‘Millet onlara haddini bildirdi’

AK Parti Çorum Milletvekili Aday Adayı Avukat Fatih Maden, 28 Şubat’ın yıldönümü nedeniyle...

02 Mart 2015 Pazartesi 18:24
 ‘Millet onlara haddini bildirdi’


AK Parti Çorum Milletvekili Aday Adayı Avukat Fatih Maden, 28 Şubat’ın yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, “28 Şubat’ta millete had bildirmeye kalkışanlara, milletimiz haddini bildirmiştir.” dedi.


Millete namlusun çevirenlere karşı, bu milletin de kendi adamları olduğuna işaret eden Milletvekili Aday Adayı Maden, 28 Şubat öncesi ve yaşananları özetlediği açıklamasında, 28 Şubat aktörlerinin, milletin haddini aştığı yönündeki adımının, milletin feraset dolu şamarıyla karşılık bulduğunu ve 28 Şubat’ın baş aktörlerinin hadlerini milletin eliyle öğrendiğini söyledi.


‘Tüm bu girişimler, milletin egemenliğine karşı yapılmıştır’


“Türk demokrasi tarihinin bir yönüyle de darbeler tarihi olduğuna vurgu yapan Fatih Maden, “Bu ülkede bir yanda milletin tarihine, dinine, değerlerine, milli iradeye yani milletin ta kendisine namlusunu çeviren tanklar; diğer tarafta her ahval ve şeraitte hakkı tutup kaldıran, en azından bu iradesini ortaya koyan, milli iradeyi savunan milletin adamları hep olmuştur. 28 Şubat Post-modern darbesi Milli İradeye karşı yapılan saldırıların ne ilkidir, ne de sonuncusu olacaktır. Ne zaman ülkemizde işler biraz yolunda gitse, mahzun ve mazlum milletimizin yüzü azıcık gülse; gücünü tarihinden, dininden ve değerlerinden alan milli irade ülke yönetimine hâkim olacak olsa maalesef bu birilerini hep rahatsız etmiştir. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılarak sonrasında yaşanılanları, 1960 darbesini,  1971 muhtırasını, 1980 darbesini, 28 Şubat Post modern darbeyi,  27 Nisan e-muhtırayı, gezi olaylarını, 17-25 Aralık dost-modern kumpasını birlikte değerlendirmeyen tüm yaklaşımlar eksiktir, hatalıdır. Bu ve benzeri birçok girişim milli iradenin egemenliğine karşı yapılmıştır, kaynakları ve hedefleri aynıdır. Oyun aynı oyundur değişen sadece oyuncular ve taşeronlardır.” diye konuştu.


‘Ayağa kalkan millete had bildirmeye kalkıştılar’


