‘MEB kendi dershanecilik yapmak istiyor’

Eğitim Sen Çorum Şubesi Hukuk ve TİS Sekreteri Sezgin Kundukan, “MEB dershaneleri kapattı...

‘MEB kendi dershanecilik yapmak istiyor’

Eğitim Sen Çorum Şubesi Hukuk ve TİS Sekreteri Sezgin Kundukan, “MEB dershaneleri kapattı...

21 Ekim 2014 Salı 16:57
 ‘MEB kendi dershanecilik yapmak istiyor’
banner332


Eğitim Sen Çorum Şubesi Hukuk ve TİS Sekreteri Sezgin Kundukan, “MEB dershaneleri kapattı kendi dershanecilik yapmak istiyor.” dedi.


Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershaneleri kapatmasıyla ilgili yaptığı açıklamasında MEB’in asıl hedefinin dershaneleri kapatmak değil kamu kaynakları ile özel öğretimi teşvik etmek olduğunu iddia eden Kundukan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


“Milli Eğitim Bakanlığı Dershaneler yasası ile özel dershaneleri özel okullara dönüştürmek için kamu kaynaklarını bu doğrultuda harcarken özel dershanelerin boşalttığı alanı doldurmak için yetiştirme kursları açmaya başladı. Bu doğrultuda Milli Eğitim Müdürlükleri bazı okulları kurs merkezi olarak belirleyerek öğrencilerin kurs ihtiyacını kendi okullarında karşılayabilmelerine imkan sağlamak yerine başka okullara zorunlu olarak gönderme yolunu benimsemektedir. Bunu yaparken öğrenci ve velilere yönelik olarak hangi kursların açılmasını istersiniz? Bu kursları hangi öğretmenden ve hangi okulda almak istersiniz? gibi soruların yer aldığı anket tarzı dilekçeler doldurtarak kamusal eğitimin nerelere taşınmak istendiğini ortaya koymaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı okullar arasındaki eşitsizlikleri, öğrencilerin kamusal eğitimden yararlanmasındaki adaletsizlikleri ortadan kaldıracak atılımlar yapmak yerine okul ve öğretmenleri tercih etme kisvesiyle pazarlamaya yeltenmektedir.


Milli Eğitim Bakanlığının günü kurtaran eğitim politikaları doğrultusunda Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü de okullardan öğrenci taleplerini almış ve Ekim ayı sonu itibarıyla açacağı kursların  planlamalarını yapmaya çalışmaktadır. Ancak hayata geçirilmeye çalışılan model daha önceki yıllarda denenmiş ve sonuçsuzluğu açık şekilde ortaya konmuş dershane-okul modelidir. Bu modelle öğrenciler alışık oldukları okul yerine evlerine daha uzak okullarda kurs almaya zorlanmaktadır. Kurs merkezi okullarda değişik öğrenci profilleri sebebiyle öğrenciler birbirlerini olumsuz şekilde etkilemektedir. Kurs merkezi idarecilerinin öğrencileri tanımaması öğrencilerin devamının sağlanmasında problemler yaratmakta ve öğrencilerin belli bir disiplin doğrultusunda merkezi sınavlara hazırlanmasının önüne geçilmektedir.


‘Asıl hedef kamu kaynakları ile özel öğretimi teşvik etmek’


Dershanelerin kapatılması ve özel okula dönüştürülmesi tartışmalarını, yıllardır gördüğümüz gibi, kamusal kaynakların eğitimin ticarileştirilmesi ve her geçen gün daha fazla oranda piyasalaştırılması için özel sermaye kesimlerine aktarılması olarak değerlendirmek gerekmektedir. Yapılması gereken ise, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, halkın yararı gözetilerek değerlendirilmesi ve sadece eğitimde değil, bütün alanlarda kamu harcamalarının payının arttırılması olmalıdır. Bu doğrultuda öğrencilerimizin kurs ihtiyaçları kendilerine en yakın ve en güvenli ortamlarda kendi okullarında ve kendi öğretmenleri aracılığıyla sağlanmalıdır.


AKP hükümetinin dershaneleri kapatacağız söylemleri ile bazı okulları kurs merkezi olarak adlandırıp dershanecilik yapmaya soyunmasındaki asıl amacının özel öğretimi özendirmek ve özel okulları doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklemek olduğu açıktır. Hükümetin eğitim sisteminde bugüne kadar attığı ticarileştirme adımlarını, gelecekte yapacaklarının teminatı olarak değerlendirirsek, hepsi "kar etmek" amacıyla kurulmuş, eğitim kurumu olmaktan çok birer "ticari işletme" işlevi gören özel okulların ve öğretim sisteminin kamu kaynakları ile desteklenmeye çalışıldığı açıktır. Halktan toplanan vergilerin, kamu okulları için harcanmayıp, çeşitli yöntemlerle özel okullara aktarılmak istenmesi kabul edilemez ve karşısında durulması gereken bir durumdur.


‘Tek çözüm kamusal eğitimi güçlendirmektir’


Nitelikli bir eğitim sistemi oluşturmak için, tek başına eğitim sisteminin kamusal nitelikli olması ve kamu kaynakları tarafından finanse edilmesi yeterli değildir. Kamu tarafından herkese eşit ve parasız olarak sunulması gereken eğitimin bilimsel ve demokratik bir içerikte olması, kamusal, nitelikli bir eğitim sisteminin oluşturulması açısından zorunludur. Bu anlamda Eğitim Sen`in yıllardır savunduğu ve eğitim hakkının temel sac ayaklarını oluşturan kamusal, bilimsel, demokratik, laik eğitim talebi pratikte yaşam bulmadığı sürece, eğitimde yaşanan sorunların çözümünü sağlamak tek başına mümkün değildir.


Eğitim Sen, eğitim sistemi üzerinde oynanmak istenen oyunların farkındadır ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilerek siyasi iktidarın eğitimi tamamen piyasaya endeksleyen girişimlerin karşısında bütün örgütlü gücüyle durmaya kararlıdır.” 




Son Güncelleme: 21.10.2014 16:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316