Önceliğimiz demiryolu

Çorum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Başaranhıncal Bi Konu Bi Konuk'ta Betül Özseçer'in sorularını cevaplandırdı.

Başkanım yeni bir yıla girdik. Son dönemlerde ülkemizde ekonomik açıdan bir duraklama olduğu aşikâr. 2019’u Çorum nasıl kapattı? 2020’den beklentilerimiz neler?

Öncelikle ben bu vesileyle tüm Çorum halkının yeni yılını kutluyorum. Her şeyin başında sağlık, huzur inşallah 2020’den beklentimiz. Ekonomik anlamda bakarsak 2019 tüm Türkiye’ de olduğu gibi, Çorum’da da haliyle durağan, belki durağanın bile biraz altında bir seyir izledi. Tabii bu bir sebeple veya bir konuyla ilgili olsa rahat aşılabilir ama Dünya konjonktüründe böyle bir krizin olması da bu mücadeleyi biraz zorlaştırdı. 2020 yılı 2019’dan daha iyi olacaktır. Nasıl ki 2019’un ilk çeyreğinden son çeyreği daha iyi olduysa 2020’de bu sinyaller devam ediyor. Daha olumlu bir havayla geçeceğini düşünüyoruz ve bekliyoruz. Ama bunun seviyesi, derecesi ne aşamada olur, bahar ayında tespit etmek daha doğru olur.

Çorum ölçeğindeki illerle kıyasla Çorumun ekonomisi nasıl sizce?

Şimdi burada tabi ki göreceli bir kavram. Çorum ölçeğinden neyi kastediyorsunuz?

Yani bizim nüfusa sahip illere nazaran herhâlde ekonomimiz sanayi olarak çok ileride.

Yani bizim nüfusumuzun 3- 4 katı olan illerin ekonomik yapısına sahibiz çok şükür. Üretim anlamında, imalat anlamında öne çıkıyoruz. KOBİ başkentinden kastettiğim de bu. Tabii bir önemli hususta şudur ki, sadece Ticaret ve Sanayi Odasının üye sayısının yüksek olması değil, 21 değişik iş dalının olması. Bu da Çorum özelinde bir yapılanma. Ekonomik krizler dışında dönemlik sektörel krizler oluşur. Sektörel krizlerdeyken bize özel yapılanma Çorum’un çok yıpranmamasını sağlamıştır. Çünkü zengin bir sektör çeşitliliğimiz var. Dolayısıyla ikisi üçü kritere girdiği zaman diğer meslek gruplarıyla Çorum ekonomik anlamda desteklenmiştir. Her zaman her kriz döneminde böyle olmuştur. Ama bu kriz daha global bir kriz. Uluslararası bir kriz. Hemen hemen etkilenmeyen hiçbir sektör yok. Diğer illerle ben her zaman söylüyorum, kriterlerine bakmak lazım. Bakış açımız çok önemli. Ben her zaman Kayseri’yi, Gaziantep’i hedef almış bir oda başkanıyım. Bizim ligimiz burası. Biz buralarla rekabet etmeliyiz. Bölgesel anlamda, ekonomik anlamda Samsun bile bizle rekabet edemez diye düşünen bir başkanım. Bütün projelerimizi, planlarımızı bunun üzerinden yürütüyoruz. O nedenle bölgede ekonomik anlamda bir rakibimiz yok. Bölgenin lideri pozisyonundayız. Ama daha da büyümeliyiz. Daha hızlı yürümeliyiz. Zamanla işte belki ekonomik krizin de vermiş olduğu bir durağanlık oldu ama ülkeyle beraber bizim de Çorum olarak şaha kalkacağımızı düşünüyorum.

Bir başka röportajınızda 100 küsür ülkeye ihracat gerçekleştirdiğimizi söylüyorsunuz.

132 şu anda.

Bu bayağı büyük bir oran diye düşünüyorum. O yüzden Kayseri ve Gaziantep ile kıyaslıyorsunuz değil mi?

