Görmeyelim, yazmayalım, Çorum çağ atlasın(!)

Kafamızı kuma gömsek, ‘herşey çok güzel, rayında gidiyor, sanki sorunlar çözülecek, Çorum çağ atlayacak. Öyle mi?

Görmeyelim, yazmayalım, Çorum çağ atlasın(!)

Kafamızı kuma gömsek, ‘herşey çok güzel, rayında gidiyor, sanki sorunlar çözülecek, Çorum çağ atlayacak. Öyle mi?

05 Mart 2020 Perşembe 21:57
Görmeyelim, yazmayalım, Çorum çağ atlasın(!)

MUSTAFA DEMİRER

Çorum şu hastalığından bir türlü kurtulamıyor. Aktarınca kimileri hak verecek, kimileri ise ‘malum hastalığın’ etkisiyle yine memnuniyetsizliklerini dile getirecekler, eminim. Ama işimiz ‘birilerinin hoşuna gitsin’ diye yazmak çizmek olmadığına göre, malum hastalıktan bahsedelim en iyisi. Şehrin yerinde saymasının en büyük nedenlerinden biri de bu ‘hastalık’ çünkü.  Ne zaman gördüğümüz eksiği gediği, noksanları dillendirsek, üstelik de bunu üslubunca yapsak, yazdıklarımız her nedense muhataplarında anlaşılamayan garip bir etki yapıyor. Kafamızı kuma gömsek, ‘herşey çok güzel, rayında gidiyor, tam da istediğimiz gibi’ desek, sanki sorunlar çözülecek, Çorum çağ atlayacak. Öyle mi?

Belirttiğim gibi bunu sıkça yaşıyoruz. Çorum’un meselelerini yakından takip etmek görevimiz olduğu kadar bu şehre sorumluluğumuz. Yapılanları, yapılmayanları gündeme taşımaya, yapıcı ve yön gösterici eleştiriler getirmeye, gerektiğinde çözüm önerileri sunmaya mecburuz. Bu konuda mütevazı olmaya gerek de yok. Yılların birikimi ve tecrübesiyle fikri takip ve donanıma sahip insanların görüşleri küçümsenecek, ötelenecek, azımsanacak, hafife alınacak bir şey olmasa gerek. Hele hele bu insanlar uzunca bir zaman diliminde şehrin acı ve tatlı hikayelerine, sorunlarına ve travmalarına bizzat şahitse…

Herhangi bir kuruma daha dün atanan, görevinde bir şeyler yapması için kendisine makûl süre tanıdıklarımız, hele ‘şehri bir anlasın, özümsesin’ dediklerimiz, ne çelişkidir ki, şehir için yazılıp çizilenleri ‘şahsi’ algılıyor. Oysa bizim için önemli olan o makamda oturanların isimleri değil; ortaya koydukları işler, icraatlar, bu şehre sundukları katkılar.  Yazılan eksikler, yapılmayanlar, yolunda gitmeyen işler, yanlışlar, niye hep ‘karşıt görüşten, öbür gruptan, onun adamı, bunun adamı’ gibi ucuz ama mide bulandıran basitliklerle yaftalanır ve üzeri örtülür, işte derdimiz bu. Öz bir ifade ile iyiye iyi, kötüye kötü demek, dahası mevcut durumu iyisi kötüsüyle irdeleyip bir muhasebe yapmak ne zamandan beri ‘şehre zarar’ vermiş. Demek istediğim bizim yazdıklarımızın sorgulanması değil; muhatabının hoşuna gitmeyen şeyler yazıldığında hemen karşı atağa geçilerek, neredeyse ‘yazanın suçlu’ gösterilmesi. Hatta hayali senaryolarla karalamaya girişilmesi, olmadık kulpların takılması.

Birkaç örnekle anlatayım mevzuyu: Çorum’un Forbes ve İstanbul Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalarda mutluluk düzeyi sıralamasında Türkiye’de 81 il arasında 60 ve 56.’ıncı sırada olduğunu söylemek,; siyasetin temsilcilerinin siyasi tercihlerde Çorum’un hep alt sıralarda kalmasına neden olduklarını dillendirmek; Belediye’nin yatırım ve kent problemlerinin çözümünde daha hızlı hareket etmesi gerektiğini yazmak; üniversitemizin genel-geçer bilimsel ölçütlere bakılarak  gerileme sinyalleri vermeye başladığını ifade etmek ve daha bir çok probleme parmak basmak asla bu şehre ‘kötülük etmek’ değildir.

Aksine mesleki tecrübe, birikim ve donanıma sahip olanlar vatandaşta ciddi karşılık bulur. Bilerek hata yapmazlar. Güvenirlilikleri tartışılmaz. Taraflıkları doğrudan yanadır. Birikimleri tescillidir. Şimdi kalkıp bu insanların, birileri tarafından yönlendirildiğini iddia etmek, hazımsızlık yapan haberlerin onlara servis edildiğini savunmak, hatta daha ileri gidilerek kurumların içinde sızmaların olduğunu sorgulamaya kalkmak, en hafif tabirle abesle iştigaldir. İvedi ve şiddetle tedavi edilmesi gereken patolojik bir durumdur.

