SP’den 3 aday adayı

Saadet Partisi Çorum Milletvekili Aday Adaylığı için Ömer Doğan, Sedat Aksungur ve...

SP’den 3 aday adayı

Saadet Partisi Çorum Milletvekili Aday Adaylığı için Ömer Doğan, Sedat Aksungur ve...

16 Mart 2015 Pazartesi 19:07
 SP’den 3 aday adayı


Saadet Partisi Çorum Milletvekili Aday Adaylığı için Ömer Doğan, Sedat Aksungur ve Haydar Kurtaran başvuruda bulundu. İl Başkanlığı’nda düzenlene basın toplantısı ile adaylıklarını açıklayan Doğan, Aksungur ve Kurtaran,   SP İl Başkanı Faruk Cıdık ve yönetim kurulu üyelerinin de yer aldığı toplantıda müracaat belgelerini Cıdık’a teslim etti.


Partililerin de katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan SP İl Başkanı Faruk Cıdık, Saadet Partisi olarak seçimlere hazır olduklarını belirttiği açıklamasında, aday adaylarına hayırlı olması dileğinde bulundu.


Açılış konuşmasından sonra Haydar Kurtaran, Sedat Aksungur ve Ömer Doğan aday adaylıklarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.


‘HAKKI ÜSTÜN TUTUCAĞIZ’


Saadet Partisi Çorum Milletvekili Aday Adayı Ömer Doğan, hakkı üstün tutan bir medeniyetin varisleri olarak, kuvveti üstün tutan değil, hakkı üstün tutan olacaklarını söyledi.


Parti merkezinde düzenlenen basın toplantısı ile aday adaylığını açıklayan Ömer Doğan, "Bu millet, derdine deva olacak seçilmiş kadroları bekliyor. Bu kadro Saadet Partisi çatısı altında toplanmış milli görüş kadrosudur." dedi.


7 Haziran seçimlerinin, dönüm noktası olduğuna işaret eden Doğan, milletin ve tüm insanlığın saadet için çalışacaklarını bildirdiği açıklamasında, taahhütlerinin temiz toplum ve temiz yönetim olduğunu ifade etti.


Saadet Partisi Çorum Milletvekili Aday Adayı Ömer Doğan, basın açıklamasında şunları söyledi; “İnsan yaratılmışların en şereflisidir. Diğer varlıklardan farklı olarak akıl, şuur ve irade ile donatılmış; iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden ayırt edebilme yeteneği verilmiştir.


İnsanın saadete erebilmesi için kendisini ifade edebilmesi, diğer insanlara faydalı olabilmesi ve kemale erebilmesi, aklını ve iradesini iyiden, güzelden, doğrudan, faydalıdan ve adaletten yana kullanması ile mümkündür. İnsan aynı zamanda tek başına yaşayamayan sosyal bir varlıktır. Hayatını sürdürebilmesi için tek başına karşılayamayacağı çok çeşitli ihtiyaçları vardır. Bu nedenle insan aileden devlete kadar çeşitli sosyal ve siyasi oluşumların üyesi olmak zorundadır.


Siyaset; meşrutiyetini bireylerin hak ve özgürlüklerini koruma amacından alan, en üst siyasi organizasyon olan devlet eliyle, hak ve adalet ilkeleri çerçevesinde insanlara hizmet etme işidir. İnsanın özlemi ise, yeryüzünün en önemli değeri olan saadet içinde yaşamaktır. Saadet ancak sevgi ve kardeşlik, hak ve özgürlük, adalet, refah ve saygınlık ortamında gerçekleşebilir.


Bizler, görüşümüzün temeli olan sevgi, şefkat ve kardeşlikten yola çıkan insanlar olarak Saadet Partisi'nde bir araya geldik. Amacımız, başta bu ülkede yaşayan insanlar olmak üzere, tüm insanlığın saadetidir. Bu nedenle, devleti saadetin bir engeli değil, bir aracı haline getirmek için siyaset yapmak zorundayız.


İnsanlık tarihinin bu güne kadar geçirdiği medeniyet dönemlerine bir göz atarsak, insanlık tarihi boyunca "kuvveti üstün tutan" her çatışmacı medeniyetten sonra "hakkı üstün tutan" barış ve dayanışmayı esas alan bir medeniyetin kurulduğunu görüyoruz. Bu medeniyet insanlığa huzur getirmiş ve yeryüzünde ilimde, hukukta ve sanatta büyük değişme ve gelişmelere ortam hazırlamıştır. Nasıl insanlık; bu güne kadar adeta gündüz ve gecenin birbirini takip ettiği gibi "hakkı üstün tutan" bir aydınlık saadet döneminden sonra, kuvveti üstün tutan bir karanlık zulüm dönemini yaşamışsa, takriben üç asırdan beri insanlığa zulmeden, karanlık batı medeniyetinin arkasından şimdi inşallah hakkı üstün tutan aydınlık dönemine geçecektir. Bu yeni dönemin ekonomik düzeni "Adil Ekonomik Düzen" olacaktır.