Doğru.

BÖLGE HAVAALANI OLACAKSA MERKEZ ÇORUM OLMALI

Demiryolu ve havaalanı Çorum için hele sanayicimiz için bir prestij meselesi. Onun dışında sanayici için demiryolu ve havaalanının ne gibi katkıları var? Çorum’a getirilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz, yoksa siz de Merzifon havaalanı yeter bakış açısına mı sahipsiniz?

Öncelikle şunu söylemem lazım; hükümetin 2023 ekonomi hedeflerinde ülkenin ihracat rakamının 500 milyar dolara çıkması hedeflenmişti. O zaman bizim payımız 500 milyon dolardı. Yani 2023’te Çorum’un ekonomide yer alması gereken ihracat rakamı 500 milyon dolar. Ama biz 2019’u bitirirken çok şükür bu sene 1 milyar 200 milyon dolar ihracat seviyesindeyiz. Yani Çorum her zaman olduğu gibi üstüne düşeni yapıyor. İş adamımız, sanayicimiz üstüne düşeni yapıyor. Benim 11. yıla dönüyor başkanlığım. Geldiğim ilk yıldan beri özellikle uğraştığımız konu demiryolu. Birinci gündemimiz neden demiryolu? Biz ihracat yapıyoruz, yapmaya çalışıyoruz ve ulusal arenada rekabet ediyoruz. Navlum fiyatları, nakliye fiyatları çok yüksek olduğu için maliyet anlamında düşürmemiz lazım. Bunun da tek yolu demiryolu taşımacılığıdır. Dünyanın her yerindeki konjonktür budur. Bir rayına girdiğini düşünüyorum şu anda. Proje ihalesi de yapıldı. Tabii ekonomik kriz ne kadar öteler bilmiyorum ama bize verilen tarih 2023 yılında inşallah demiryoluna kavuşmamızdı. Aynı bakanlıktan ikinci bir proje, havaalanı meselesidir. Şimdi bazen bir şeyleri karıştırıyoruz. Bakın havaalanı istemeyecek bir il, havaalanı istemeyecek bir Ticaret ve Sanayi Oda Başkanı yoktur. Ama Türkiye’nin her yerinde herkes havaalanı istiyor. Her oda başkanı havaalanı istiyor. Bu demir yolu için de geçerli. Bir iç Anadolu oda başkanları toplantısına katıldığımda oda başkanlarından istemeyen yoktu. Neden istediğimizi düzgün koymamız lazım ortaya. Yani kendi başına ihracatını bu rakamlara çıkartabilen bölgenin KOBİ başkentinin gerek yolcu, gerek yükünü taşıma talebi en doğal taleptir. Başka illerle, başka ülkelerle kıyaslanmamalıdır. Çünkü realite vardır. Ortada bir sanayi şehridir. Bunun için de demiryolu önceliğimiz olmak şartıyla orta vadede bir havaalanı. Peki ben size bir soru sorayım; havaalanı, hava taşımacılığı bölgesel mi yapılmalı, yerel mi yapılmalı? Her ilde mi olmalı? Bunun bilimsel bir altyapısı yok mu? Bakın biz her ilimize istiyoruz bir taraftan. Bir taraftan bakıyorsun Almanya’ya, bölgesel havaalanına geçmişler. 3 il-4 il ortak kullanıyor. Yani bu bilimsel. En nihayetinde bu ülkemizin kaynakları. Ama şuna da eminim; askeri bir havaalanı Merzifon. Her ne kadar sivile açılsa da yarın bir gün Allah korusun ulusal arena çok karışık biliyorsunuz. Bu tarz bir savaşsal anlamda burası kullanılacak bir yer değil.                                                                                                                                               O nedenle bu havalimanın Çorum merkez gibi düşünülerek kaydırılması da ticaret işlemi anlamında bakıldığı zaman en doğru yer burasıdır, Çorum’dur. Tartışmasız. Ama tabii işte öncelikler iyi belirlenmeli. Orta vadede havaalanının Çorum’un ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Peki Başkanım o zaman şöyle diyebilir miyiz? Yani biz sanayisi gelişmiş bir il olarak siyasi manada masada mı kaybettik havaalanını? Neden Merzifon tercih edildi?

Şimdi şöyle; Merzifon tercih edilmedi. Merzifon geçici bir kullanım alanı. Askeri havaalanı belki o vadede o günkü şartlarda yeterli yolcu sayısı olmayacağı için, bir havaalanı çalışmayacağı için geçici düşünülerek sivil havacılığa açıldı.

Bir çeşit demo diyebilir miyiz o zaman?

Gibiydi, ama şimdi kalıcı hale geldi gibi görünüyor. Uçuş sayıları anlamında diyorum. Siyasi arenaya gelince de bu benim işim değil. Açık söyleyim; hiçbir zaman siyasi bir söylemde bulunmadım. Siyaset başka bir kulvar. Biz taleplerimizi doğru koymalıyız. Herhangi bir ilden daha önce koyamazsanız taleplerinizi, onlar gündeme gelmez. Siyasi olarak mevcut hükûmetin çok fazla oy kaybettiğini söyleyemem Çorum’da. Hiçbir değişiklik olmadığına göre demek ki Çorum siyasi anlamda memnun.

Gündemde olduğu kadar rahatsız değiliz yani havaalanı olmamasından….

Ben öyle düşünüyorum. Çorum’da bir de şöyle bir şey var. Daha doğrusu Çorum demeyelim bunun adına, küçük şehirlerde bir şey yaptığınız zaman bir kitle mutlu olur bravo der, bir kitle mutsuz olur, ne gereği vardı der. O nedenle bu tür projelerde iş adamının dışında bilmiyorum halkın arasında olsa da olur olmasa da olur gibi bir format var. Belki siyasi karşılık o anlamda bulmadı. Onu bilmiyorum.

Hani bunu bir sanayicinin gözüyle isteyemeyiz. Hani biz de neden olması gerektiğiyle ilgili.

O nedenle de bu gerçekleri bizim koymamız lazım.

Evet.

İşte biz de gerek Oda olarak, gerek diğer STK’lar olarak her platformda dile getiriyoruz ama ben de şu realiteyi iyi biliyorum. Aynı bakanlıktan 2 proje aynı dönemde çıkamaz. Dolayısıyla bizim demir yolunda ciddi bir yol aldıktan sonra havaalanını ikinci gündem olarak getirmemiz lazım.

O zaman bizim için öncelik demir yolu. Bunun üstüne hızlı tren değil.

Şöyle yani yük taşımacılığına uygun hızlı tren diye geçiyor. Yüksek hızlı tren değil.

Yani sadece kişinin kendi seyahat edebileceği şey şeklinde algılıyoruz. Ama siz yük taşımacılığına uygun olduğunu….

Yüksek hızlı trende yük taşıma teknolojisi yok. Bize hızlı tren geliyor. Proje hızlı tren üzerinde. Bizim kısa vadede mümkünse yarın hızlı trenimize kavuşmamız lazım. Akabinde orta vadede havaalanına kavuşmamız lazım. Havaalanına kavuşmak için de bölgesel havalimanı şartı varsa, trend buna gidiyorsa, askeriyeden kurtulma adına Merzifon’un buraya taşınması gibi düşünülebilir. Akuple edilmesi gibi düşünülebilir. Bölge havaalanı Çorum merkezli olmalı diye düşünüyorum.

ÇORUM PROJELERİMİZ SÜRECEK

Peki Başkanım bir üniversitemiz var. Çeşitli ARGE çalışmaları yürütülüyor. Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sanırım ortak çalışmaları var değil mi?

Evet.

Bunlar ne boyuttadır?

