habercim19.com özgür haber özgür yorum

Ömer Kılıç’tan çarpıcı tespitler

GÜNDEM

Av. Ömer Kılıç, afet bölgesinden izlenimlerini aktardığı yazısında dikkat çeken tespitlerde bulundu.

Habercim19 Yazarı Av. Ömer Kılıç, afet bölgesinden izlenimlerini aktardığı ‘Kırk gün sonra deprem bölgesi’ başlıklı yazısında, bütün dünyanın asrın felaketi olarak adlandırdığı depreme ısrarla asrın ihmali diyen muhalefetin tek sorumluyu siyasi iktidar olarak göstermeye çalışmasının kesinlikle adil bir yaklaşım olmadığını savundu.

Sivil toplum kuruluşlarının depremde oynadığı role ayrı bir parantez açan Kılıç, iktidarın yıllara sair sivil topluma bakış açısındaki ciddi hatayı dillendirdi.

Bilhassa deprem bölgesi Hatay’da sol, sosyalist, laik oluşumların adeta karargah kurarak halkı galeyana getirmeye çalıştığını, ancak bir süre sonra ortadan kaybolduklarını kaydeden Kılıç, aynı çevrelerin sakallılar diye aşağıladığı, hor gördüğü cemaatler, tarikatlar, vakıfların halen ilk günkü gibi sahada hizmet vermeye devam ettiklerini ifade etti.

İşte Ömer Kılıç’ın yazısından bazı bölümler:

'ASRIN İHMALİ' DİYEN MUHALEFETE 2002'Yİ HATIRLATTI

....Burada bir parantez açmam lazım. Bütün dünya tarafından asrın felaketi olarak adlandırılan bu deprem için, herhalde iktidarın sorumluluğunu hafifletir korkusuyla ısrarla asrın ihmali diyen muhalefet, sıkça Japonya örneğini de vererek ihmalden dolayı bu kadar büyük yıkım yaşandığını, dolayısı ile felaketin tek sorumlusunun siyasi iktidarı olduğunu göstermeye çalışıyor ki, bu kesinlikle adil bir yaklaşım değil. Biz ne Japonya’yız ne de ABD. Kentsel dönüşüm konusundaki tartışmalar bir yana, Türkiye’nin yüzbinlerce konutu son yirmi yılda yıkıp yeniden yapacak bir gücü mü vardı? Yüz yıl önce bir parçalanıp dağılmış imparatorluktan doğmuş bir devletiz biz. Büyük bir yokluktan geliyor olmamız bir yana son yüzyıldır da milletin dişinden tırnağından arttırdığını yiyen haramilerin vesayeti altında idare edilmiş bir ülke idik. Böyle geldik iki binli yıllara. 2002’de nasıl bir Türkiye manzarası olduğunu yaşı yetenler bilir. Memur maaşlarının dahi güç bela ödendiği yıllarda iktidara gelen bir kadrodan yirmi yılda Türkiye’yi niçin bir Japonya yapmadın diye hesap sormak insafla, vicdanla bağdaşmaz. Tamam iktidarın da ihmal ve kabahatleri elbetteki var, özellikle ilk iki gün bölgeye müdahale konusunda aşırı merkeziyetçi yönetim modelinin neden olduğu gecikmenin yaşandığı bir gerçek, ama sonrasında iktidar bütün gücünü bölgeye seferber etti ve etmeye de devam ediyor. Açıkçası dünyada hiçbir devletin altından kalkamayacağı bir felaketi, yaklaşan seçimler dolayısı ile siyasi bir malzeme yapmanın muhalefete de yarayacağı kanaatinde değilim…