Bu adil ekonomik düzen, ekonomik düzenin her noktasında sömürüye müsaade etmeyen, herkese hakkını veren, herkese karşı eşit davranan ve herkese fırsat eşitliği veren, herkesin faydalı, yapıcı faaliyetlerini destekleyen, ekonomik faaliyetleri teşvik eden, ekonomik gelişmenin önündeki lüzumsuz ve haksız engelleri kaldıran bir düzendir. Böyle bir düzende komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışını kendimize şiar ediniyoruz. Bizler vatandaşlarımıza 50-100 liralık yardımlar yapmak yerine iş temin edeceğimizin garantisini veriyoruz.


Bu millet derdine deva olacak seçilmiş kadroları bekliyor. Ülkemiz doğusundan batısına kadar hem yer altı zenginliklerine sahip hem yer üstü zenginliklerine sahip. Bugün bir çok arazimiz tarlalarımız işletilmiyor. İşlenmediği için devlet desteğini çekmiş ve insanımız göç etmeye mahkum edilmiş durumda ama biz artık bu duruma bir dur demek istiyor ve iktidara geldiğimizde işlenmedik üretim yapılmadık bir karış toprak bırakmayacağız.


İslam aleminin neresine dönüp bakarsak acı var. Bu acıları görmemek mümkün değildir. Milletimiz, tarih boyunca kaba kuvveti değil, Hakkı üstün tutmuştur. İnsanlık tarihinin en büyük devletleri olan Selçuklu ve Osmanlı devletlerini kurmuş, asırlar boyu insanlığa barış ve adaletin en güzel örneklerini göstermiştir. Şerefli parlak bir maziye sahiptir. Böylesine şerefli bir tarihe sahipken 12 yıldır Avrupa kapılarında Avrupa Birliğine girmek için bekliyoruz. Müzakerelerden geçiyor taviz üstüne tavizler veriyoruz.


Biz milli görüş kadroları olarak tarihte o şerefli yerimizi almak için İslam Birliği diyoruz. Batıdan bize hayır gelmeyeceğini yeniden haykırıyoruz. En verimli topraklara, jeo stratejik avantajlara, müthiş yer altı zenginliklerine, genç nüfusa ve iş gücüne sahip olan İslam coğrafyasının her alanda iş birliği yapması demek, dünyaya yön verecek dev bir gücün inşa edilmesi demektir. Bu sistemi gerçekleştirmek bizim için zor bir çalışma değildir. Geçmişimize baktığımızda tarihimizdeki zaferler o azim ve inancın bizde olduğunu gösteriyor. Çanakkale ve istiklal harplerimiz bütün umutsuzluklara rağmen inandığı zaman neler yapabileceğinin en büyük delilidir. Bu gün bizim, içinde bulunduğumuz şartlar itibarıyla yapmamız icap eden, hareket tıpkı sultan Fatihin İstanbul'u fethindeki azim ve irade ile meselelerin üzerine yürümesine benzemelidir. Asıl bu ruh ve inanca ihtiyacımız vardır.


Bu millet derdine deva olacak seçilmiş kadroları bekliyor. Bu kadro Saadet Partisi çatısı altında toplanmış milli görüş kadrosudur. Çünkü biz önce Ahlak ve Maneviyat diyoruz. Çünkü biz Hz. Ömer'in adaletini istiyoruz. Çünkü biz  materyalist değil maneviyatçıyız. Çünkü biz nefse esareti değil, nefis terbiyesini esas alıyoruz. Çünkü biz sıradan Türkiye' yi değil, manen ve madden Kalkınmış, öncü, yeniden büyük Türkiye'yi esas alıyoruz. Bizim amacımız küçük bir azınlığın değil bütün insanlığın saadeti için çalışmaktır. Biz yeryüzünün ifsadı için değil ıslahı için çalışırız.


Bütün bu önemli konulan milletimizin huzurunda ifade ettikten sonra son olarak şunları söylemek istiyorum. Siyasi makamların zengin olma yeri değil, hizmet etme yeri olduğunu bilerek saadet partisinden adaylığımı açıklıyorum. Milletimizin ve tüm insanlığın saadeti için çalışacağıma söz veriyorum. Taahhüdümüz temiz toplum, temiz yönetim. 7 Haziran 2015 bir dönüm noktasıdır. Ruh kökümüzü yeniden bulduğumuz bir tarihtir. O zaman adres belli Saadet Partisi. Gayret bizden takdir Allah'tan."