Şimdi biliyorsunuz HÜBTUAM çok ciddi beraberlikten çıktı. Sanayicimizin ihtiyacı ürünleri aldık koyduk. O zaman ki Rektörümüzün de desteğiyle. laboratuvardaki çalışmalarımız devam ediyor. Bazılarından bizim bilgimiz oluyor. Bazılarından olmadan sanayicilerimiz, iş adamımız kendi direkt artık üniversiteye özel konusuyla ilgili bir çalışma yaptırabiliyor. Bunlar tabii hayal ettiğimiz şeyler. Önceden hiç olmayan ve aralarında sanki kocaman bir duvar varmış gibi üniversiteyle iş dünyası arasında. Bu duvar kalktı. Çok rahat girip çıkabiliyoruz. Akademisyenlerimiz de sanayide çok rahat gezebiliyor. Bunlar güzel şeyler. Biliyorsunuz rektörümüz değişti. Yeni rektörümüzle yaptığımız ilk çalışma bu senenin son dönemine yetişecek olan yani 2020 yılının eğitim öğretimin son dönemine 7+1 modeli uygulayacağız. Yani 4 yıllık bölümde okuyan çocuklarımızın 8 dönemleri var. 7 dönemlerini teorik olarak okulda son dönemlerini de pratik olarak sanayide geçirecekler. Türkiye’ye örnek bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Yine Teknokent’e çok desteği var üniversitemizin. Orda da %60 oranında doluluğumuz var. Biraz daha doluluğunu arttırmamız lazım. Yine adını Sayın Rektörümüzün veya ekibinin oluşturduğu KOBİ hastanesi projemiz var. KOBİ hastanesi deyince en anlaşılacak slogandan söyleyim, herhangi bir rahatsızlığı olan KOBİ’mizin biz buna rahatsızlık diyoruz artık. Teşhisini koymak, tedavi etmek üzere bilimden, üniversiteden destek alacağı KOBİ Hastanesi projesi. Danışman Havuzu dediğimiz meselesini anlatacak. Konu ne olursa olsun ister finans, ister üretim hiç fark etmez meselesini anlatacak bilim masaya yatırarak, teşhisini koyacak, tedavi yöntemini KOBİ’mize anlatacak, tedavi edecek bir süreç. Sanayi üniversite işbirliğinin bir ölçüsü yok. Yani bu bir şeyle kıyaslanamıyor, ölçülemiyor. O nedenle de ben çok iyi yerlerde olduğumuzu düşünüyorum ama sonda değiliz. Daha da yükselmemiz lazım. Daha da üniversiteyi sanayiyle iç içe getirmemiz lazım. Keşke bunun ölçülebilir tarafı olsa da işte şuralardayız diyebilsem. Ama öyle bir birim yok. Her gün bir tık daha üste gitmemiz lazım üniversite işbirliğiyle. Sanayicimizin desteği olmadan ülkemizin olma şansı yok. Bu kadar net.

Gerçekten muazzam bir çalışma. Türkiye’de bir örneği var mı bilmiyorum ama sanırım yok değil mi Türkiye’de böyle?

Yok. KOBİ Hastanesi projesinde de örnek oldu. Daha önceki dönemde de Danışman Havuzu diye oldu bu. Aynı şekilde daha evvel işte üniversitedeki tezlerin hepsi sanayicilerin sorunlarıyla ilgili hazırlanmasında örnek olduk. Bunların hepsi YÖK’te konuşulup Türkiye’nin değişik üniversitelerine bakın Hitit Üniversitesi, Ticaret Odasıyla böyle yaptı diye parmakla gösterilen projeler. Bundan sonra da aynı şekilde projelerin devamı edeceğini tahmin ediyorum. İnşallah her yıl bir iki örnek Türkiye’ye teşkil ederiz.

İnşallah. Çorum ilinde istihdam olanakları nelerdir? Biz hep işsizlik tarafını duyuyoruz. İşsizlik tarafını biliyoruz. Ama bir de sanayicinin bakış açısı var. Mesela son dönemde bir asgari ücret belirlendi. Bu ücretin sanayicideki yansıması nedir?

