Cahiliye sistematik cehalettir

Özgür-Der Çorum Şubesi ‘Müslümanlar İçin Bilgilenmenin Amacı ve Yöntemleri’ konusunu değerlendirdi.

Cahiliye sistematik cehalettir

Özgür-Der Çorum Şubesi ‘Müslümanlar İçin Bilgilenmenin Amacı ve Yöntemleri’ konusunu değerlendirdi.

25 Şubat 2019 Pazartesi 23:26
Cahiliye sistematik cehalettir

Özgür-Der Çorum Şubesi 2018-2019 seminer programları kapsamında bu hafta ‘Müslümanlar İçin Bilgilenmenin Amacı ve Yöntemleri’ konusunu değerlendirdi.

İslam'a Göre Cehalet Kavramı ve Bilginin Amacı, İman-Amel Dengesinde Yaşanan Zaaflar ve Bilgilenme Usülümüz Nasıl Olmalı? gibi alt başlıkların ele alındığı semineri İlahiyatçı-Yazar Prof. Dr. Mehmet Azimli ve Eğitimci Ömer İslam sundu.

Kur'an, ilim kelimesini sadece Allah'ın mutlak bilgisine veya gönderdiği vahye hasretmediğini, insanların kendi çabalarıyla ulaştıkları bilginin de ilim olarak değerlendirildiğini hatırlatarak sözlerine başlayan Ömer İslam, “Bilgi sahibi olmadan bilinç sahibi olamayız ve doğru yaşamın bilgisine sahip olmadan yaşarsak hüsrana uğrayanlardan oluruz.” Dedi.

Cahillik, Allah’a karşı haddini bilmezliktir…

‘Bilgisizlik cahilliktir’ diyen Ömer İslam; “Kur’an’da cahilliğin; temiz fıtratın ve vahyin temsil ettiği doğrulara dolayısıyla Allah’a karşı haddini bilmezliktir. Buna göre cehalet asli değil, arızidir. Fıtratına yabancılaşmaktır. (7/199) Cehalet, insanı bilgiden ve bilinçten yoksun bırakan halin adıdır. Her tür bilmezlik cahilliktir. Cahiliyye ise sistematik cehalettir, bilgi kirliliğidir.” diye konuştu.

Cehaletin terim olarak tahsil sahibi olmamayı ifade etmediğini belirten Ömer İslam, Ebu Cehil örneğini vererek, Mekke’deki az sayıda okuma yazma bilen, ticaret yapan, entelektüel seviyesi yüksek bir insan olmasına rağmen, onun bu birikiminin Rasulullah’ın onu “cehaletin babası” olarak isimlendirmelerine engel olamadığını söyledi.

Sorun artık ‘Bilgiyi Nasıl Bulacağız da’ değil, ‘Hangi Bilgiye Güveneceğimiz de?’

Çağımız bilgi çağı olduğunu hatırlatarak sözlerine devam eden Ömer İslam; “Sorun artık ‘bilgiyi nasıl bulacağız?’ değil, ‘hangi bilgiye güvenebiliriz?’ ‘Doğru bilgiyi diğerlerinden nasıl ayırabiliriz?’ Yani; sorun; bilginin ayıklanması, tasnifi ve öncelik sırasıdır.” Dedi.

Sağlıklı bilgilenmek için öncelikle, sağlam Kur'an-i altyapı sahip olmak gerektiğini belirterek, Rasul'ün doğru anlaşılması, genel hatlarıyla İslam tarihini ve ekollerin,, dünyayı, toplumu ve siyasal yapıyı tanımak ve dünyada üretilen değerleri, düşünceleri kavramak olarak sıraladı.

‘Modern anlayışın tersine biz, hayata bütüncül/tevhidi bakmak zorundayız’ diyen Ömer İslam, şöyle devam etti; “Sağlıklı bir alt yapı oluşturulmadan bir konuda derinleşmek, beraberinde parçacılığı da getirecektir. Parçacılık ise bütünü görmeden detaylar üzerine yoğunlaşmaya ve gerçekleri görememeye neden olacaktır.”

‘Bütüncül bakışı kaybedenler ise herhangi bir konuda ne kadar uzman olurlarsa olsunlar büyük çarkın küçük dişlileri olmaktan kurtulamayacaktır Eleştirel ve farklı bakış açısına sahip olmasında kendisi için önemli bir yeri olur’ diyerek Prof. Dr. Ahmet Önkal’a rahmet dileyen Prof. Dr. Mehmet Azimli, derneğin ismine de atıfda bulunarak, özgür düşüncenin ve bunun ifade edilebilmenin önemine değindi.

Elhamdülillah ki elimizde sağlam bir kitabın olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Azimli, bize gelen bütün bilgileri Kuran’ın süzgecinden geçirerek, çok rahat analiz edebileceklerini belirtti. Azimli, “Peygamber’i anlayacaksak, onu Kur’an’ın bize anlattığı şekilde anlamak en önemli şartımız olmalıdır’ diyerek sözlerine şöyle devam etti.

Kur’an merkezli bir anlayışla Peygamber’i tanımalıyız…

“Elimizde Peygamber’i anlatan hadisler, tarihi rivayetler, siyer kitaplarında anlatılan bilgiler var. Bu bilgilerin doğru olanı da var yanlış olanı da, ayıklamak lazım. Bunlar insanlardan gelen bilgilerdir, hepsini atamayız, kabul de edemeyiz. Bu bilgileri Kur’an’a arz edelim ve Kur’an’ın kabul etmediği bilgileri, nereden gelirse gelsin fark etmez, kullanmayalım.”

Kur’an merkezli bir anlayışla Peygamber’i tanımamız gerektiğini belirten Azimli, “Peygamber’in hayatını anlarken en önemli kriter tarihsel bağlam olmalıdır, anlatılan olay üzerinde düşünmeliyiz, o zaman diliminde bu olayın olması mümkün müdür, değil midir bakmak zorundayız.”

Azimli, rivayetlerinin tamamının kötü niyetli olmadığını, iyi niyetli olabileceğini vurgulayarak, iyi niyetli de olsa, sonuç olarak bazı rivayetlerin uydurulmuş olduğunu ve bu bilgiler ile peygamber sevgisi ve gerçeği inşa edilemeyeceğini belirterek sözlerini tamamladı.

Son Güncelleme: 25.02.2019 23:38
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.