MİLLİ GÖRÜŞ’ÜN TEK TEMSİLCİSİ


SP Çorum Milletvekili Adayı Haydar Kurtaran, SP’den aday olmanın yürek işi olduğunu, herkesin güce teslim olduğu, eğildiği ve büküldüğü bir dönemde hakkın safında Milli Görüş’ün tek temsilcisi SP’den aday olmanın Allah’a hamd makamı olduğunu söyledi.


Parti merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Kurtaran, şöyle dedi: “Bizler hakkın iyinin doğrunun ve adil olanın hakim olmasını arzulayan. bunun için gece gündüz demeden çalışan bir topluluğuz. Bir ülkenin ekonomisini düzelte bilirsiniz, yollar, hava yolları, tren yolları yapabilirsiniz. adliye sarayları, hapishaneler, devasa saraylar yapabilirsiniz. ancak ahlakı çökmüş ve maneviyatı kalmamış bir nesil yetiştirdiğinizde bu yaptıklarınızın bir anlamı kalmaz. işte bu yüzden biz 1969’da yola çıktığımızda ‘önce ahlak ve maneviyat’ dedik. O zaman ülkenin kalkınması için gerekli olan ağır sanayi hamlesi dedik ve 250 fabrikanın temelini atıp 70 paprikanın açılışını yaptık.


Maalesef şimdi geldiğimiz nokta bizim imkansızlıklar içerisinde o zaman yaptığımız tüm fabrikaları bizim miras yediler haraç mezat sattılar. Ve aldıkları paraları da rantiye ye faiz olarak ödediler. İşsizlik dev bir yumak haline gelmiş, köyler boşalmış, köyden kente göç eden insanlar sefalet içerisine düşmüş durumdalar.


Sadece  Çorum’da  köyden kente göç eden 10.000 insanımız sıkıntı ve sefalet içerisindedir. Köyde arazilerini eken ektiğinden bir şey kazanamayan vatandaşlarımızın evlatlarının kurtuluşu olarak gördükleri şehir merkezleri maalesef kurtuluş değil yok oluşları olmaktadır. Asgari ücret yani açlık sınırının bile altında bir para ile hayatlarını devam ettirmeleri istenmekte buda toplumsal çöküşü ve buhranı tetiklemektedir.


Açlık ile terbiye edilmeye çalışılan bir toplum meydana getirilmeye çalışılmakta. Ve bunun sonucunda da aile çömüş, nesil perişan olmuş durumdadır. Saymakla bitirilemeyecek sıkıntıların anlatmak değil amacım. Kara bir tablo çizerek bittik demeyeceğim bir kaç örnekle toplumsal huzurumuzu kaçıran noktalardan bahsettikten sonra diyorum ki, bunların hepsinin kurtuluşu ve çözüm yolları milletimizin özünü ve kendisini yansıtan saadet iktidarı ile mümkün olacaktır. hakkın olan adil bir dünyada, saadet iktidarında buluşmak dileğiyle. 7 Haziran 2015 seçimlerinin ülkemiz ve insanlığa hayırlar getirmesini temenni ediyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”


ÇOK ÖNEMLİ BİR SEÇİM


SP Milletvekili Adayı Sedat Aksungur, 7 Haziran 2015 tarihinde çok önemli bir seçim yaşanacağını belirterek, “Bu seçimde yok olmayı mı tercih edeceğiz, köle olup, sömürülüp İsrail'e vilayet olmayı mı tercih edeceğiz, yoksa tarihteki şerefli yerimizi mi alacağız. Bu kadar önemli tarihi bir seçim yaklaşırken, 4 ay önceden seferberlik ilan ediyoruz, 4 ay hep beraber gece gündüz Allah'ın yardımıyla çalışacağız. İktidar olacağız, en büyük zaferi kazanacağız ve güzel şehrimiz Çorum’a gelip seçimden sonra şükranlarımızı sunacağız. Rabbimize şükredeceğiz, hamt edeceğiz.” Dedi.


İnsanlığın 622'de İslam'ın doğusuyla saadet dünyasına kavuştuğunu belirten Aksungur,”1683 yılında 2.Viyana kuşatmasına kadar ecdadımızın maddi gücü elinde bulundurdu, yeryüzünde hakkı hakim kıldı ve bütün dünya saadet dünyasını yaşadı. Bunun arkasından 2. Viyana kuşatması gayesine ulaşamayınca maddi güç ne yazık ki ırkçı emperyalizmin, Siyonizm'in eline geçti. 350 seneden beri Siyonizm, dünya kuruluşlarıyla, dolar denen parasıyla ve işbirlikçiler teşkilatlarıyla maddi gücü ele geçirdi ve dünyayı bugünkü gözyaşı, ateş, kan ve savaşın içine getirdi soktu. Şimdi bu seçimle bütün insanlığın kurtuluş savaşını yapmış bulunuyoruz. O sebepten dolayıdır ki, büyük bir gayretle çalışmak mecburiyetindeyiz.” Diye konuştu.

