Necati Gül’den cevap gecikmedi

Türk Tarım Orman Sen Şube Başkanı Necati Gül, yaptığı yeni bir açıklamayla Toç-Bir Sen’e cevap verdi.

Necati Gül’den cevap gecikmedi

Türk Tarım Orman Sen Şube Başkanı Necati Gül, yaptığı yeni bir açıklamayla Toç-Bir Sen’e cevap verdi.

11 Ekim 2019 Cuma 00:10
Necati Gül’den cevap gecikmedi

Türk Tarım Orman Sen Şube Başkanı Necati Gül, yaptığı yeni bir açıklamayla Toç-Bir Sen’e cevap verdi.

Barış Pınarı Harekatı gibi önemli bir gündem varken böyle bir açıklamayı yapmaktan durumunda kalmaktan imtina ettiğini belirten Gül, “9 Ekim akşamı Barış Pınar’ı musluklarını açmış, Türk Ordusu; kalbinde iman, göğsünde Kur’an, elinde bayrak ve dilinde tekbirle, Dicle’nin çocuklarını çakallara yem etmemek için şaha kalkmışken, ‘benim ilkem, önce ülkem’ diyen bir sendikanın şube başkanı olarak bu açıklamayı yapmaktan hicap duyuyorum. Ülkemin derdi başka, bunların ki hava civa.” Dedi.

Gül, açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi;

“Sığınma mı?

Sığındığımız; canımızdan aziz bildiğimiz vatanımız, göklerde dalgalanan, ay yıldızlı al bayrağımız. Biz kimlerin; dünde bugünde, kime ve nereye sığındığını iyi biliriz. Önce onu söyleyeyim. İsterseniz hatırlatırım. Adı var, kendi yok demiştim ama adının da olmadığının ispatı için Tarım İl Müdürlüğü’nde yaşatılmaya çalışılan 28 Şubat süreci için zatı muhterem cevap vermiş. 28 Şubat süreci diye ben demiyorum. Eski Türkiye alışkanlıkları diyerek hanımefendinin Genel Başkanı diyor.

Ne demiş?

2010 referandumunda hak ve özgürlükler için kendileri ‘evet’ demiş ve bu güne kadar bir çok kazanımlar elde ettiklerini söylemiş! 5’inci toplu sözleşmedeki hüsrandan Genel Başkanı gibi kendileri de hiç bahsetmemiş. Süreci nasıl yönetemediklerini yada Hakem Heyeti karalarına kendi temsilcilerinin şerh bile koymadığını.

Gelelim referanduma.

Bu referandumun asıl gayesinin ne olduğunu; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 5 Mart’ta Niğde ve Osmaniye mitingleri dönüşünde gazetecilere söylediği ‘2010 referandumu, onların dikkat ederseniz onların çok çırpındığı bir referandum oldu. Sizlerden de bir adım önde gittiler. Meğerse bu iyi niyetli değilmiş. Şimdi onları düşünüyorum. Niye iyi niyetli değilmiş. Çünkü o referandumda bunların tek hedefleri vardı. İdari ve adli yargıyı ele geçirmek. Ve bunu başardılar. Az veya çok başardılar.’ cümleleri ile özetleyeyim. Üzüntüm siz Malum-Sen olarak hala aynı yerdesiniz ve anlayamamışsınız. Bir de toplumun önünde anlayamadığınızı zikretmişsiniz.

Ülkede oluşan paralel yapı; sizin de içinize yerleşmiş, Referandum sonrası, Anayasa’nın 159. Maddesi’nde yapılan değişiklikle, ele geçirdiği, HSYK ve yargıda hükümeti düşürmek için 17-25 Aralık darbesinin düğmesine basmıştır. En son hainliğini 15 Temmuz’da alçakça bir girişimde bulunarak, 254 kişinin şehit olmasına, yüzlerce kişinin de gazi olmasına vesile olmuştur.

Sizlerin hak ve özgürlükler olarak gördüğünüz ve at gözlüğü ile baktığınızın semeresini, hain plan olarak ülke çok ağır ödemiştir. Ne yazık ki bilmiyorsunuz, bilmediğinizi de bilmiyorsunuz. Eski defterleri açarsanız altında kalırsınız. 2017 yılında Olağanüstü Genel Kurul’a gidip Genel Başkanınızı neden değiştirdiğinizi ayrıca da hatırlatmak isterim.