Şimdi sanayici asgari ücrete sadece şöyle bakar; on kalem maliyetiniz vardır ve bunlardan bir tanesi de asgari ücrettir. Elektrik, su parası, hammadde gibi düşündüğünüz giderlerden bir tanesidir. Özellikle imalat sektörü için söylüyorum. Asgari ücrete ne zam gelirse maliyetimiz o kadar yükselecek. Ulusal arenada rekabet edebilme adına asgari ücretin afaki artmasını ister mi iş adamı? İstemez. Ama ben şundan şöyle bir rahatsızlık duyuyorum. Tabii ki ben hiçbir kalemin maliyetinin artmasını istemem. Ama asgari ücret sadece ve sadece işverenlerin istemediği bir kalemmiş gibi bahsediliyor. Asgari ücreti en çok ödeyen aslında devlettir. En çok asgari ücretli çalıştıran da devlettir. Devlet bu bütçenin altından nasıl kalkacağının hesabını yaptığı için kanun da cevaz vermiştir, asgari ücreti devlet belirler. Bu kadar basittir. Ama bizi hep hedef haline getirirler asgari ücrette. Ama maliyettir. Ne gelirse üstüne eklersiniz. Satış fiyatına yansıtırsınız.

Bir çeşit iyi polis kötü polis oyunu gibi.

İşin doğrusu maalesef öyle. Tabii istihdam noktasında Türkiye’nin işsizlik oranlarını net söylüyorum, % 50’sini hiç geçmedi Çorum. Ne demek istiyorum, Türkiye’de işsizlik % 14 ise Çorum’da en fazla % 7’yi gördü. %6,8’i gördü. %50’sinin üzerine hiç çıkmadık. Bu da Çorum’da işsizlik olgusunun Türkiye gerçeğinin çok altında olduğunu gösteriyor. Bir işveren olarak söyleyim; bu işsizlik oranlarını da İŞKUR üzerinden tespit ediyoruz. İŞKUR’daki müracaatlardan ve nüfustan yapıyorsunuz. İşsizlik değil bu. Bu rakamlarında gerçeği yansıtmadığını düşünüyorum. Çünkü iş beğenmeme bir hastalık haline geldi. Yani İŞKUR’daki birçok insana muhakkak bir iş teklif ediliyor. Onu istemediği, daha iyi iş bir imkanı beklediği, reddettiği için orda kalıyor. Şimdi bizim de en büyük sıkıntımız ‘ne iş olursa yaparım’dan sıkıldık biz.

Peki nasıl bir çözüm önerirsiniz?

Meslek eğitimi, çok önemli. Hangi okul, hangi bölüm, hangi diplomaya sahip olduğunuz önemli değil. Ne işten anlarsın? Ne iş yaparsın? Şuna karşıyım, ‘Tecrüben var mı’ diye soruyoruz. Hepimiz tecrübeli eleman alırsak bu çocuklar tecrübeyi nerden edinecekler? Kapımızı açarız ama eğitimi alarak bir konuda kendini yetiştirmeli bizim insanımız. İnşaallah bir gün ‘ben sadece şundan anlarım’ diyen bir çalışan kitlesiyle karşılaşırız. En büyük temennilerimizden biri de bu. İkinci soruları ‘kaç lira maaş alacam’? Gene bir hayalle bekliyorum ben; bir çalışanımızın gelmesini ‘şu an maaş konuşmayalım. Bana 2 ay müsaade et. Ben şu işletmeye şu kadar kâr ettiririm.’ İnşallah bir gün iş görüşmesine böyle gelir diye temenniyle bekliyorum. Ama maalesef cephede bile savaştayız. Bankadan finans desteği alırsınız, gayrimenkul satarsınız. Finansı bir şekilde çözebilirsiniz ama 3 yıl-5 yıl sonra işletmenizde yetenekli çalışan kalmadığı zaman bu işletmelerin yaşama şansı yok. En büyük endişem bu. Çağın getireceği yani mesleksizlik, işsizlik değil. İşte böyle bir kitleyle karşılaşırsak biz dünyada kaybederiz. Bırakın ülkemizi, dünya arenasında da kaybolur gideriz. Çocuklarımızın bir şekilde TV’deki o lüks hayat dizilerinden kurtulup hayatın bu kadar rahat, basit olmadığını görüp bir konuda meslek edinmeleri gerektiğini düşünüyorum. Milli Eğitimle dönem dönem kurslar da açıyoruz. Biz bir şekilde açıkları kapatmaya çalışıyoruz ama bu yeterli değil. Bakın işyerlerindeki çalışma düzenlerimizde eski huzur ortamı kalmadı. İş ahlakı dersinin Milli Eğitim tarafından verilmesi lazım. Ben bu noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Yeni neslin ahlak bozukluğu değil bu. Açık ve net söylüyorum. Bu başka bir şey. Kültürümüzü, eski iş ahlakımızı, o üretken çalışkan ahlakımızı, biraz kaçırdık ipin ucunu.