SİVİL TOPLUM İNANILMAZ İŞLER YAPTI

….Bir başka mevzu ise, depremde sivil toplum kuruluşlarının oynadığı rolle ilgili. Yerli yabancı bir çok arama kurtarma ekipleri elbette olağanüstü çaba sarfettiler, kendi canlarını tehlikeye atma pahasına başka canlar kurtarmak için tüneller kazarak enkazların altına girdiler. Hepsinin hakkını teslim etmek gerek, lakin arama kurtarma faaliyeti bittikten sonra, yıkıntıların altında canlı emaresi kalmadığında birer birer çekildiler. Oysa hayatta kalanlar için zorluk halen devam ediyor ve uzun bir süre daha devam edecek. Başta bölgede faaliyet gösteren ve neredeyse tamamını dini kuruluşların oluşturduğu sivil toplum örgütleri bu süreçte inanılmaz işler yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar. Sol, sosyalist, laik oluşumlar özellikle Hatay'da adeta karargah kurdular, vatandaşın yükselttiği çığlıkları, gösterdiği haklı reaksiyonu sosyal medyadan yayarak halkı galeyana getirmeye çalıştılar, kaosu büyütmek, acıyı daha da çoğalmak için ellerinden geleni yaptılar ve sonra da kaybolup gittiler. Ama bu çevrelerin sakallılar diye aşağıladığı, hor gördüğü cemaatler, tarikatlar, vakıflar halen ilk günkü gibi sahada hizmet vermeye devam ediyorlar.

'İKTİDAR DERS ALMALI'

....Bu durumun iktidara da bir ders olmasını temenni ediyorum. Yıllardır içeriden yapılan en masum eleştirileri dahi düşmanın değirmenine su taşımak olarak görerek STK’ları etkisizleştirmeye, onları devletin güdümüne girmeye zorlayan, adeta “bu ülkeye komünizm lazımsa onu da biz getiririz” diyen tek parti dönemine öykünürcesine “STK lazımsa onu da biz kurarız” şeklinde düşünen devletçi bakışın yanlışlığını onlar da anlamıştır inşaallah. Bu kuruluşların hiç biri iktidarın talimatıyla hareket etmediler, tek gayeleri Allah rızası için yaraya merhem olabilmekti. Kamu kuruluşları yukarılardan gelecek talimatı beklerken onlar bölgeye ulaştılar ve bir çok canı kurtararak devlete yönelecek öfkeyi azalttılar. Başta İHH olmak üzere Beşir Derneği, Hayrat, Fetih Vakfı, Sadakataşı, Özgür Der, AGD, Ecir Kapısı, İsmailağa Cemaati, Hüdayi Vakfı, İDDEF, İyilikte Yarışanlar ve adını burada sayamayacağım kadar çok sayıda vakıf, dernek halen sahada aşevleri ile insanlara hayat veriyor, çadır, konteynır ve seyyar tuvaletler kurarak, felaketin yaralarını sarmaya, acıyı hafifletmeye çalışıyorlar..."

İki ayrı bölümden oluşan yazınının tamamı bu linklerde:

https://www.habercim19.com/kirk-gun-sonra-deprem-bolgesi-1-makale,572.html

Yorumlar (12)

Şakacı Hüsam 1 Yıl Önce

Bizedemi lolo ?

Ahmet 1 Yıl Önce

İktidarın bizzat o bölgedeki temsilcileri dahi dost meclisinde dert yanıyor sınıfta kaldık diye. Ne olduğunu, ne yaşandığını çok iyi gördük, algınız size kalsın. Peru adlı ülkede 500 km kıyı hattını etkileyen 9,2lik deprem bizdekinin bin kat üstü ama yıkım ve ölüm bizdekinin binde biri. Bu iki olaydaki farkın nedeni ülke yönetimi değilse nedir sayın algı yöneticisi?

Şaşkın ördek 1 Yıl Önce

Kalemine sağlık Ömer bey her satırına imzamı atarım.

Muallim 1 Yıl Önce

Peru'da olan deprem 9.2 değil 7.5 ve bu ülkenin nüfusu 33 milyon.Peru' da hasar gören binaların hepsi yıkıldı.Siyasi hırsınızı insanların yaşadıkları acılar üzerinden yapmayın 10 ili etkileyen depremde yıkılan binaların yüzde 98 i 1999 öncesi yapılmis.Asıl algıyı kimin yaptığı belli.

