‘Ölümün Dört Rengi’

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi’nin Düşünce Seminerleri devam ediyor.

‘Ölümün Dört Rengi’

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi’nin Düşünce Seminerleri devam ediyor.

16 Ekim 2014 Perşembe 10:54
 ‘Ölümün Dört Rengi’
banner332


Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Osmancık Şubesi’nin Düşünce Seminerleri devam ediyor. Çarşamba Düşünürlerinin bu haftaki konusu Dücane Cündioğlu’nun yazmış olduğu ‘Ölümün Dört Rengi’ adlı kitabı oldu. Programın yöneticiliğini Osmancık Anadolu Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Fatma Aksu Comba yaptı.


Fatma Aksu Comba, düşünmeyi, felsefeyi hayat tarzı haline getirmiş, yılda birkaç ay inzivaya çekilen ve ruh halini hüzünlü diye tanıtan bir yazarın eserini tanıtmanın çok zor ve önemli bir iş olduğunu söyledi.


Yazarın ölümle ilgili görüşlerine değinen Comba, şöyle devam etti; “Ölüm ikiye ayrılır: İstek dışı olanı: ‘mevt-i tabiî’ (doğal ölüm). Bir de isteğimize, kendi tercihimize bağlı olan bir ölüm türü var: "mevt-î iradî"


Ölün, ama biyolojik ölümünüzden önce ve kendi iradenizle. Kendi arzu ve isteğinizle.


Nitekim bu ölümün "mevt-i ihtiyarî" adını alması da bu yüzden.Niçin ihtiyarî?"İnsanlar uykudadırlar, öldüklerinde uyanırlar" da onun için. Bir an evvel gaflet uykusundan uyanmak için. Gaflet uykusundan, yani yaşıyormuş gibi görünmekten...”


Ölümün Dört Rengi hakkında da bilgiler veren Fatma Aksu Comba, programa katılanların katkı ve sorularıyla sunumuna devam etti. Programda özetle şunlar konuşuldu;


Düşmekten korkmayacağız. Düşmek erdemdir. Yolda olduğumuzu gösterir. İnsan tanrılaşamaz ama tanrılaştırılır.İbadetlerin şekilden manaya dönmesi gerekir. Puta tapmak, görüneni ele geçirmeyi marifet sanmaktır. Hoşgörülü olacağız. Bileceğiz ki, başkası yoksa güzel de yok. Dünyayı anlamak için dünyadan uzaklaşmak gerekir.


Huy değişmez ama geliştirilebilir. Huy geliştirilememiş olsaydı, cahiliye döneminden asrı saadet oluşmazdı.


Fatma Aksu Comba konuşmasını, “ Yusuf gibi, dünyaya sırt çevirelim de varsın gömleğimiz arkadan yırtılsın! Mahşer günü yırtılan parçayı alalım elimize ve diyelim ki; Tek hayırlı amelim bu Allah’ım! Beni rahmetinle yargıla” duası ile bitirdi.




Son Güncelleme: 16.10.2014 11:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316