‘Türkiye zalimin yanında olamaz’

İlke-Der ve Çorum İHH, ‘Suriye Dramının Beşinci Yılı ve İHH’ konulu bir konferans düzenledi.

‘Türkiye zalimin yanında olamaz’

İlke-Der ve Çorum İHH, ‘Suriye Dramının Beşinci Yılı ve İHH’ konulu bir konferans düzenledi.

17 Mart 2015 Salı 15:04
 ‘Türkiye zalimin yanında olamaz’


İlke-Der ve Çorum İHH, ‘Suriye Dramının Beşinci Yılı ve İHH’ konulu bir konferans düzenledi. Programa konuşmacı olarak İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Yardım Koordinatörü Muhammed Yorgancıoğlu ile İHH İstişare Kurulu Üyesi Av. Ömer Kılıç katıldı.


Etkinlikte İlke-Der ve Çorum İHH çalışmaları hakkında bilgiler verildi. Suriye zulmünü anlatan sinevizyon izlendi. Programın açış konuşmasını Çorum İnsani Yardım Derneği (Çorum İHH) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yardım Sorumlusu Mustafa Akbaba yaptı. Daha sonra kürsüye gelen Muhammed Yorgancıoğlu ve Ömer Kılıç ‘Suriye Dramının Beşinci Yılı ve İHH’ konulu sunumlarını yaptılar. Program soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.


Yoğun katılımın olduğu konferans İHH’nın Eşref Hoca Caddesi’nde bulunan salonunda gerçekleştirildi.


Bosna örneğinden yola çıktı


İHH İstişare kurulu üyesi Av. Ömer Kılıç, geçmişte şahit olduğumuz savaşlar arasında yer alan Bosna’da yüzbinlerce insanın katledildiğini hatırlatarak, Esed’in Suriye’de Esed vahşetinin Bosna’ya rahmet okuttuğunu vurguladı.


‘ALLAH ALİYA’DAN RAZI OLSUN’


Kılıç, konuşmasında şöyle dedi: “İşkencelerle bombalarla, kullanılan çeşitli silahlarla öyle durumlar yaşandı ki insanlara sokak ortasında benzin içirilerek patlatıldı .Avrupa’nın ortasında  bir savaştan bahsediyoruz Sırplar acımasızca tüm dünyanın gözleri önünde katliamlar yaptılar; kadın, çocuk, yaşlı, demeden sivil halkı kurşuna dizdiler ve dünya bu olaya seyirci kaldı , ta ki güçleri tükenmiş takatleri kalmamış artık anlaşma yapmaktan başka çaresi olmadıklarını gören ABD, NATO, BM gibi batı güçleri savaşa müdahale ederek çok kısa bir sürede Sırp mevzileri göstermelik bombardımanla yok edip Dayton anlaşmasını yürürlüğe koydular. Anlaşma yapıldığında Bosna Müslümanlarının nefes alacak çok küçük bir toprak parçası kalmıştı ellerinde, onu da istedikleri zaman Sırp güçler kapatabilecek imkana sahip oldular. Bosna’nın devlet başkanı Aliya İzzet Begoviç Allah ondan razı olsun, Allah rahmet eylesin. Müslüman devletlerin başına böyle liderler ilim ve hikmet sahibi nadir de olsa geldiğini tarihteki varlıklarından bilmekteyiz. Aliya o dönem bu anlaşmaya mecburen razı olduklarını çokça dile getirmiştir.


SURİYE DRAMI


Şimdi Müslüman coğrafyalarında şahit olduğumuz savaşlar yanı başımızda Suriye’de yaşanan savaş. Bosna savaşı elbet çok çetin geçmişti, Müslümanlar katledilmişti ama Suriye savaşına baktığımızda zalimlerin Esed destekçilerinin uyguladıkları yöntemler stratejiler Sırp savaşına neredeyse rahmet okutacak şekilde bölgede stratejik durumların sarsılmasından endişe duyan bazı devletler bu savaşı sürdürme çabasındalar. Gerek askeri teçhizat gerekse ekonomik destek ve insan gücü olarak zalim Esed yönetimini desteklemektedir. Bosna-Sırp veya Filistin-İsrail savaşlarında Müslümanların yanında her türlü destekleriyle yer alan bazı ülkelerin yönetimlerinin Suriye savaşında tam tersi tavır takındıklarını görmekteyiz. Kendi ülkemiz Türkiye’de dahi Esed ve işbirlikçilerinin propaganda ve algı oyunları ile Müslümanların Suriye’deki kardeşlerine uzanan yardım elini kırmaya, kurulan kardeşlik köprüsünü yıkmaya çaba sarf ettiklerine şahit olduğumuz olaylar yaşamaktayız.


Çok acıdır ki, ilahi konserlerinin, türkü gecelerinin, siyasi mekanizmaların düzenlediği miting alanlarını dolduranların canhıraş hane buralarda hizmet edenlerin Suriye deki kardeşlerine yardımda geride kaldıklarını görmekteyiz. Suriye’de kardeşlerimize destek olmak için düzenlenen çeşitli aktivite ve organizasyonlarda katılımların azlığı Esed ve işbirlikçi lobilerin çalışmasının Türkiye’de yoğun çalıştıklarının bir göstergesidir. Suriye de direniş hattının söndürülmesi için bir takım oyunlar oynanmaktadır. Bunların başında IŞİD örgütünün İslam adı altında işledikleri cinayetler dini söylem ve stratejiler gelmektedir. Oysa IŞİD hiçbir şekilde İslami tanımlamalara ve yapılanmalara uygun hareket etmeyen tamamen bozguncu bir strateji izleyen örgüt olmuştur. IŞİD’in ortaya çıkışında rolü olanların onların büyümesinde ve ilerlemesinde katkıları olmaktadır. Sözde koalisyon bağlantılı güç devletlerinin IŞİD örgütünün ilerleyişini ve gücünün yok etme çabasıyla Suriye’de direniş güçlerinin mevzileri bombalamaları sivil halkın katliamında Esed’e zaman kazandırmaları zalim yönetime destek verdiklerini açıkça göstermektedir. Koalisyon güçleri içerisinde yer alan ABD ve güç devletleri yönetimleri tarafından yapılan açıklamalar Esed yönetiminin içerisinde bulunacağı bir çözüm süreci oluşturulmalıdır görüşü zalim yönetime destek verdiklerini açıkça ortaya koymaktadır. Bizler Müslümanlar olarak zalim yönetim ve işbirlikçilerinin içerisinde yer aldığı hiçbir anlaşma veya oluşumu kabul edemeyiz.


İHH insani yardım vakfı bölgede savaşın başlangıcından bu yana Türkiye’den ve dünyadan gelen yardımları mazlum halka ulaştırmayı başarmıştır. Masum ve mazlum Suriye halkına yardım etmek, onların hayatlarını yeniden kurmaya vesile olacak çalışmalara destek olmak için elimizden geleni yapmamız Müslüman olmamızın gereğidir.”


MAZLUM ve MAĞDURLAR İÇİN…


İHH İnsani Yardım Vakfı Suriye Yardım Koordinatörü Muhammed Yorgancıoğlu, sunumunda Suriye’de Esed rejiminin sivil halka yönelik katliamlarının acımasızca sürdüğünü hatırlattı. Yorgancıoğlu, mazlum ve mağdur Suriye halkına yapılan yardımlara değinerek, İHH’nın hâlihazırda Suriye’de esir tutulan başta çocuk ve kadınlar olmak üzere, gazeteciler dâhil tüm sivillerin serbest bırakılması için girişimlerine devam ettiğini kaydetti.


Yorgancıoğlu, şöyle dedi: “Suriye’de Esed rejiminin mazlum sivil halka yönelik saldırıları olanca hızı ve acımasızlığıyla sürüyor. Mart 2011’de başlayan ve yaklaşık dört yıldır devam eden saldırılar nedeniyle 200 binin üzerinde insan hayatını kaybederken 6,5 milyon insan kendi ülkesinde mülteci durumuna düştü, 4 milyondan fazla kişi de ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Suriyelilerin dörtte üçü kadın ve çocuklardan oluşmakta. 1 milyondan fazla çocuk savaş ortamında zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalışıyor. Bugün Suriye’de 10 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı bulunuyor.


Bu ölçüsüz savaştan kaçan çoğu kadın ve çocuktan oluşan mültecilerin her türlü yardıma ihtiyacı var. Özellikle Suriye içerisinde kalanlar, ağır kış ve savaş şartları altında yaşam mücadelesi veriyor. Her gün atılan varil bombaları sebebiyle yüzlerce insan ölürken, ağır kış şartları ve açlık nedeniyle de ciddi boyutlarda çocuk ölümleri yaşanıyor.


20 yılı aşkın bir süredir dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahibi insanlara yardım eli uzatan İHH İnsani Yardım Vakfı, Suriye’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalmamış, saldırıların başladığı günden bu yana Türkiye ve yurt dışındaki hayırsever kişi ve kurumların desteğiyle başta çocuklar olmak üzere, kadın, yaşlı ve hastaların hayata tutabilmeleri için dertlerine çare, yaralarına merhem olmaya çalışmıştır.


İHH, 2011 yılının Mart ayından bu yana hem Suriye içerisinde yerinden edilen hem de Türkiye, Lübnan ve Ürdün’e sığınan Suriyeli mültecilerin barınma, beslenme, sağlık, gıda gibi temel ihtiyaçlarının karşılanması için çeşitli yardım faaliyetler yürütüyor. Yardımlar, Kilis ve Hatay Reyhanlı’da bulunan İHH koordinasyon ofisleri aracılığı ile Suriye halkına ulaştırılıyor. Koordinasyon ofislerinde personel ve gönüllülerimizle Suriyeli mültecilere hizmet veren vakfımız, ayrıca Suriye içerisinde de sivil oluşumlarla birlikte yardım çalışmaları gerçekleştiriyor.


İHH; bir yandan acil yardım, barınma, sağlık ve eğitim alanlarında çalışmalar yaparken bir yandan da mültecilerin sorunlarına uzun soluklu çözümler üretmek için yurt dışındaki partner kuruluşlarının da desteğiyle kalıcı projeler gerçekleştiriyor. Bu doğrultuda özellikle kamplarda prefabrik okullar inşa ediliyor; Suriyeli çocukların eğitim aldığı bu okullara her türlü destek sağlanıyor. Türkiye içerisindeki mülteci kamplarında prefabrik yetimhaneler kuruluyor, okullar yapılıyor. Vakfımız muhtelif bölgelerde işletmesini yaptığı ekmek ve un üretimi yapan fırın ve değirmenlerden savaş mağduru Suriye halkına her gün on binlerce ekmek dağıtıyor. Ayrıca temiz suya erişimde sıkıntı yaşanan yerlerde su kuyuları açıyor. Vakfımız tarafından kurulan merkezî mutfaklarda mülteci ve muhacir Suriyelilere her gün sıcak yemek dağıtımı yapılıyor.


2012 yılından itibaren Suriyeli mültecilere İHH ve yurt dışındaki partner kuruluşların iş birliğiyle Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bölgelerinde kurulan 17 çadır kent ve konteyner  kentte barınma imkânı sunuluyor. Yaklaşık 50 bin Suriyelinin ihtiyaçlarının karşılandığı bu yerlerde psikososyal destek hizmetlerinin yanı sıra dinlenme merkezleri, çocuk ve oyun parkları, güvenlik, ibadet, altyapı, ısınma ve kendi alışverişlerini yapabilmeleri için market hizmetleri veriliyor.


Bu kamplarda kalan mültecilere Reyhanlı’daki Emal hastanemizde sağlık hizmetleri de sunuluyor. Bugüne kadar bu hastanede binlerce Suriyeliye poliklinik hizmeti verildi, cerrahi müdahalelerde bulunuldu.


Yine ayrıca 10 binin üzerinde Suriyeli çocuk ve gence 17 okulda kreş, ilköğretim ve lise düzeyinde 300 öğretmen tarafından eğitim verilmeye devam ediliyor.


İHH İnsani Yardım Vakfı, kuruluşundan bu yana insani yardım operasyonları ile birlikte yürüttüğü insani diplomasi çabalarıyla kriz bölgelerinde savaşan taraflar arasında hakemlik ve arabuluculuk görevleri üstlenerek mümkün olan en etkili şekilde sivillere yardım ulaştırmaya çalışmaktadır. 


İHH, Suriye’de yaşanan krizde de sivillerin korunması/kurtarılması için insani diplomasi çalışmaları yürütmektedir. Bu çerçevede ilk olarak 2012 yılının Mart ayında Suriye istihbarat teşkilatı tarafından tutuklanan iki gazetecinin serbest bırakılması için girişimlerde bulunmuş, girişimlerin sonuç vermesiyle gazeteci Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun 58 gün sonra serbest bırakılmıştır. 


İnsani diplomasi çabalarıyla İHH bugüne kadar Suriye’de hem Suriye hükümeti hemde muhaliflerin alıkoyduğu 2.137 Suriyeli, 70 İranlı, 6 Batılı gazeteci ve 1 Afgan’ın serbest bırakılmasını sağlamış, gazeteci Adem Özköse ve kameraman Hamit Coşkun’un yanı sıra aileleri ile birlikte Suriye’de ikamet eden Türk vatandaşları İdris Çanakçı ve Ekrem Ciğerli’nin de serbest bırakılarak Türkiye’ye getirilmelerini sağlamıştır.


Kadın ve çocuklar başta olmak üzere sivilleri hedef alan ihlaller ve mağduriyetlerin endişe verici boyutlara ulaştığı Suriye’de İHH, krizin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasını önlemek için bölge ülkelerinin dinî liderleri ve kanaat önderlerinin bir araya gelerek istişare ettiği ortamlar oluşturmakta, aklıselimin hâkim kılınması için kamuoyu desteği sağlamaya gayret etmektedir.


İHH, hâlihazırda Suriye’de esir tutulan başta çocuk ve kadınlar olmak üzere, gazeteciler dâhil tüm sivillerin serbest bırakılması için girişimlerine devam etmektedir."




Son Güncelleme: 17.03.2015 15:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner182