yer alan haberde ise şu bilgilere yer verildi: “Basına yansıyan en eski leopar öldürme hadisesi Osmanlı devrinde, 1890 yılında meydana gelmiş. Devrin önemli gazetelerinden Sabah'ta yer alan habere göre hadise, o dönemde İskilip'e bağlı Eskialibey Köyü ile Taytak Köyü civarlarında cereyan etmiş. Bugün Eskialibey, Çorum'un Bayat ilçesine bağlanırken, Taytak Köyü ise Çankırı'ya bağlanarak Yeşilyurt ismini almış. Gazetedeki haber ‘Serseri Kaplan’ başlığını taşıyor.

Trakya Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Cumhur Ün, Anadolu'da eskiden, bugün bizim leopar veya pars olarak bildiğimiz hayvana ‘kaplan’ denildiğini söylüyor. Haberin ilginç bir tarafı daha var. Aynı bugün olduğu gibi, böyle bir hayvanın bölgede daha önce görülmediğinin söylenmesi… Bu sebeple olsa gerek hadiseye kimsenin inanmayacağı endişesi duyularak ispat çabasına girişilmiş. Burada İskilip Kaymakamı’nın şahitliği devreye giriyor.

ESKİALİBEY CİVARINDA ORTAYA ÇIKMIŞ

1890 yılında Sabah gazetesinde neşredilen haberi beraber okuyalım: ‘Serseri Kaplan’, "İskilip kaymakamlığından bildirildiğine göre, Şubat'ın sekizinci günü Eskialibey köyü civarında bir kaplan ortaya çıkmış ve adı geçen köy halkından Murad oğlu Hasan'ı hafif şekilde yaralayarak oradan uzaklaşmıştır. Kaplan, Taytak tuzlası önünde tekrar ortaya çıkıp tuzla kolcusu Şakir ve Taytak köylü Ali'nin üzerlerine saldırıp onları da bazı yerlerinden pençe ve dişle yaralamışsa da bu esnada kolcu Şakir belinde bulunan küçük bıçakla kaplanın karnını yırtıp telef etmiştir." "Bu bölgede şimdiye kadar kaplan görülmediği için bunda bir yanlışlık olması ihtimaliyle ilk başta doğruluğuna inanmak istemedik. Ancak adı geçen kaza kaymakamı Muhlis Efendi kaplan ve benzeri vahşi hayvanları görmemiş kimselerden olmadığı için bizzat müşahedesine dayanarak ve hatta kaplanın erkek olduğunu dahi açıkça bildirmesi üzerine güvenmemek inadında bulunmadık. Ne vakitten beri ise yolunu şaşırmış olan bu kaplanın Kalecik (Ankara) taraflarından gelmiş olduğu da başkaca haber verilmiştir."

SALDIRIYA UĞRAYAN AİLEYE ‘KAPLAN’ SOYADI VERİLMİŞ

Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi 1890'da öldürülen leoparın, Eskialibey Köyü’nde saldırdığı Murat oğlu Hasan'ın torununa ulaşmış. 73 yaşındaki Muharrem Çoban, kaplanın/parsın saldırdığı Hasan'ın kızı tarafından torunu oluyor. Muharrem Dede hadisenin geçtiği yere ‘Kaplan Deresi’ isminin verildiğini, dedesinin de ‘Kaplan’ soyadını aldığını anlatıyor. Annesinin anlattığına göre 1890 yılındaki hadise şöyle olmuş: "Hössüklerin çiftliği var, Karaömer tarafında. Orada Kaplan Deresi diye bir yer var, bu derenin adı da o zamandan kalmış. Hasan Dedem orada davar güderken canavar sandığı bir şey üzerine doğru geliyor. O da ‘Ya mübarek, sen ne geziyon buralarda?!' diyerek sırtındaki keçeyi çıkarıp atıyor ve yanındaki köpekleri hayvanın üzerine sürüyor. Köpekler korkup gitmiyorlar. Kendisi hayvanın üzerine yürüyüp ona bir tane vuruyor. Hayvan kaçmıyor. Bu sefer kaplan saldırıp bunu yıkıp altına alıyor ve boğmaya çalışıyor. Dedem kolunu hayvanın ağzına veriyor, kolunu geverken ‘Mübarek beni öldürecen mi?' deyince kolunu bırakıyor ve arkasına baka baka gidiyor. O aileye Kaplancılar demeleri bu hadiseden kalma. Hadise böyle işte, aynen anlattığım gibi olmuş…

Son Güncelleme: 14.06.2020 16:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Rüya mı? 2020-06-11 13:39:52

Hani Anadolu kaplanı olarak lanse edilen iş adamları vardı.Karıştırmış olmasın.

Avatar
Xyz 2020-06-11 14:50:20

Rüya mi yorumu bugünün en ince yorumu olmuş tebrikler

Misafir Avatar
Teşekkür ederim. 2020-06-12 13:27:49 @Xyz

Rica ederim.Bu bu siteye en çok yorum yazanlardanım.

Beğenmedim! (1)
Avatar
Acayip 2020-06-12 16:54:31

Bizim köyde de iki aslan var.Hatta yoniz irbehem ve ellaz da var.

Avatar
Smm 2020-06-15 13:03:27

KEDİDİR O KEDİ

banner316