O usta çırak ilişkisi aslında.

Bravo. Aynen. İşte o saygıdan, çerçeveden uzaklaştık. Bunun adına Avrupalı oluyoruz deyin, bunun adına insan hakları deyin. Bir şeyler dedik süsledik. Şu anda gerçekten işletmelerde iş ahlakı kalmamış vaziyette. Huzur olmadığı yerlerde çok iyi işler çıkarmak mümkün değil.

İNSANLAR ÇORUM’A TEKRAR GELMEYİ DÜŞÜNMELİ

Çorum tarihi çok eskilere dayanan bir il. Ama hiçbir zaman turizm Çorum’da gündem olmuyor. Çorum sanayicisinin turizmle ilgili bir çalışması var mı? Düşünüyorlar mı? Geride mi duruyorlar? Duruyorlarsa neden duruyorlar?

Evet. Şimdi, sanayici, iş adamı turizmden geriye duramaz. Bizim belki meslek olarak hiç turizmle işi olmayan sanayici mesai saati bittikten sonra bir Çorumlu en nihayetinde. Bir Çorumlu buradaki kültür hazinesine kayıtsız kalamaz. Dönemsel olarak birçok proje yaptık turizmle ilgili. Çorum’un genelinde bir de şöyle bir şeyimiz var; ‘Çorum iyi tanıtılamıyor dışarda’ diye. Birçok ilin elinde sadece bir malzeme var. Ama turizm var, ama tarım var, ama sanayi var. Çok şükür bizde üçü birden olduğu için üç kulvarda rekabet ederken tanıtmak çok zor. Bütçeyi üçe ayırıyorsunuz. Fuara katılıyorsunuz üçe ayırıyorsunuz. Tarımın alt yapısı için bir bütçe ayırıyorsunuz. Dolayısıyla bütçe üçe bölündüğü için üç kulvarda tanıtım biraz daha zor oluyor işin doğrusu. Biz Valiliğimizle bir çalışma yürütüyoruz şu anda. Turizm mastır planı yapılmalı. Var olan tarih kültürümüz var. Bunu değiştiremezsiniz. Azaltamazsınız, çoğaltamazsınız. Sadece tanıtırsınız. Ama ben şunu görüyorum. Defalarca heyetler düzenledik. İnsanları getirdik, tanıtalım, gezdirelim diye. Dönenler bir daha gelmedi. “Ya çok güzeldi. Bir daha gidelim hafta sonu“ demedi. Bizim biraz sosyal hayat anlamında gelen insanları eğlendirmemiz lazım. Bunun formatı yapılması lazım. Kurumların bunun üzerine gitmesi lazım. Çok iyi otellerimiz var. Konaklama anlamında bir sorunumuz yok. Ama işte oralarda eğlendirmek çok doğru değil. İstanbul’dan, Ankara’dan gelen insanlar. Bunlar otel ortamını bilen insanlar. Daha otantik, kendi kültürümüz olan, bugün beraber izledik kalede restorasyon başladı. İşte bunlarla biraz ön plana çıkartıp en azından hafta sonunu dolu dolu yaşatıp gönderirsek, ‘ya çok keyifli’ deyip insanların gelmesini sağlayabiliriz. Bakın Ürgüp de aynı şekilde. Senelerce var olan mirasını kullandı ama balon takviyesi girene kadar düştü. Bir balon çıkarttı, tekrar kapasiteyi artırdı. Bu budur. İnsanların eğlenmesi lazım. Yani cezbetmeniz lazım. Sadece tarihi ile sınırlı kalmamalı. Onun için de alt yapıya çok önem verilmeli. Dediğim gibi aşamasını  şu an da bilemiyorum ama turizm master planı Valilik tarafından hazırlanıyordu. O plana göre kurumlar üzerine düşeni yapmalı diye düşünüyorum. Bir çok etkinlikte sanayicimiz birebir bireysel de katkı veriyorlar. Sanayicimiz hiçbir zaman turizm ile ilgili geri durmadı. Onun altını çizerim yani.

