Bu şehirde yaşadığımız bazı enteresanlıklara dikkat çekmek istedim.
MUSTAFA DEMİRER
Günlük hayatta karşılaştığımız ufacık görünen bazı enteresanlıklar var bu şehirde. Birçok hemşehrimin başına gelmiştir eminim.
Son iki hafta yoğun yağış aldık, yüzde 3 olan toplam su rezervi yüzde 5’e yükselmiş. Tabi önce toprak suya doyacak, sonra kalan baraja, gölete akacak elbette. Akış devam ediyor olabilir, yetmez ama buna şükür. Bunlar güzel de, kentte trafikte araç kullanmak problem, yaya olmak daha fazla problem. Hele hele yağmurlu havada trafik nedense hep felç, yaya olmak eskiden de zordu, şimdi de.
Neden mi?
Bir kere kaldırımda yürürken cıncık gibi görünen o tretuar taşının biri mutlaka gevşemiştir. Bilmeden üzerine adımını atarsın bin pişman, pantolonun paçaları çamurlu suyla bezenmiştir bile.
Yan yollardan karşıya geçerken sürücünün birisi ya yaya geçidi ya da tretuarı kapatacak şekilde park etmiştir. Yoluna devam etmek için caddeye inersin, seyir halinde hızla geçen araç boydan üzerinizi sulayıverir. Kaçmaya çalışırsın nafile, bu kez paçayla kurtaramazsın, giysilerin boydan ıslak.
Yayaya geçiş hakkı tanınmayan kavşakların bulunduğu bir memlekette yaşadığımızı unutmayalım bu arada.
Caddenin bir tarafında araç parkı vardır, diğer taraftan trafik geliş-gidiş seyreder. Sürücünün biri akışın olduğu caddenin bir noktasına hem de flaşörünü yakıp gitmiştir bir yerlere. Sağ olsun dörtlü ikazını açtı ya sürücümüz, kural ihlâli yapmamış oluyor kendince. Trafik sıkışmış, araç kuyruğu diğer caddeye kadar uzanmış, korna sesleri dayanılmayacak düzeyde, sinirler gerilmiş….
Sürücüler birbirlerine yol vermekten imtina eder, kaldırıp kafanı baksan patırtı-gürültü çıkar. Nezaket, anlayış, tolerans sıfırın altında. Bisiklet ve motosiklet (kurallara uyanlar için) sürücüleri yok sayılır, bisiklet yolları yetersiz olduğundan kaldırımdan ilerlemeye çalışanlara tepkiler serttir. Ana arterlerde park sorununu çözemeyen nadir illerden birisiyiz belki. Otoparklar vardır, en son çare kullanılır. Yeni yollar açılır, nefes alır gibi oluruz ama kısa sürede yetmez hale gelir.
Ana arterlerde bazı saatlerde en az 5 kez kırmızı ışıkta beklersin. Ne olmuş ki, bekle dur.
Tedbirler bildik, yüksek beton kasisler (standart bu mudur bilemedim), sağlı-sollu dubalar, levhalar. Sanki sorun çözümsüzlükle kökten çözülmüş gibi. Eski doku, ara sokaklar keşmekeş.
Başka şehirlerden misafir gelenlerin aynı şehirde yaşayanlara göre farkındalığı fazla olmalı ki; ‘Çorum’da da ciddi ciddi trafik sorunu var” diyorlar artık.
Ne deyim, tek derdimiz bu olsun, Allah başka dert vermesin…
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir