Hemşehrimiz üniversitede konuştu

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi hemşehrimiz Prof. Dr. Özcan Göngör, Hitit Üniversitesi'nde konferansta konuştu.

17 Aralık 2022 Cumartesi 15:20
Hemşehrimiz üniversitede konuştu

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi hemşehrimiz Prof. Dr. Özcan Göngör, “Dijitalleşen dünyada bizi sağlam zeminde tutacak olan en büyük gücümüz milli ve manevi değerlerimiz, kimlik ve aidiyetlerimizdir.”dedi.

Hitit Üniversitesi Bilgi ve Değerler Kulübü tarafından düzenlenen “Dijitalleşen Dünyada Biz Kimiz: Kimlik ve Aidiyetlerimiz” konulu konferans düzenlendi. İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Özcan Güngör, dijital dünyanın dünyaya ve insan yaşamı üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Modern dünyanın birey ve toplumları kuşatan en etkili ve yaygın gücünün dijital araçlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özcan, dijital dünyada mesafelerin ortadan kalktığını, iletişimdeki süre kaybının en aza indiğini, tercih verilerinin çoğaldığını, bilgi alanı ve bilgiye ulaşmada imkanların oldukça çoğaldığına dikkat çekti.

KİMLİK VE DEĞERLERİMİZ DJİTAL DÜNYAYA FEDA EDİLMEMELİ

Dijital ortamda imkanların çoğalmakla birlikte sorunların da arttığına dikkat çeken Güngör, “Kimlik, aidiyet, gelenek, değer gibi bireysel ve toplumsal olgularda çok hızlı özenmeler, kırılmalar, moda gibi sürü psikoloji türü tutum ve davranışlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle dijital alan faydasız olmadığı gibi sorunsuz da değildir. Önemli olan her türlü bilgi ve yaşantının özgürce paylaşımına açık olan bu alanın faydalı amaçlarla kullanılmasının yaygınlaştırılması, kimlik ve değerlerimizin dijital dünya için feda edilmemesidir” diye konuştu.
Günümüz dünyasında birey ve toplumlara hükmetmek için birey ve toplumun sahip olduğu imkanlar ve değer yargılarının tespitinin ardından onu zayıf ve hareketsiz kılacak karşı etkileme yöntemlerinin kullanıldığına vurgu yapan Güngör, “Bu nedenle inanç temelli olan duygular ve gündelik yaşama imkanlarını sağlayan etkenler için olumsuz saldırılara karşı açık alanların korunması ve o noktaların kapatılması gerekiyor. Bu noktaları kapatırken aktif değil proaktif, reaksiyoner değil aksiyoner olmak, bu alanı çok iyi bilmek ve kullanmak gerekiyor. Bu güçten ayrı kalmak, uzak durmak yerine imkan ve fırsatlarından en iyi şekilde yararlanmanın yol ve yöntemlerini yaygınlaştırmak, sahiplenerek yönetmek olası pek çok soruna öncelikli çözüm gibi duruyor. Araçsal boyutta devam eden ve her geçen gün etki gücünü artıran küreselleşme selinin önünde sosyolojik anlamda kimlik ve aidiyetlerimizi kaybetmemek için sentezlenmiş bir din anlayışı, milli değerlerle irtibatlı dünya görüşü ve bunları besleyecek bir ekonomik ahlaka sahip olmak gerekiyor. Özellikle dini ve milli temelli duruş ve düşüncelerimizi sağlam zeminde tutmak, bizi biz yapan en güçlü sığınağımızı oluşturan değerlerimizden kopmamak gelinen bu noktada daha bir anlam kazanmış oluyor” ifadelerini kullandı.

DÜNYA NÜFUSUNUN YÜZDE 62’Sİ İNTERNETTE

Dünya nüfusunun yüzde 61.8’inin interneti aktif olarak kullandığını açıklayan Güngör, “Sosyal medyayı kullanmadığımız süre için eksiklik hissediyorsak, sabah kalktığımızda ilk önce aklımıza telefona bakmak geliyorsa, her gün normalde geçirdiğimiz saatten çok daha fazla süre telefonda zaman harcamaya başladıysak, telefonu sık sık bildirim gelmiş mi diye kontrol ediyorsak, işlevselliğimiz buna bağlı olarak bozuldu ve aklımız sürekli orada kalmaya başladı ise sosyal medya bağımlısı olma yolunda ilerliyoruz demektir. Yapılan bir araştırmaya göre küresel dünya nüfusunun yüzde 61.8’i interneti aktif olarak kullanıyor ve bu rakam 4.88 milyar internet kullanıcısı olduğu anlamına geliyor. İnsanlar internette ortalama 6 saat 58 dakika geçiriyor ve kullanıcıların yüzde 90.9’u (4.44 milyar kullanıcı) internete mobil cihazlardan erişiyor. Mobil cihazlarda internet kullanım süresi ise günlük 3 saat 37 dakika” şeklinde konuştu.

