Doğalgaz kotasına tepki

Memur Sen Ankara İl ve Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şube Başkanı hemşehrimiz Mustafa Kır, ‘doğalgaza zam yoksa kota niye var’ diye sordu.

Doğalgaz kotasına tepki

Memur Sen Ankara İl ve Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şube Başkanı hemşehrimiz Mustafa Kır, ‘doğalgaza zam yoksa kota niye var’ diye sordu.

06 Ekim 2013 Pazar 14:26
 Doğalgaz kotasına tepki
banner332


Memur Sen Ankara İl ve Eğitim Bir Sen 1 Nolu Şube Başkanı hemşehrimiz Mustafa Kır, ‘doğalgaza zam yoksa kota niye var’ diye sordu.

Başkent Doğalgaz Şirketi önünde basın açıklaması yapan Sır, doğalgaza en fazla KDV ve ÖTV ödenen bir ülkede gaz satışına kota uygulanması ve pervasızca sürdürülmesine göz yumulmasının tüketici haklarının korunmasında hangi noktada olduğumuzun en bariz göstergesi olduğunu söyledi.

Kışın kapıya dayandığı bu günlerde doğalgaz yönetiminden sorumlu Başkent gaz A.Ş. yetkililerinin yaptığı bir açıklamada  "hiçbir abonemizi gazsız bırakmayacağız" ifadesinin kullanılması, diğer taraftan vatandaşa aylık sadece 135 metreküp gaz alma hakkının tanınması, bu gaz bir ay yetmez diyen aboneye de gazınız sıfırlanınca gelir yine alırsınız denilmesinin tam bir çelişki yumağı olduğu gibi, PTT'lerden satılan her işlemde aboneden 1 TL alınmasının ise halkı kaz gibi yolmanın ve enayi yerine koymanın başka bir adı olduğunusavundu. Sır, şöyle dedi;

‘Öfke patlaması grizu patlamasından daha şiddetlidir’

Bu mevsimlerde dahi 100-120 metrekarelik bir meskende aylık 250-300 metreküp gaz tüketildiği halde 5 milyonluk bir şehirde kış mevsiminde 10 günde bir, halkın doğalgaz satış istasyonlarında kuyruğa girmesinin, uzayan kuyruğun sokaklara taşmasından doğacak öfke patlamasının neye mal olacağının faturası acaba hesaplanmış mıdır? Başkent gaz yetkilileri şunu iyi bilmelidir ki öfke patlaması grizu patlamasından daha şiddetlidir. Halkın içinde doğalgaz kuyruğunda bekleyemeyecek kadar yaşlı ve kimsesizlerin olduğu, evlerde hastaların çocukların bulunduğu nasıl olurda akledilemez? Geçmişte banka kuyruğunda can veren yaşlılar olduğu gibi, doğalgaz kuyruğunda vefat edenler olursa bunun hesabını kim verecek, gaz alınamadığı için petekler çatlarsa, evleri su basarsa bunun zararını kim telafi edecektir?

Bilindiği üzere bu yıla gelinceye kadar ön ödemeli kartlı sayaç kullanan dar ve sabit gelirli aboneler dişinden ve tırnağından artırarak, yaz aylarında geliri oranında azar, azar gaz almak suretiyle kışı rahat geçirmek için tedbirini alıyor, böylece kış aylarında gaz alımında yoğunlaşma da yaşanmıyordu. Başkent Doğalgazın 2013 Yılı Mart ayından itibaren gaz satışından zarar ettiğini gerekçe göstererek, alışılmadık bir sistem olan mevsimsel kota uygulamasına geçmesi haklı olarak halkın paniklemesine ve kışın gazsız kalacağı endişesine yol açmıştır.

‘Doğalgaz kotası hukuksal anlayışla bağdaşmaz’

Yeni uygulama ile Başkent gaz bir taraftan mekanik saat kullanan abonelerden sınırlama olmaksızın kullandıkları gazın bedelini tükettikten sonra tahsil ederken, diğer taraftan ön ödemeli kartlı sayaç kullanan abonelerin yakmadıkları gazın bedelini peşin ödemek istemelerine rağmen ihtiyaçları olan gaz alımına sınırlama koymaktadır. Bu uygulama şekli hukuksal anlayışla bağdaşmadığı gibi tüketiciler kanununa da aykırı bir durumdur. 

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı tarafından hem gaz sıkıntısının olmadığı hem de yakın zamanda doğal gaza zam olmayacağı açıklaması yapılmıştır. Doğalgaz sıkıntısı yoksa doğalgaza zamda yapılmayacaksa o zaman doğalgaza neden kota uygulanmaktadır. Elbette bunun haklı bir gerekçesi olmalıdır.  Doğalgaz devri bitirilip, vatandaş oduna kömüre mi döndürülmek, elektrik tüketimine yönlendirilmek isteniyor bilmek istiyoruz.  Böyle bir durum varsa başlayın tekrar odun, kömür satışlarına; kuralım sobalarımızı. Takalım fişlere elektrikli ısınma aletlerimizi.

‘Kota uygulamasının amacı halkı mekanik saat almaya zorlamaktır’

Başkent Doğalgazın amacı; kota uygulaması ile vatandaşı canından bezdirerek gaz satış yönetiminin Ankara Büyükşehir Belediyesinde olduğu dönemlerde halkı; 300 dolar ödeyerek almak zorunda bırakıldığı ön ödemeli kartlı sayaçlardan mekanik sayaçlara geçirmeye zorlamaktır. Böylece hem önceden toplu gaz alımına engel olmak, hem de daha az personel çalıştırmak suretiyle daha çok kazanmaktır.

