Dersin zamanı mı?

Yeni Şafak Yazarı hemşehrimiz Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugün yayınlanan köşe yazısında 'Dersin zamanı mı?' diye sordu.

Dersin zamanı mı?

Yeni Şafak Yazarı hemşehrimiz Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugün yayınlanan köşe yazısında 'Dersin zamanı mı?' diye sordu.

29 Mart 2019 Cuma 11:56
Dersin zamanı mı?

Yeni Şafak Yazarı hemşehrimiz Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugün yayınlanan köşe yazısında ders almayı hiç düşünmeden devamlı ders vermekten söz edenlere mesaj vermek istediğini ifade etti.

İşte Karaman’ın dersin zamaı mı? başlıklı o yazısı

Vaktiyle büyük bir mülk ve onun genel olarak makul davranan bir maliki varmış; mülkün sahibi çevreye nispetle farklı bir dünya görüşüne, adalet ve ahlaka sahip mülk de çok değerli olduğu için pek çok düşmanı, bu güzel mülke göz koyanı, iştahı kabaranı olmuş. Düşmanlar her vasıtayı mübah sayarak maliki esir almak ve mülke el koyup paylaşmak istiyorlarmış, fakat akıllı malik, işini mükemmel yapan bir muhafız bulmuş, ona istediği kimseleri yardımcı ve korumacı olarak alma, mülkü koruma, güçlendirme ve başkalarına örnek hale getirmesi için geniş yetkiler vermiş.

Muhafız uzun yıllar vazifesini olabildiğince iyi yapmış, mülkü korumuş ve geliştirmiş. Düşmanlar bir yandan içeriden hainler devşirerek, diğer yandan dışarıda mülkü paylaşmak için sıraya girmiş kurtlarla işbirliği yaparak plan üzerine plan kurmuşlar, defalarca saldırmışlar, mel’un amaçları için her aracı mübah görüp kullanmışlar. Fakat muhafızın akıllı, hikmetli, firasetli davranış ve tedbirleri sayesinde bir türlü emellerine ulaşamamışlar.

Düşmanlar anlamışlar ki, bu mülkü elde edip paylaşmanın tek yolu bu akıllı ve güçlü muhafızı malikin gözünden düşürüp işten el çektirmek, sonra da kolayca mülkü elde edip paylaşmak. Bunu anlayınca dört elden harekete geçip malik nezdinde muhafızını itibardan ve gözden düşürmek için olanı abartarak, olmayanı uydurarak, malikin işini çıkmaza sokacağı ve mülkün dağılmasına sebep olacağı belli olan bir takım adayları överek, yalancı şahitlerle parlatarak ellerinden geleni yapmaya koyulmuşlar. Malik zaman zaman muhafızını sorgulamış, onun savunmasını ve işini düzgün yaptığını görerek görevine devam kararı vermiş.

Bu böyle sürüp giderken düşman, muhafızın yeterince yıprandığına kanaat getirip mülkü ele geçirmek için bir saldırı yapmaya karar vermişler. Muhafız bütün tedbirlerini almış iken, vazifesini hakkıyla yapmakta ve saldırıyı püskürtmek için gecesini gündüzüne katarak gayret etmekte iken, vazife yerinden bir an bile ayrılmasının zararlı olacağı kesin iken düşman propagandasının etkisinde kalan malik onu vazife yerinden çağırıp birkaç gün yanında tutup denemeye, ders ve nasihat vermeye, karar vermiş. Muhafıza çağrısı ulaşınca o da emin bir ulak ile şu haberi göndermiş: "Efendim, ben emrinize amadeyim, her an gelip sizi dinler, ders ve nasihatinizden istifade ederim. Ancak şu anda beni geçici de olsa görevimden alırsanız düşman mülkü ele geçirir, mel’un emeline ulaşır, bundan sonra sizin ders ve nasihatinizin hiçbir faydası kalmaz. İzin verin, şu iç ve dış mülk düşmanlarının saldırısını püskürteyim, sonra dersinizi istediğiniz kadar dinlemek üzere geleyim!”

Bu bir hikâye, vaki veya kurgulanmış, ama can alıcı, gerçek ve güncel soru şudur: Siz bu malikin yerinde olsaydınız böyle bir durumda ders ve nasihat vermek için muhafızınızı görevinden ayırır mıydınız?

Bu soruya "Evet" cevabı veriyorsanız ikinci soru şudur:

Siz ona ders vereyim derken mülkün elden gitmeyeceğine dair elinizde kesin verileriniz ve kanıtlarınız mı var?

"Yahu bu hikâye ve sorular da nereden çıktı?" diyen olursa cevap vereyim:

Ders almayı hiç düşünmeden devamlı ders vermekten söz edenler var ya işte bu yazıyı onlar için yazdım!

Son Güncelleme: 29.03.2019 12:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 2019-03-29 12:25:02

Size kalsa dersin zamanı hiç gelmeyecek. Eğer yanlış yapıldığı anda yanlışı savunmaya çalışmak yerine 'bu yanlıştır, düzeltin' demeyi başarabilirseniz derse ihtiyaç da kalmaz.

Avatar
Vatandaş19 2019-03-29 17:27:33

Şu yolsuzluk hırsızlık değildir diyen adam değilmiydin sen? Gözüm bir yerlerden ısırıyor da :))

Avatar
Abdullah 2019-03-29 14:37:04

Hocam Akp yanlış yapınca uyarmıyorsan , sen eleştirmiyorsan, düzeltmiyorsan ..... Şimdi de susacaksınnnn Bizdeki hocalar korkak . İmamı Azam örneğini sen iyi biliyorsun .. O zalim iktidarın memuru olmadı

Avatar
Acımam19 2019-03-29 20:03:55

Zor zamanlarım adamı Dalkavuk hocaefendi de gelmiş. Aşgın aday seçilirken de görmüştük kendisini.

Avatar
Sırça köşk 2019-03-29 12:14:29

Biz,vatandaşız,her daim ders alırız.İstemesek de hayat okulu ders aldırıyor.Almaz isek,burnumuzu sürtüyor.Lakin oturduğunuz mekandan çıkıp,vatandaşın halini hiç gördünüz mü?Çıkın bakın,görün,gözleyin.Ders alma ihtiyacının var olduğunu göreceksiniz.

Avatar
Adsız 2019-03-29 12:36:14

Bu adam her seçimden sonra bunu yapıyor. Kendi saltanatını kaybedeceğinden korkuyor.

Avatar
Kenann 2019-03-29 13:52:34

Hocam sen Din alimisin veya öyle biliniyorsun, siyasete keşke uzak durabilsen bunu zaten siyasetçiler yapıyor.. Oy toplamak sana yakışıyormu, Ülkede İslami ve ahlaki anlamda konusacagın çok ca konu var vesselam

Avatar
Biraz edep.. 2019-03-29 17:47:10

Dil uzatıp burun kıvırdığınız bu hoca, 28 şubat döneminde kimsenin gıkı çıkamazken, makamını elinin tersiyle yitmiş bir adamdır, biraz okuyorsanız, çok ders verdiği yazıların en aba babasını görürdünüz. sen kıt aklında siyaset yapacaksın, bu kadar ilimle ortaya bir misal veren hocaya siyaset yapma sen din adamısın diyeceksin. Hoca daha ne desin, bundan bile ders almayanlar oldukça...