TV ORTAMINDA DİJİTAL YAŞAM YALANLAR ÜZERİNE KURULU

“Dijitalleşme bizi daha yalnız yapmıyor” diyen Güngör, şunları kaydetti: “Biz dijital dünyada yalnızlığımızı gizlemeye veya ondan kurtulmaya çalışıyoruz. Kimimiz kendisini gizleyerek ikinci veya üçüncü karakterini ortaya çıkarıyor; içindeki eğilimleri dizginlemek için dijital mecralarda vakit geçirenler de var, dijital alışveriş sitelerine milyonlarca lira yatıranlar da Yani hepimiz bir nedenle, yalnızlığımızı saklamak veya ona çare bulmak için sanal ağlarda geziniyoruz. Son dönemlerde yaygınlaşan tv programları üzerinde yapılan bir araştırmada evlilik sitelerinde oluşturulan profillerin sadece yüzde 8’i kendisi hakkında doğru bilgileri paylaşmış; yüzde 42’si ise tamamen hatalı bilgiler vermiş, geriye kalan yüzde 50’nin de çok az bilgiyi doğru söylediği ifade edilmiştir. Demek ki TV ortamında yaşanan bu dijital yaşam yalanlar üzerine kuruludur”.

“Dijitalleşen dünyada bizi sağlam zeminde tutacak olan en büyük gücümüz milli ve manevi değerlerimiz, kimlik ve aidiyetlerimizdir” diyen Prof. Dr. Özcan Güngör, “Seçimlerimizin altında yatan tutum ve inançlara değerlerimiz diyoruz. Bir kişinin kendi değerlerinin ne olduğunun bilmesi çok önemlidir. Bir topluluğun gücü, o topluluğu oluşturan bireylerin paylaştıkları ortak değerlere olan bağlılığı ile ölçülür. Eğer paylaşılan ortak değerler yoksa insanlar birbirine aldırmazlar ve birbirlerinin sorun ve dertlerine kayıtsız kalırlar. Türk milleti olarak bizim binlerce yıllık tarihi birikimimizden beslenen çok güçlü milli ve manevi değerlerimiz vardır. Göktürk anıtlarında bunların bir kısmı abideleşmiştir. Destanlarımızda, düğünlerimizde, cenazelerimizde, komşuluk ilişkilerimizde, aile yapımızda kısaca hayatımızın her safhasında bunların örneklerini görüyoruz. İslam inanç esasları ile tanıştıktan sonra eski geleneklerimizle din temelli esasları kaynaştırdık. Hilali sembolik bir anlatımla farklı boyuta taşıdık. Hakimiyet alanımızda olan tüm ülkelerin bayrağında hilal veya hilalin yıldızının olmasına özen gösterdik. Bir bayrakta hilal veya hilal yıldızı yoksa o bayrağı ya İngiltere ya da Fransa belirlemiştir. Hilal, bizde İslam’ın sembolik anlatımıdır. Bayrağımızın simgesidir. Cami ve kubbelerimizin alemidir. Paramızın ve asker giysimizin rumuzudur. Çünkü ebced hesabında hilal, ilah ve lale kelimesinin karşılığı 66’dır. Lale kelimesi sembolik anlatımla mezar taşlarımızda ters lale olarak kullanılmıştır. Toplum önderi veya veli diye bilinen insanlar yani din tebliğinde etkin görev almış şahsiyetlerin mezar taşında ters lale kullanılır. Aile kurumumuzun görev dağılımları ve sorumluluk anlayışları dünya milletleri için dillere destan olmuştur. Komşuluk ilişkilerimiz, sosyal yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerimiz, çevre duyarlılığımız kısaca insana ve çevreye karşı duyarlığımız her türlü takdirin üzerindedir. Esir altında iken kendilerine verilen kıt yemekleri bile kedilerle paylaşan askerlerimize ait belgeler var. Sokak hayvanlarını beslemekle görevliler var. Sadaka taşlarımız, hacet taşlarımız var. Duvarlara kuş sarayları yapan ecdadımız var. İnancımızın gereği diye hanlar, kapanlar, hamamlar, camiler, hastaneler, bedestenler, çocuklara oyun parkları yaptıranlar, fakir gençlerin tüm düğün giderlerini karşılayanlar var. Bu gibi daha nice güzel aidiyet ve geleneklerimiz sayesinde birlik ve beraberliğimizi bozmak için dün olduğu gibi bugün de milletimizin huzuruna ve güzel vatanımızın jeopolitik konumuna göz dikenler var. Buradan hareketle gençlerimizin; sahip olduğu değerleri tanıması, bunların kıymetini bilmesi, bu değerlerimizi dijital ortamın acımasız saldırıları karşısında feda etmemesi gerekir. Bu nedenle dijital çağın araçlarını kullanarak tüm imkan ve fırsatlarından yararlanmak gerekir” sözleriyle konuşmasını sürdürdü.