Saadet dünyasının geçtiğimiz tarih boyunca olduğu gibi ancak Milli Görüş’le kurulabileceğini vurgulayan Aksungur, konuşmasında şöyle dedi: “Milli Görüş’ün dışındaki diğer taklitçi ve işbirlikçi görüşler, yok ortanın sağıymış, soluymuş, muhafazakârmış, şuymuş, buymuş gibi taklitçi görüşlerle insanlığa saadet getirilemez. Bunun temel sebepleri vardır. Zira Milli Görüş diğer uydurma görüşlere benzemez. Onlardan bir tanesi değildir. Milli Görüş'ün onlardan temelde 7 tane farkı var. Bir; Bizler maneviyatçıyız. Onlar maneviyata önem vermezler. Hâlbuki maneviyatsız saadet olmaz. Ahiret olmazsa, şehitlik olmaz. Şehitlik olmazsa vatan olmaz. Bu sebepten dolayı saadetin temelinde önce maneviyatçı olmak, ahrete inanmak vardır. Bunu temsil eden milli görüştür. Diğer görüşlere bu görüşe sahip olmadıkları için, gözümüzün önünde, hiçbiri saadet getirememişlerdir.


İkinci önemli nokta; diğer görüşlerin hepsi Siyonizmin, insanlığı köle yapmak için kullandığı faizci sistemin bekçisidirler. Milli Görüş, 'Hayır bu haksız sistemi değiştireceğiz, adil düzen kuracağız dediği için öbürlerinden farklıdır. Saadet getirir. Çünkü faizle saadet gelmez. Faizle kölelik gelir, fakirlik gelir, açlık gelir.


Üçüncü olarak onlar batıyı bizden üstün görürler. Hâlbuki insanlık her şeyini İslam'a borçludur. Bizim medeniyetimiz batıdan üstündür. Çünkü onlar yüzünü yıkamayı bilmez, akarsuyu bilmez, af edersiniz tuvalete girdiği gibi çıkar. Bu adamların arkasından gideceksiniz de hangi saadete ereceksiniz. Şimdiye kadar gittiniz de hangi saadete erdiniz. Saadet İslam'ın ulvi prensiplerindedir. Bu sebepten dolayıdır ki bunların görüşlerinden hayır gelmez, batıyı üstün gördükleri için, biz AB'ye gireceğiz dedikleri için. Hangisi söylüyor bunu, hepsi. Hepsi birbirinin ikizidir. Bu yüzden Saadet Partisi, Milli Görüş bir tarafa, 61 tane ikiz kardeş bir tarafa. 61 tane çürük yumurta bir sağlam yumurtanın yerini tutmaz.


Bundan başka, siz bu diğer partilerin hiçbirisinden 'biz yeni bir dünya kuracağız' diye bir söz işittiniz mi? Yeni bir dünya kurulmadan, saadet olmaz. Bugünkü Yahudi'nin dünyasıyla saadete erişilemez. Bu sebepten dolayıdır ki onlar saadet getiremezler ancak Milli görüş saadet getirebilir. Diğer yandan bugünkü zulüm dünyası yerine saadet dünyası kurmaktan başka, onlar sonuç itibari ile adım adım Avrupa Birliğine gireceğiz, İsrail'e vilayet olacağız gayesini gütmektedirler. Milli Görüş tarihinde şerefli yeri alma gayesini güdüyoruz. Ondan dolayı saadet anca Milli Görüşle elde edilir. Diğer yandan onlar, müstemleke tipi kalkınma yaparlar. Taklitçi oldukları için. Lider ülke kalkınması yapamazlar, Lider ülke, öncü ülke olmak ancak Milli Görüşle mümkündür. Diğer yandan onlar hepsi narkozlanmıştır. Bugünkü gibi adım adım Türkiye'yi israil'e vilayet yapmanın uyuşukluğu içindedirler. Milli görüşçüler uyanıktır. Bize saadeti ancak milli görüş getirebilir. Temeldeki bu sebeplerin yanında, aynı zamanda Adem’den (a.s) beri bütün insanlık tarihine baktığımız zaman, yine peygamberlerin arasına gidenlerin saadet bulduğunu, firavunların arkasından gidenlerin zulüm bulduğunu görüyoruz. Bu sebepten dolayı saadete ancak milli görüşle erişilebilir.


Diğer yandan Milli Görüş'le saadete erişilebileceği, 54. Hükümetin bir yıllık icraatı en açık delillerinden biridir. Emeklinin cifinin, esnafın, memurun, emeklinin yüzünün güldüğü Tüm gerçekler önümüzdedir. Bu gerçekleri önümüzdeki 4 ay boyunca milletimize anlatma gayretinde bulunacağız.”




Son Güncelleme: 16.03.2015 19:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner182