Çorum Barosu endişeli

Çorum Barosu Başkanı Av. İbrahim Özyılmaz, 17 Aralık ve sonrası Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili basın...

Çorum Barosu endişeli

Çorum Barosu Başkanı Av. İbrahim Özyılmaz, 17 Aralık ve sonrası Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili basın...

30 Ocak 2014 Perşembe 18:53
 Çorum Barosu endişeli


Çorum Barosu Başkanı Av. İbrahim Özyılmaz, 17 Aralık ve sonrası Türkiye’de yaşanan olaylarla ilgili basın açıklaması yaparak, görüşlerini dile getirdi.
 

Yolsuzluk iddiaları ve iddialar üzerine yapılan soruşturmalar, adalet mekanizmasına dışarıdan müdahale söylentilerinden endişe duyduklarını belirten Özyılmaz’ın açıklaması şöyle:

“Avukatlık kanunu 76. Madde; Baroların Kuruluş ve nitelikleri ile ilgili olup, Hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak amacı ile çalışmaları yürütmekle mükelleftir. Hükmü gereğince son günlerde ülkemizde yaşanan olaylarla ilgili Baromuzun açıklamasıdır.

Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü demokratik hukuk devletinin olmazsa olmaz temel esaslarıdır. Kuvvetler ayrılığı yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden bağımsız, birinin diğerine üstün olmadığı, medeni bir işbölümü ve işbirliği içerisinde görev yaptığı sistemdir.

Son günlerde kamuoyuna mâl olmuş davalarda yeniden yargılama yapılmasının yolları aranmakta, çözüm üretilmeye çalışılmaktadır. Hemen hemen tüm kamuoyu bu davalarda ceza davalarının evrensel değerleri olan "masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği, soruşturmanın gizliliği şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin ağır bir şekilde ihlal edildiğine inanmaktadır. Yargı organlarının kamu vicdanına, adalete, hakkaniyete aykırı kararlarının bulunduğu düşüncesi toplumda yaygın hale gelmiştir.

Yolsuzluk ve benzeri iddialar nedeni ile yapılan soruşturmaları yapanlara karşı yapılan eleştiriler, bu eylemlere gösterilen tepkilerden daha abartılı olmuştur. Ceza kanunlarında suç olarak tarifi yapılan eylemler ile ilgili soruşturma aşamasındaki dosyalar, mevzuat değişiklikleri ile suçun kanunilik unsurunu bertaraf etmek ve bu eylemleri karşılıksız bırakmak, amaç hale gelmiştir.

Şeriatın (kanunun-adaletin) kestiği parmak acımaz sözü geçerliliğini yitirmiş, kanuna, adalete güvensizlik had safhaya çıkarak, mahkeme kararlarına saygı duyulmaz, mahkeme kararları da  tanınmaz hale gelmiştir.

Tüm yargı camiası adeta töhmet altına alınmakta, yargının siyasallaştığı iddialarının yanında, hakim ve savcılarımızı töhmet altında bırakacak, hakim ve savcılarımızın bağımsız olmadığı görüşünün yanında kime bağlı oldukları ile ilgili isnatlar dile getirilir durumdadır.

Hukuk devletinin tarifi, tüm kişi ve kurum ve kuruluşların, önceden belirlenmiş hukuk normlarına göre hareket etmek zorunda olması anlamına gelir. Hukukun evrensel prensipleriyle oynamak kimseye yarar getirmeyeceği açıktır.

Bir tarafta yolsuzluk iddiaları ve iddialar üzerine yapılan soruşturmalar diğer taraftan devletin temelini oluşturan adalet mekanizmasına dışarıdan müdahale söylentileri. Her zaman söylediğimiz gibi demokratik bir devlet yönetiminin ilk şartını oluşturan hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin göz ardı edilmesi yargının bu derece itibarsızlaştırılması çabalarından endişe duymaktayız.

Anayasamızın 138. Maddesinde vücut bulan mahkemelerin bağımsızlığına ilişkin açık hüküm gereğince "Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar, hiçbir organ, makam, mercii veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz" Bu hüküm ile mahkemelerin bağımsızlığı teminat altına alınmıştır. Bunun aksine davranan telkin veya talimat girişiminde bulunan ise Anayasal bir suç işlemektedir.

Yaşanan sorunların hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşır bir şekilde çözülmesi gerekir. Hiçbir kişi ve kuruluşun yargı denetiminden muafiyeti söz konusu olamayacağı gibi, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde tek yargı yeri Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleridir.”







Son Güncelleme: 30.01.2014 18:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.