Kadir 1 Yıl Önce

Ömer bey Deprem bölgesine gittiniz mi bilmiyorum. Ben gittim bizzat yaşayan insanların yaşanan ihmal ve organizasyon eksikliği nedeniyle anlattıklarını biliyorum. Burada sorumlu merci hükümet bu kadar.

Ahmet 1 Yıl Önce

Ülke isimleri karışmış Peru değil Şili. Şiddet 9.2 ve 500 km alanı etkiliyor, ölü sayısı 500. Diğer taraftan yıkılan binaların yüzde 98'i 1999 öncesi şeklinde istatistiği veren çok güvenilir kuruluş yıkılan binaların yüzde kaçının imar barışında ruhsatlandırıldığını da hesaplamış mı? Defalarca imar barışı çıkaranların masumiyetini anlatmaktan vazgeçin, diğer tüm yamuklukların yanında imar barışı en önde gelir ve imar barışı katliamdır.

A Y. 1 Yıl Önce

Teşekkür ederim Ömer Bey! Noktasına virgülüne kadar imza atıyorum. Keşke bu depremin şiddet veya büyüklüğüne en yakın deprem olarak gösterilen 1939 Erzincan depreminde günün hükümetlerinin yaptıklar ile de bir mukayese yazılsa…

Çorum 19 1 Yıl Önce

Sadece bu iktidar değil onlarca yıldır kamu arazilerini mafyalara gecekondu olarak peşkeş çektiren tapu tahsis belgeleri dağıtan tarım arazilerini kıyıları yagmalatip üretmek yerine tarla arsa rantini şiar edinen imar adlarına saldıran tüm iktidarlar ve rant peşindeki vatandaş suçludur belediyeler siyasetçiler vurguncular belesten köşe dönmek peşinde gezip şark kurnazligini zeka zanneden tüm toplum sucludur

Ali 1 Yıl Önce

Ömer BEY HOŞ GELDİNİZ. Deprem Bölgesinin durumunu “ALGI” uzmanlarına alan bırakmayacak bir şekilde yazınızla anlatmışsınız. Beyanlarınıza aynen katılıyorum. Şu anda orada hizmete devam eden yönetim ve sivil toplum örgüttlerinden Allah razı olsun. Böyle bir felaketi milletimize ve insanlığa bir daha yaşatmaması için Durmak yok yola devam diyoruz. Milletimizin yardım severliği ve dünya milletleri nezdinde ki itibarı bu zor günleri de aşmayı başaracaktır. Selam ve dua ile..

Abdullah Yildirim 1 Yıl Önce

Allah cc razi olsun emeklerine saglik

Çorum 19 1 Yıl Önce

Millet rantci şark kurnazi olursa siyaset i ne halt etsin ilk taşı günahsız olan atsın kimse atamaz riyakarligi bırakıp dürüst olun

Ali Ünal 1 Yıl Önce

Ben gönüllü Altınözü İlçesinde bir hafta bulundum.Devlet yok diyenler kesinlikle durumu provoke ediyor.Eksikliler var mı .Tabi ki .Örneğin çadır kentlerde en büyük sorun banyo sorunu.Bir de çadırların avilen konteynirlere dönüşmesi gerekli.Ancak şunu da gördüm. Çok büyük bir israf var.Koordinasyon işinde en verim li çalışan Milli Eğitim camiası.Psk sosyal ekipleri,öğretmenlerin başka illerden gönüllü gelerek bir işin ucundan tutma çabaları.Velasıl kelam burada şu bunu yaptı bu yapmadı zamanı depil.Birlik olma zamanı.Neticede benim bulunduğum zaman dilimi 30. günlerdi.Alana hakimiyet vardı.Toparlanma başlamıştı.Hatta eğitim öğretim başlaması adına bizim ekin DYK kurslarını başlattık.Talepte gayet iyiyidi.Birkaç günde 30 sayılar 100 geçmişti.Herşeyiyle çözüm çoktu.Rabbim devletimize zeval vermesin.Ayrışma değil billeşme zamanı.Herhese saygılar.

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.