‘Pakette basın özgürlüğü yok’

KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 'Demokratik Paketi' eleştirdi.

‘Pakette basın özgürlüğü yok’

KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı 'Demokratik Paketi' eleştirdi.

07 Ekim 2013 Pazartesi 15:58
 ‘Pakette basın özgürlüğü yok’
banner332

KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Çorum Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı  'Demokratik Paketi' eleştirdi.

Dernek binasında düzenlenen toplantıda değerlendirmelerde bulunan Mehmet Öztürk, Başbakan’ın  iktidara geldiği ilk günden itibaren kendi siyasal-ideolojik çizgileri dışındaki her düşünce ve eylemi tehdit olarak gördüğünü, paketle geçmişteki ileri demokrasi pratiklerinin ötesine geçmeyen değişiklikleri kamuoyuna açık duyurduğunu iddia etti.

Öztürk, basının ifade ve örgütlenme özgürlüğünün  pakette yer almamasını eleştirerek şöyle dedi; "Basın toplantısında antidemokratik bir uygulama sergileyerek, bazı muhalif gazete ve televizyonların alınmaması, demokrasiye gölge düşürdüğü gibi paketin inandırıcılığını daha baştan ortadan kaldırmıştır.

Seçim barajından siyasi partilere hazine yardımına, siyasi parti kanununda yapılan çeşitli düzenlemelerden, kamuda başörtüsü yasağının kaldırılmasına, kişisel verilerin korunmasından kent ve köylerin eski adlarının verilmesine kadar çeşitli alanlarda kısmi düzenlemeler getiren paketten eğitim alanının ihtiyaçlarına ilişkin hiçbir şey çıkmamıştır.


‘Demokrasi makyaj tutmaz’

‘Demokratikleşme Paketi’nin genel olarak içeriğine bakıldığında, yıllardır çözüm bekleyen sorunlara kalıcı çözümler getirmek bir yana; ülkenin temel demokrasi sorunlarının yanına bile yaklaşamadığı görülmektedir. Pakette, ülkenin demokratikleşmesi bakımından olmazsa olmaz önemde olan laiklik, kadınların eşitlik talepleri, Kürt sorunu, Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri, örgütlenme, ifade ve basın özgürlüğü zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi temel hak ve özgürlüklere ilişkin ilerici bir yaklaşım görmek mümkün değildir.

Başbakan'ın açıkladığı "Demokratikleşme Paketi", Gezi direnişi ve ardından gelişen toplumsal muhalefeti bastırmak için kullanılan şiddet ve saldırılarla yıpranmış olan iktidarın otoriter, baskıcı ve anti demokratik görüntüsünü düzeltmek için yapılmış bir makyaj olmaktan öteye gitmemiştir.


‘Klavyeye özgürlük, tutsak gazetecilerin serbest bırakılmasıdır’

Başbakan Erdoğan, "q, w, x harflerinin kullanımını serbest bırakıyoruz, bir nevi klavyelere özgürlük getiriyoruz" sözüyle tüm toplumla resmen alay etmiştir. Türkiye'nin sorunu klavyelerin değil, halkın doğru haber alma özgürlüğünü savunan gazetecilerin özgür olmasıdır. Bu harflerin kullanımının serbest bırakılmasından ziyade o harfler kullanılarak yazılan haberlerin, yapılan yorumların cezalandırılmaması çok daha önemlidir.


‘Anadilde eğitim haktır para ile alınıp satılamaz’

Adı "demokratikleşme" olan bu pakette, Başbakan'ın, "özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesi, farklı dil ve lehçelerde özel eğitim kurumları açılabileceğini" açıklaması, evrensel bir hak olan anadilinde eğitim hakkı yerine sadece parası olanların yararlanabileceği bir düzenleme yaparak, anadilinde eğitim sorunun daha da derinleşmesine neden olacaktır. İktidar bir kez daha en temel insan hakkı ve eğitim biliminin gereği olan anadilinde eğitim talebini görmezden gelmiş, kamusal bir hak olarak hayata geçirilmesi gereken anadilinde eğitimi piyasa ile birlikte tanımlamaya kalkmıştır.


‘Her türlü ayrımcılığa karşı eşitlik mücadelesi vermeye devam edeceğiz’

İlkokullarda farklı kimlik ve kültürleri dışlayan andımızın kaldırılması olumlu bir adım olmakla birlikte, okullarda ırkçı, cinsiyetçi, ayrımcı ve dışlayıcı uygulamalar müfredat ve ders kitaplarıyla, kadrolaşma politikaları ile hala sürdürülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın önerdiği atasözleri ve deyimler sözlüğünde Kürtlere yönelik aşağılayıcı ve ötekileştirici, yine Romanlara yönelik ayrımcı, suçlayıcı ve küçük düşürücü ifadelerin, kadını köleleştiren, cinsiyet ayrımcılığını pekiştiren ifadelerin yer alması, sorunun sadece andımızı kaldırarak çözülemeyeceğini göstermektedir.”





Son Güncelleme: 07.10.2013 16:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316