ABD’nin önünde iki seçenek var

MHP İl Başkanı Arslan Kaynar, ABD'nin ya FETÖ elebaşısını ya da Halkbank yöneticisi Hakan Atila'yı Türkiye'ye iade etmesi gerektiğini açıkladı.

ABD’nin önünde iki seçenek var

MHP İl Başkanı Arslan Kaynar, ABD'nin ya FETÖ elebaşısını ya da Halkbank yöneticisi Hakan Atila'yı Türkiye'ye iade etmesi gerektiğini açıkladı.

13 Ekim 2018 Cumartesi 11:11
ABD’nin önünde iki seçenek var

MHP İl Başkanı Arslan Kaynar, ABD’li Papaz Andrew Brunson’un koyverilmesinin milli vicdanı sızlattığını belirterek, “ABD’nin önünde iki seçenek vardır ve çok nettir. Ya FETÖ elebaşını veya FETÖ’nün tepe isimlerinden birisini Türkiye’ye verecekler; ya da Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın iadesini sağlayacaklardı.”dedi.

Brunson davasının Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birisi olarak aylardır siyasi tartışmaların, hukuki gerilimlerin, ABD’yle yaşanan cepheleşmelerin odak noktası haline geldiğini hatırlatan Kaynar, açıklamasında şöyle dedi;

Papaz Brunson 2016 yılının Ekim ayında sınır dışı edilmek amacıyla önce gözaltına alınmış, ardında da 9 Aralık 2016 tarihinde üzerine atılı vahim ve ciddi suçlamalardan dolayı tutuklanmıştır. Ayrıca 2018 yılının Mart ayında hakkında tanzim edilen iddianame kabul edilmiş, ne var ki 18 Temmuz 2018 tarihinde de yurt dışına çıkış yasağı uygulamasına karar verilip ev hapsi yaptırımıyla tahliyesi kararlaştırılmıştır. Papaz Brunson; terör örgütleri FETÖ ve PKK adına suç işlediği, casusluk yaptığı iddialarıyla İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış ve hakkında bugün karar verilmiştir. Buna göre Brunson’un ev hapsi ve yurt dışı yasağı kaldırılarak 3 yıl 1 ay 15 gün ceza verilmiş, yattığı süre göz önüne alınıp tahliyesi sağlanmıştır.

Milliyetçi Hareket Partisi elbette yargı kararına saygı duymaktadır. Ancak Papaz Brunson’un tahliye kararı milli vicdanı rahatsız ve huzursuz etmiştir. İfade değiştiren gizli ve satın alınmış tanıklar, davanın savcısında yapılan değişiklikler soru işaretlerini güçlendirmiş, şaibeleri arttırmıştır. Türkiye aleyhine faaliyetlerin merkezinde yer alan, terör örgütleriyle irtibat ve iltisakı tespit edilen bir şahsın siyasi baskı ve şantajlarla serbest bırakılması geldiğimiz bu aşamada düşündürücü, bir o kadar da esef vericidir. İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına bir üst mahkemede itiraz hak ve süreci doğal olarak vardır, kuşkusuz bu temin edilmek durumundadır. Rahip Brunson davasının hem hukuki hem de siyasi boyutlarının varlığı her türlü izahtan varestedir.

Hukuken sancılı ve sakat bir seyir izleyen mezkur davanın özellikle ABD tarafından Türkiye’ye yönelik tehdit ve baskı aracına dönüştürüldüğü, siyasi ve ekonomik operasyonların bahanesi olarak görüldüğü herkesin malumudur. ABD Başkanı Trump ve yardımcısı Pence’in dozajı giderek artan yaptırım tehditleri, sabır ve tahammül ölçülerini aşan husumet dolu açıklama ve mesajları Brunson davasını gölgelemiş, meseleyi hukuki içerikten ziyade siyasi anlaşmazlık ve çatışma konusu hüviyetine büründürmüştür. Papaz Brunson, kabul edilemez ve vicdan sahibi her insanımızın itiraz ettiği karanlık bir sürecin sonunda serbest kalmıştır. Anlaşılan odur ki, Papaz bugün akşam saatlerinde ABD’ye gitmek üzere yola koyulacaktır. ABD’nin Türkiye’ye bakışında temel siyasi ve diplomatik silaha dönüşen Papaz Brunson davasının neticeleri itibariyle ne getirip ne götüreceğini yakın zamanda görmek ve idrak etmek mümkün olacaktır. ABD için anlamlı ve vazgeçilmez olan Papaz Brunson’un serbest kalması, Trump yönetimine siyasi ve ahlaki olarak ikame ve telafisi mümkün olmayan sorumluluklar da yüklemiştir.

Bu kapsamda ABD’nin önünde iki seçenek vardır ve çok nettir. Ya FETÖ elebaşını veya FETÖ’nün tepe isimlerinden birisini Türkiye’ye verecekler; ya da Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın iadesini sağlayacaklardır. Papaz Brunson ABD’ye hareket ettiği anda bu ülkenin iadesi ahlaken ve hukuken mecburi olan isimler de aynı zamanda ülkemize gönderilmelidir. Papaz Washington’a ulaştığında mesela FETÖ’cüler, mesela Hakan Atilla eşzamanlı şekilde Ankara’da olmalıdır. Zamanlama itibariyle herhangi bir aksaklık doğmamalıdır. Elzem ve acil gördüğümüz bu karşılıklı takasın menfi veya müspet olması iki ülke arasındaki ilişkilerin seyir ve sürecini doğrudan doğruya tayin edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti egemenlik ilkelerine dayalı bağımsız bir hukuk devletidir. Rahip Brunson davasının hukuki sakatlıkları bir yana, siyasi olarak Türkiye’nin talep ve beklentilerini karşılayacak bir mana ve muhtevaya kavuşması en samimi dileğimizdir. Aksi halde kaybeden Türkiye olacaktır. Buna da hiç kimsenin, hiçbir gücün hakkı yoktur, haddi olmayacaktır.”

Son Güncelleme: 13.10.2018 11:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Teo 2018-10-13 12:09:27

Bu açıklamayı yapan söylediklerine kendi inanıyormu acaba yada al şunu haber yaptır mı dediler merak ediyorum

Avatar
AK 2018-10-13 12:38:09

Dünya trump a netanyahuya niye diktatör demiyor niye avenjelistlerin dini görevlerinintek müslümandahi bırakmadanöldürmek olduğunu bilmiyor trump avanjelist hiristiyan ALLAH cümlemizi avanjelist hiristiyanların şerlerinden korusun Müslümanlara birlik beraberlik içinde hayırlı başarılı olmayı nasip etsin siyonist yahudileriALLAHA havale ediyorum MHP li değilim ama vatanseverler benim kardeşim sayılır

Avatar
Adem 2018-10-13 12:59:15

Bu insanların babası karşısına oturup; o"ğlum ne ayaksınız? Dün ne diyordunuz, bugün çark ediyorsunuz. bari susun da adam sansınlar" falan dese kimse çıkıp kendini bu hale düşürmez. Koca partinin haline bak. Yazık bu ülkeye

banner111

banner110