Netice olarak;  sorumluluk makamında olan bazı yöneticiler, enerjilerini doğruların üzerini kapatmaya harcamak yerine, “nerede bir eksiğimiz var, bu noksanlığı nasıl telafi edebiliriz, hangi hizmet ve yatırımları üretebiliriz,  şehir insanını nasıl daha fazla mutlu edebiliriz”e kafa yorarsa, memleket böyle selamete kavuşur.

Yoksa durum ortada; ne köy oluyoruz, ne kasaba.

Son Güncelleme: 07.03.2020 00:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet 2020-03-05 23:10:22

Bu durum tam anlamıyla köylülük ve şehre hakim olan kültür bu. Çorum kent olamamış bir kasaba. Yöneticisiden yönetilenine, iş verenden işçisine, zengininden fakirine, herkes bu tavırlarının hak olduğunu düşünüyor. Çorumlu bu huyundan vazgeçmedikçe, medeniyetle tanışıp bir gelenek oluşturmadıkça bir adım ilerleyemez, yeni bir şey üretemez, içindeki değerleri de bir bir kaybetmeye devam eder. Yöneticilerin ve kanaat önderlerinin bu sorunu tespit ve tahlil edip çorumun kent olmasını sağlamaya çalışması lazım. Maalesef toplantılar yapmak, yollar açmak, havaalanı yapmak bu meselenin yanında teferruattır.

Avatar
Oktay 2020-03-06 00:12:19

Mustafa bey eleştiriyi kabul etmeyen yapı yok olmaya mahkûmdur. Biz ilimizi ve kurumları gelişmesi ve ilerlemesini istiyor isek Yöneticilerin eksikliklerini ve yanlışlarını söylemeliyiz. Bir idarecide bu kültür yok ise derhal ayrılmalıdır. Koltuklar kimsenin babasının malı değildir.

Avatar
Murat 2020-03-05 22:11:23

Doğruya doğru hizmet sektöründe altın bir kural vardır "her eleştiri bir ödüldür" lütfen sorumlu gazetecilik adına olumlu eleştirilerinizi eksik etmeyin.Saygıyla

Avatar
Ali 2020-03-06 00:17:20

Şehrimizde bir yılda 500 esnaf işyeri kapattı . Caddelerde bir sürü boş dükkan var . İşsizlik almış başını gidiyor. Dert eden Vali , Belediye başkanı , TSO başkanı Esnaf Odası başkanı var mı . Çözüm için ne yapıldı . Çorum bu kafayla küçülmeye mahkum . Vekillerin bir derdi de yok .

Avatar
Cihan Kaymaz 2020-03-05 22:21:22

Belediye yatırımlarını bir kenara koy. Çorum a havaalanı gelene kadar halkın mutluluğu zor. Ya havaalanı ya havaalanı. Vekillerden bunu bekliyoruz, nutuk atmasınlar

Avatar
Mustafa Bey 2020-03-05 22:49:53

Mustafa bey, siz de hiç bir eksik yok gibi davransanız, “bizim” olursunuz. Hiç kimse de sizinle uğraşmazdı. Ya kardeşim “Bizim Adam” demenin nelere mal olduğunu daha yeni görmüşken, hala bu ısrar niye? Mustafa bey yanlış yazdıysa düzeltin, iftira etttiyse mahkemeye verin?

Avatar
Filozof 2020-03-05 22:56:50

Aynen
Eleştiriler güzel ve çokda yerinde daha da ağır olmalı bence
Çünkü hafiften olunca kimse üzerine alınmıyor bahane bahane bitmiyor ....

Avatar
Muhabbet 1 2020-03-06 08:55:06

Sayın Demirer; yazınızı dikkatli bir şekilde okumaya çalıştım. Dikkat çekmeye çalıştığınız hususlar herkesin malumudur, doğrudur. Kimi zaman Anadolu Kaplanı olduğu söylenerek, kimi zaman tamamen kendi kendine yettiği söylenerek yere göğe sığdırılamayan şehrimizle ilgili fikirler yürütülürken, dev aynasının karşısından ayrılıp da, normal bir aynanın karşısına geçildiğinde, aslında manzaranın hiç de dev aynasında görünenlerle aynı olmadığı anlaşılacaktır. Sürekli göç veren bir şehir varken, köyden göç edenler tarafından bile cazip görünmeyip başka şehirler tercih edilirken, yıllardır ağızlara sakız edilen; Tren Yolu, Hava Alanı, Polis Okulu, Askeri Birlik vb. konularda hala mesafe kaydedilmemişken, sadece küçük, dar kalıplı, sosyal hiçbir faaliyet olanağı olmadığı halde sadece ve sadece büyük şehirlere yakın olmasının avantajının cazibe konusu olduğu bir şehirden bahsediyoruz.