Doğalgaz satışında uygulanan kotanın kaldırılması münasebetiyle yaptığımız yazılı basın açıklamasının 30 Eylül ve 2 Ekim 2013 tarihlerinde Bazı gazetelerde ve internet sayfalarında"Doğalgaz satışına kota uygulaması derhal kaldırılmalıdır."Doğalgaz satışında kota kaldırılsın"gibi değişik başlıklarla yayınlanmasının ardından Anakara Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ve son olarak ta Ankara Büyükşehir Belediye başkanı İ.Melih Gökçek tarafından  "Başkent Gazın 2 Temmuz 2009 tarihinden itibaren belediye ile ilişkisinin kesilerek özelleştirme idaresine devredildiği özelleştirme idaresi tarafından da özel bir şirkete satıldığı. ön ödemeli saatlerde doğalgaz satışına getirilen sınırlamanın Ankara Büyükşehir Belediyesi ile ilgisinin olmadığı bu hizmetin Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütüldüğü zamanlarda doğalgaz satışına sınırlama getirilmediği ancak belediye olarak bu uygulama ile ilgilerinin bulunmamasına rağmen Başkent Gazın Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yönetildiği zannının hala devam ettiği ifade edilmiştir."

‘Melih Gökçek'in gaz sorununa Fransız kalması yaptığı hizmetlere gölge düşürür’

Ankara Büyükşehir Belediyesinin Başkent gazın yönetimiyle ilgisinin olmamasına rağmen Başkent gazın; gaz satışında neden hala Ankara Büyükşehir Belediyesinin amblemini taşıyan kartlar kullanılmaktadır?         

Sonuç ne olursa olsun halka yapılan haksızlık karşısında Ankara Büyükşehir Belediyesi kendisini sorumsuz addedemez.  Ankara Büyükşehir Belediye başkanı kendisine ulaşan şikâyetleri EPDK'ya veya Başkent Doğalgaza havale eden evrak memuru değildir. Ankara'nın şehri eminidir. Bu soruna Fransız kalması bu güne kadar yaptığı hizmetlere gölge düşürür. Doğalgaza uygulanan kota kaldırılıncaya kadar halka öncülük yapması taşıdığı sorumluluğun gereğidir.

‘Kartlı saatler çöpe mi atılacaktır?’

Bir diğer husus Başkent gazın Ankara Büyükşehir Belediyesi yönetiminde olduğu dönemlerde yaklaşık 300 dolar karşılığında ön ödemeli kartlı sayaçların alımına zorlanırken, şimdi ise vatandaş ön ödemeli kartlı sayaçtan mekanik sayaca geçişe zorlanmaktadır. Mekanik sayaca geçildiği takdirde ön ödemeli kartlı sayaçlar çöpe mi atılacaktır? Söktürülen kartlı sayaçların bedeli abonelere geri ödenecek midir? Ödenecekse kim tarafından ödenecektir. ? Mekanik sayaçlar için ayrı bir ücret, ayrı bir depozito alınacak mıdır?  Bu sorular cevap beklemektedir.

‘EPDK kendi Torunlarını koruyor. Halkın torunlarını kim koruyacak?’

Torunlar Gıda’ya ait Başkent gazın gaz satışında kota uygulamasına geçmesini EPDK kararıyla yaptığı iddia edilmektedir. Bu iddia doğru mudur? EPDK'nın kendi torunlarını koruduğu doğruysa bizim torunlarımızı kim koruyacaktır?  EPDK' nın görevi halkın menfaatlerini mi, şirketlerin mi menfaatlerini mi korumaktır?      Zamlı doğalgaz satmak için kota uygulaması tüketiciler yasasına aykırı olduğu bilindiği halde EPDK böyle bir hukuksuzluğa neden aracı olmaktadır?

Şu anda kışın aniden bastırmasıyla birlikte evinde yeterli doğalgazı bulunmayan ve kota sebebiyle gaz da alamayan vatandaşın derdini anlatacağı bir merci bulunmamaktadır. Anakara Büyükşehir Belediyesi haklı olarak Başkent Doğalgazı sorumlu tutmakta, Başkent Doğalgaz uyguladığı kotayı EPDK kararıyla yaptığını iddia etmekte, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Doğal gaz sıkıntımızda yok doğalgaza zamda yok diyerek işin içinden sıyrılmaktadır?

‘Halk derdini Marko Paşaya mı anlatacak?’

Şimdi soruyorum; halk bu konuda sağlıklı bilgiyi kimden alacak ve derdini kime anlatacaktır? Bu konuda sorumlu kimdir? Başkent gaz mı, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı mı, EPDK mı, Ankara Büyükşehir Belediyesi mi? Yoksa Marko Paşa mıdır?

Kışın kapıya dayandığı şu anda bitli yorgan gibi doğalgaz sorununu kimse üzerine almasa da halk kimlerin sorumlu olduğunu çok iyi bilmektedir.

Doğalgaza uygulanan kotanın kaldırılması için ilgiler hakkında Nöbetçi savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Hukuk devletinde hakkımızı hukuki yollardan arayacağız. Biz biliyoruz ki vicdan azabı yargıçların verdiği cezadan daha ağırdır. Bu konuda sorumluluk taşıyanları insaflı ve vicdanlı olmaya çağırıyorum.”



Son Güncelleme: 06.10.2013 14:53
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316