GENÇLERİN DURUMU

Gençler arasında geleneğe aykırı düşünce ve yaşama tercihlerinde çok ciddi artışlar olduğunu anlatan Güngör, “Moda veya özenti tercihler daha bir öne çıkmaya başlamıştır. Geleneklerimizin bir kısmı inkar edilmiş ama yerine yeni bir gelenek kurulamamıştır. Bu boşluk ciddi anlamda travmalara ve ciddi anlamda sosyolojik sorunlara neden olmuştur. Buradan hareketle özellikle gençlerimiz dijitalleşme çağının getirdiği sorunlara karşı donanımlı, bu araçsal sürecin imkan ve fırsatlarından da her alanda en iyi seviyede yararlanmaları konusunda duyarlı olmaları gerekir. Kimlik ve aidiyetlerini sahiplenerek dijital dünyanın verileri ile geleceği kurgulamaları önemlidir” şeklinde konuştu.

Programa Ensar Vakfı Başkanı Abdurrahman Çırak, İlahiyat Fakültesi'nden bazı öğretim üyeleri el öğrenciler katıldı.


İHA

Son Güncelleme: 17.12.2022 15:29
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bu 2022-12-17 19:32:27

Ya arkadaş Hitit İlahiyatta adam mı yok da bu adamı getirdiniz...Yazık...

Misafir Avatar
Öğretmen 2022-12-19 14:39:21 @Bu

Akademik birikiminden her yaşın faydalanması gereken çok kıymetli bir hocadır kendisi. Nice programlarda izlemeyi, dinlemeyi dileriz.

Beğenmedim! (4)
Avatar
tolga 2022-12-17 20:08:31

kendisi aynı zamanda rektörlüğe de talip...

Misafir Avatar
Olur 2022-12-17 21:11:10 @tolga

Bilimsel tarafı zayıf iadericilik sıfır bu rektörlüğe talipse çorum 4 yıl daha kaybeder. Rektör Osman'ı aratır...

Beğenmedim! (7)
Avatar
Ssssss 2022-12-18 10:41:38

Gayet güzel bir konuya değinilmiş. Bizzat katılmayı isterdim, toplumun çok önemli bir sorunu gündeme getirilmiş. Oldukça kritik noktalar üzerinde konuşulmuş, Sayın Güngör'ün söylemiş olduklarına katılıyorum ????

Avatar
Sbsbs 2022-12-18 10:45:36

Katılımcı olmayı isterdim. Güzel.

Avatar
Yahya Kazım 2022-12-18 11:18:47

Dijital dünyanın bize getirdiği ve bizden götürdükleriyle ilgili fikir ve değer üretme ve önleyici tedbirler alma konusunda dikiz aynasına bakarak araç kullanmayı bırakmamız gerekliliğine dikkat çeken bir konuşma olmuş. Vizyon sahibi akademisyenlere ve bu akademisyenlere değer veren gazetecilere/ idarecilere olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazla. Dijital dünyada metamorfoza uğrayan ihtiyaçlarımıza, inanç ve değerlerimize dikkat çekerek ufkumuzu genişletenlerin seslerinin daha gür olması dileklerimle.

Avatar
Hoca 2022-12-18 11:19:44

Çok bilgili tecrübeli bir hocamız yolun bahtın açık olsun hemşehrimle gurur duyuyorum

Avatar
Çorumlu 2022-12-18 06:08:34

Ya arkadaş, şimdiki Rektör çok yakışıklı. Çok da güzel giyiniyo. Düğünlere geliyo. Protokolde oturuyo. Sık sık angaraya gidiyo. Boş bakan yardımcılığı koltuğu bulabilirim ellaham diye kapı kapı geziyo. Herkeze Numan abisinin selamını götürüyo. Daha ne yapsın adam yav. Üniversitede hocalardaki bilgisayarları toplatmış. La babam,bilgisayarda ne yapacanız evde oturun işte. Rektör size iyilik ediyo siz de adama kızıyonuz. Öğrenciler çalışmıyo ise rektör onlara ders mi çalıştıracak. Bi de üniversite akademik geriliyormuş. Sanki rektörün fitesi varda geriye takmış. Adam mütehhitmi bina yapsın. Bi de kampüs yok diye gızıyonuz.üniversitesinin giriş kapısını bile yaptırmış vAllaha, ben gordüm.Adam daha ne yapsın la, bi de rektörlük için adaylar varmış, bundan iyi rektör mü olur yav. Hep billikte ne güzel uyuyup gidiyok. Bu adamın gıymetini bilin gıymetini. çorumlu bi hoca gelmiş konferans vermiş la git babam işine bak Allahını seversen biz uyuyok, uyuyok. Anlamadın mı

Avatar
Akademik 2022-12-18 10:30:45

Çok güzel ve çağımızda gerekli bir konuda alanın uzmanlarının fikirleri oldukça değerli. Sunum yapan Özcan beyi tebrik ediyorum.