Başörtü meselesine gelince, hiç bahsetme benim yanımda esameniz bile okunmaz. Sadece şunu söyleyeyim. Yıl, 1989; yer, Dil Tarih Coğrafya Fakültesi. Polisten yediğim copun acısı hala içimde. Bilmiyorsan ağa babalarına sor, onlar belki bilir. O eylemi. Sen piyasada bile yok iken, biz vardık.

Hanımefendi başka ne diyor; Genel Başkanımız Çorum’daki yaptığı konuşmasında ‘Bazı kurum idarecilerinin eski Türkiye alışkanlıklarıyla hareket ettiğini, kurum çalışanlarına baskı yaptığı ve mobing uyguladıklarını, bunların doğru olmadığını ve bunları takip ederek gereğini yapacaklarını” belirtti.

Peki Genel Başkanınız bu cümleleri neden kurdu?

Yanınızda konuştuğu halde anlamadıysanız, söyleyeyim. İstanbul Belediyesi’nde çalışanların sakallarının kesilmesi talimatının verilmesinin doğru olmadığını belirtmek için.

O zaman soruyorum!

Tarım İl Müdürlüğü’nde çalışan, hangi sendikaya üye olursa olsun, bir tane sakallı gelen var mı? El cevap, yok. Öyleyse sıkıntı ne? Herkes takım elbise giyecek, kravat takacak. Hem de göreve giden gitmeyen herkes. Durun atlamayın... Böyle bir şey yok diye!

Adı ve kendisi olmayan sendikanızın Disiplin Kurulu üyesi olup, hali hazırda, kurumda, şube müdürlüğü görevini ifa eden kişinin Whatsapp grubundan attığı mesajı hatırlatırım. ‘Göreve giden gitmeyen herkes takım elbise giyecek, nedenini biliyorsunuz’ Bu cümleyi yazan kim. Nedenini bir açıklasanız da bilsek.

Peki; böyle olunca, Tarım İl Müdürlüğü’nde yaşanan kıyafet sıkıntısı, eski Türkiye alışkanlıkları ile hareket edilen zihniyetin ürünü mü? Değil mi?

Evet mi ? Hayır mı? Hayır diyorsanız söyleyecek sözüm yok. Evet diyorsanız. Evetinizin yansımasını, kendilerine yardım edileceğini ve sahip çıkılacağını zannederek üye yaptığınız ( biz nasıl yaptığını biliyoruz da) üyeleriniz görmek istiyor. Ha şunu da bilin. Kamu çalışanları sivil itaatsizlikte yapmak istemiyor. Sadece çalışma şartlarına göre giyinmek istiyor.

Olanları görmezden gelip, sorun yok aymazlığı ile laf kalabalığı yapanlara karşı; ‘kilise karanlık, papaz sağır, bağır Allah bağır’ durumundaki kamu çalışanı; yetkisiz olsa da etkisinin büyük olduğuna inandığı Türk Tarım Orman Sendikası’nda çözüm arıyor.

Sonuç; tarlada, bağda, bahçede, ağılda ve ahırda çalışma şartlarına uygun kıyafet mi? Sivil itaatsizlik mi? Tabii ki çalışma huzuru ve barışı ile devlet ciddiyeti içinde şartlara uygun kıyafet. Sizlerin talebi olan itaatsizlik değil. Lakin Kamu çalışanlarının hayrına hiç bir eylem kararı almadığınız ve yapmadığınız gibi, aldığınız bu kararda da uygulama ve yapmakta basiretiniz yok. Son söz, yanlış yapmışız önceki açıklama ile. Sendikacılık hakkında hiç bir şey bilmeyenlerin, haddini bilmesini bekledik.”

Son Güncelleme: 11.10.2019 08:39
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sendikasız 2019-10-11 11:27:02

Sizin bağlı oldugunuz konfederasyonun butun kolları aynı şeyi yapmakta mahirsiniz. Kendi yaptığımız tehdit, yalan ve tezviratı çok yapıp çamur atiyorsunuz.

Avatar
Ali 2019-10-11 11:27:56

Hamaset, hamaset, hamaset, öfff

Avatar
Eş dost sen 2019-10-11 11:36:14

Al birini vur ötekine sen benden kara ben senden kara vatandaş ölmüş kalmış umurlarında değilsiniz kısaca s.... yarışındasınız!!!!!!!!!!!!!