Fatih Maden açıklamasına şu ifadelerle devam etti; “28 Şubat Post-modern darbesi gibi milli iradeye yapılan sadırların tümü "haddini aşmış bir millet"e haddini bildirme ihtiyacından doğmuştur. Meclise başörtüsüyle giren Fazilet Partili Merve Kavakçı'ya "burası cumhuriyete meydan okuma yeri değildir, bu hanıma "haddini bildirin" ifadesi aslında O hanımın şahsında tüm inançlı milletimize had bildirme girişimidir. Birilerine göre bu millet Siyasette haddi aşmıştır. Milletin dini, tarihi ve değerleriyle barışık siyasi kadrolara en fazla muhalefet rolü biçilmişken bu kadrolar RP ile iktidar ortağı olmakla kalmamış, Türkiye Cumhuriyetinin başbakanlığını da ele geçirmiştir. Bu büyük bir had bilmezliktir! Ekonomide had aşılmıştır. Adına Anadolu kaplanları denen küçük ölçekli ticaret ve sanayi kuruluşları giderek güçlenmekte ve MÜSİAD vb. kuruluşlar aracılığıyla örgütlenmektedir. Tekelci ve rantiyeci sermaye ve bu sermayeden nemalanan kan emici vampirler ciddi bir tehditle karşı karşıyadır. Rantiyecilerin hortumları kesilmiştir! Eğitimde had aşılmıştır. Kızıyla erkeğiyle işçi - köylü çocukları imam hatip okulları vesilesiyle iyi bir eğitim almaya başlamış metropol üniversitelerin yolunu çoktan tutmuşlardır. Bununla da yetinmemişler bu hadsizler (!) ÖYS'de üst üste Türkiye derecelerine ambargo koymuşlardır. Böyle giderse milletin çocukları, Anadolu çocukları en iyi üniversiteleri dolduracak "yurttaş" çocukları kendisine bu üniversitelerde yer bulamayacaktır. Oysa bu milletin çiftçiye ve işçiye de ihtiyacı vardır. Bu çocuklar için çizilen bu rol nelerine yetmiyordur. Askeri ve sivil bürokraside de ciddi bir had aşımı söz konusudur!  Eşler başörtülü olan bir kısım kişilerin vali, kaymakam üst düzey bürokrat olmasına daha sık rastlanmaktadır. Makam ve mevkiler milletin çocuklarına da açılmıştır artık. Babadan oğula geçen sistem yerine liyakat öncelenir olmuştur. Olacak şey değildir, asker içerisinde hem de rütbelilerden namaz kılanlar, eşleri başörtülü olanlar vardır. Bu çağda namaz kılmak, eşinin başörtülü olması vatana ihanetle eşdeğerdir. Hatta 28 Şubat'ın haşmetli Paşalarından Güven Erkaya'nın deyimiyle irtica PKK'dan bile tehlikelidir! Daha bir çok alanda birçok hadsizlikler! Ortaokul öğrencileri kutlu doğum etkinliklerinde Kur'an okumuştur. D8 vb. girişimlerle İslam dünyasına gericilik (!) ihraç edilmektedir. Sakallı, cübbeli, sarıklı bir kısım insanlara Başbakanlık konutunda iftar verilmiştir vs. vs. Millet haddini aşmıştır! Haddini aşan bu millete haddi bildirilmelidir! İşte 28 Şubat haddini aşan, ayağa kalkmaya başlayan millete haddini bildirmek ve tekrar diz çöktürmek için bazı dış merkezlerce planlanıp, içerde yerli işbirlikçiler aracılığıyla gerçekleştirilen post modern bir darbe girişiminin adıdır. 


‘İHL ve Kur’an Kursları’na kilit vurmak istediler’


Artık çok olan, ileri giden millete haddi bildirilecektir. Siyasette haddi aşanların partileri kapatılacak; ticaret ve sanayide gerici "yeşil sermaye" kuruluşları (!) bitirilecek; eğitimde imam hatip okulları ve Kur-an kurslarına kilit vurulacak; askeri ve sivil bürokraside namaz kılan ya da eşleri başörtülü olanlar kapı önüne konulacak, hele başörtülü öğrenci ve öğretmenler okullarının önüne bile yaklaştırılmayacak. Aktiviteleri sınırları aşan Deniz Feneri, IHH, MGV gibi STK'lar sınırlarımız içerisine çekilecek ve hadleri bildirilecektir. Akla gelmeyecek zulümlerini akla gelmeyecek yöntemlerle hiç utanmadan sıkılmadan uyguladılar.


‘Zulümle abad olunamayacağını unuttular’


Fakat unuttukları bir şeyler vardı. Tarih boyunca iyiler ile kötülerin mücadelesinde her Firavun'un bir Musa'sı, her Nemrut'un bir İbrahim'i mutlaka olmuştur, bunu unuttular. Zulümle abad olunamayacağını da unuttular. Ve Ali -İmran Suresi 139. ayetindeki "Gevşemeyin, üzülmeyin inanıyorsanız en üstün sizsiniz" fermanını unuttular. Sabrın sonunda zaferi müjdeleyen Rabbin ilahi hükmünü unuttular. Şubat soğuğundan sonra Nisan ve Mayısların olduğunu, her güzü, kışın onu da baharın takip ettiğini unuttular. Karanlığın en koyu anında aydınlığın başladığını unuttular.  28 Şubat sürecinde neyi hedef aldılar ve yasakladılarsa elhamdülillah bugün olabildiğince özgür o alanlar. İmam hatiplerin orta kısımlarını kapattılar, bugün orta kısımlar tekrar açıldığı gibi İmam Hatip Liselerinin katsayı problemi de çözüldü. İmam Hatip okulları elhamdülillah tarihinin en parlak dönemlerini de kıskandıracak ölçüde dimdik ayakta.  Bir camide kutlu doğum etkinliği olarak birkaç çocuk Kur'an okudu diye irtica hortladı manşetleri atılan ülkemizde bugün Kur'an'ı Kerim, Hz. Muhammed'in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler dersi askeri okullar da dâhil olmak üzere tüm okullarımızda seçmeli ders olarak okutuluyor. Üniversiteler dâhil hiçbir kamu kurumunda başörtüsüne müsaade edilmezken, ikna odalarıyla zorla başlar açtırılırken bugün başörtüsü sadece üniversitelerde değil ortaokul ve liselerde de serbest elhamdülillah. Kamuda başı açık olanlarla başörtülüler özgürce birada çalışabilmekte, başörtülü öğretmenler huzur içerisinde yeni nesillere ilim ve irfan öğretmektedirler. 28 Şubat sürecinde mağdur edilen kamu görevlilerinin tamamına o günlerinde zorla gasp edilen hakları iade edilmiştir. Yeşil sermaye yaftasıyla kapılarına kilit vurulan Anadolu aslanlarının önü yeniden açılmıştır. Anadolu'da organize sanayilerde üretilen ürünler dünya piyasalarındaki pazarlarda serbestçe yer bulabilmektedir. Eşi başörtülü olduğu için disiplinsizlik nedeniyle görevine son verilen asker haberleri artık medyalarda yer almıyor elhamdülillah. Hâkim, Savcı, kaymakam tüm adli ve idari bürokraside eşinin başörtüsü değil artık liyakat esas alınıyor. Kısaca millete haddini bildirmek isteyenlere aziz milletimiz hiç şaşmayan ferasetiyle haddini bildirmiştir. Demokrasiye balans ayarı yapmaya yeltenenlere asıl ayarı milletimiz vermiştir.


‘Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesi’


Kısaca bin yıl süreceği öngörülen 28 Şubat Türk demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini almıştır. O zaman adları dillere pelesenk olan 28 Şubat'ın mimarları ya da figüranları İsmail Hakkı Karadayı'lar, Hüseyin Kıvrıkoğlu'lar, Çevik Bir'ler, Güven Erkaya'lar, Kemal Gürüz'ler, Nur Serter'ler, Ali Kalkancı'lar, Fadime Şahin'ler, Müslüm Gündüz'ler, ve hatırladığımız ya da hatırlayamadığımız birçok zevat yok olup gitmişlerdir. Bugün aziz milletimiz bu zevatı nefretle anmaktadır.


Ama o zulüm döneminde "namlusunu milletine çeviren tanka selam durmam" diyen Muhsin Yazıcıoğlu'nu; ince ince terleyerek aziz milletimizin tarih, din, değer, mukaddesat ve geleceğini savunan Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı; Pınarhisar cezaevini medreseyi Yusufiye'ye çeviren ve bugünkü yeni Türkiye'nin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı, Türkiye'ye dış politikada iadei itibar kazandıran bilge Başbakanımız sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu'nu ve burada sayamayacağımız aşikar ve gizli bir çok kahraman vatan evladını aziz milletimiz rahmetle, minnetle ve şükranla anmaktadır. Ölenlerine rahmet okumakta kalanlarını da bağrına basmaktadır.  Şair diyor ya; "sakın kader deme kaderin de üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır." Göklerden gelen kararın sahibine, kalplerimizin sahibine binlerce hamd ediyoruz. Allah bir daha 28 Şubatları bu milletimize göstermesin.”



Son Güncelleme: 02.03.2015 18:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ibrahim 2015-03-02 22:39:43

şükürler olsun ki 28 şubat günlerden bir gün, takvimde bir yaprak olmaktan öte gidemedi. 1000 yıl sürer dendi ama 15 yil zor dayandi. daha güzel günler inşallah sizin de bir parçası olduğunuz kutlu davanın neferleri eliyle gelecektir. yolunuz açık olsun üstadım.

Avatar
Işık 2015-03-03 12:38:23

28 Şubat bütün aktörleri ve karanlık zihniyetiyle tarihin karanlıklarindaki yerini aldı. Millet ise inşaallah bir daha uyumamak ve korkmamak üzere uyandı. Milletin evlatları artık iyi biliyor durmak yok yola devam yolun açık olsun kardeşim