Ticaret ve Sanayi Odasının çeşitli sosyal aktiviteleri, sosyal duyarlılığı yüksek bir Oda. 2020 için planlarınızda neler var? Özellikle seçtiğiniz bir alan var mı? Bu alana yoğunlaşacağınız sosyal alan olarak ?

Ticaret Odası başlıklı sosyal alan başka bir alan. Bir de Çorum’un hemen hemen bütün STK’ları yerine göre üniversitemiz, yerine göre Valiliğimiz’in sosyal projelerinin her tarafında, bir tarafında yer alan bir Ticaret Odası. Bu ikisi. birbirinden farklı. Biz dün ne destek verdiysek 2020 yılında da yapılacak olan bütün sosyal etkinliklerde doğru işler yapılmak kaydıyla, reklamın iyisi kötüsü olmaz diyen biri değilim. Kötü reklamlarda olmadık, asla olmayacağız. İyi işlerde olmak şartıyla desteklerimiz devam edecek. Bunu tartışmıyorum. Ticaret ve Sanayi Odası sosyal projelerine gelirseniz; işte son 45 günde üçüncü projemizi yaptık zaten. Üçüncü konuğumuzu getirdik. Genç cıvıl cıvıl bir Kadın Girişimciler İcra Kurulum var. Kadın girişimcilerimizin sosyal etkinliği üzerinden 2020 yılı biraz onlara ait geçecek gibi görünüyor işin doğrusu.

YERLİ OTOMOBİLE TAM DESTEK VERMEK LAZIM

Son sorum başkanım. Türkiye gündemine hızlı bir giriş yapan TOGG yerli arabamız. Kişisel görüşünüz nedir? Siyasi bir seçim öncesi çalışma mıdır? Yoksa gerçekten üretime geçeceğini inandığınız bir proje midir?

Üretime geçeceğine inanıyorum. Bu kadar yer tahsisinden sonra. Bu işlerin montajla, İtalyan tasarımıyla, İtalyan montajıyla her şey olabilir. Efendim motoru yapamadık, elektrik ile başladık. Mümkündür. Ama böyle bir tesis gelecekte inanıyorum ki otomobil piyasasında iyi yer yapacak ürünler üretecek. Çıkış şekli olarak bakıyorum; teknoloji elektrik teknolojisi. Görsellik anlamında bakıyorum, gerçekten çok üst segmentte çıktığını düşünüyorum. Tam Türkiye’ye yakışır bir şekilde çıktı. Zaten özel sektör olduğu için yarıda bırakmaz özel sektör. Bu işi taşır, devam ettirir. Odalar Borsalar Birliği’nin de çok ciddi desteği var bu konuda. Ben arabayı üreteceğimize inanıyorum. Değişik şeylerde de yerli markalarımız oldu. Ufak tefek eksiği olur. Biz destek verirsek gelişir. Para kazanılırsa bu işler daha üstlere taşınır. Eleştirmeden tam destek vermemiz lazım.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner316