Doğu Türkistan için meydandalar

Çorum İHH, Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın sesini duyurmak için basın açıklaması eylemi gerçekleştirdi.

Doğu Türkistan için meydandalar

Çorum İHH, Çin zulmü altındaki Doğu Türkistan’daki soydaşlarımızın sesini duyurmak için basın açıklaması eylemi gerçekleştirdi.

01 Nisan 2021 Perşembe 14:37
Doğu Türkistan için meydandalar

Çin’in Doğu Türkistanlılara uyguladığı zulüm Çorum İHH ve İlke-Der tarafından protesto edildi. Birçok STK temsilcisi ve Çorum halkının destek verdiği basın açıklaması Pandemi kuralları çerçevesinde gerçekleştirildi.

İHH öncülüğünde Türkiye’de eş zamanlı olarak 81 ilde gerçekleştirilen basın açıklamaları ile Zalim Çin tüm Türkiye’de ve başka birçok ülkede protesto edildi.

Doğu Türkistan Basın açıklamasını Çorum İHH & İlke-Der Başkanı Selim Özkabakçı yaptı. Açıklama sonrası Çin’in zulüm ettiği Doğu Türkistanlılar için dua yapıldı. Duayı Çorum İHH Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Çalışkan yaptı.

Doğu Türkistan Basın açıklaması programına Çorum’dan katılım için yoğun talep olmasına rağmen Pandemi kuralları gereği katılım sınırlı tutuldu.

Çorum İHH Başkanı SelimÖzkabakçı,yaptığı açıklamada şöyle dedi;

ŞAKA DEĞİL SOYKIRIM

İstanbul’da Çin Konsolosluğu önünde on yaşlarında küçük bir kız çocuğu gözyaşları içerisinde şöyle haykırıyor: “Sizin çocuklarınız yok mu? 4 yıldır babamı ve kardeşlerimi görmüyorum!” Oyun çağında bir çocuğun yaşadığı travmayı hiçbirimiz tarif edemeyiz. İşin aslı son dokuz yıldır Doğu Türkistan tam bir cinnet halini yaşıyor.

11 Eylül sonrasında terörle mücadele bahanesiyle Doğu Türkistan’a yönelik artan baskılar bir yana, 2012 sonunda Xi Jinping ile başlayan sürecin apayrı acı bir öyküsü var. Dünya üzerinde yaşamanın en zor olduğu, “Uygur, Kazak, Kırgız olma suçundan” milyonların demir parmaklıklara mahkûm edildiği Doğu Türkistan, nesli yok edilen milletlerden biri olma yolunda!

Dünya tarihinde bir milletin topyekûn gözaltına alındığı, kadın erkek, genç yaşlı toplama kampları, çocuk kampları ve hapishanelere doldurulduğu, kalanların da “aile olmak” projesi adı altında evlerde Çinli gardiyanların insafına terk edildiği, insanların sokaklarda dahi yüz tanıma sistemleriyle adım adım izlendiği başkaca bir dönem var mı bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana kitlesel olarak en büyük özgürlükten men etme operasyonunun Doğu Türkistan’da yürütülmekte olduğu!

2014 yılından itibaren Teröre Karşı Sert Darbe Operasyonu ve ilan edilen “75 Aşırılık Belirtisi”yle başlatılan keskin saldırılar, 2017 Nisan’ından itibaren Doğu Türkistan genelinde yoğun bir şekilde kurulmaya başlayan ve sayılarının 1.200’ü geçtiği belirtilen toplama kamplarıyla bambaşka bir noktaya taşındı. Evlerinden, çocuk ve eşlerinden, anne-babalarından, akraba ve arkadaşlarından, işlerinden, okullarından hasılı en sevdiklerinden kopartılan, dünyanın en ağır işkence ve mahrumiyetlerini yaşayan 3-8 milyon Doğu Türkistanlı Çin’in “gönüllü mesleki eğitim kampları”nda soykırıma uğruyor!

Bir çadıra ya da pusulaya sahip olmak, mutfağında birden fazla bıçağı olmak, pasaportu olmak, başörtüsü takmak, camiye gitmek, oruç tutmak, okulda ve resmi dairelerde ana dili kullanmak bile bir kişinin toplama kamplarına alınması için yeterli sebep olarak görülmektedir.

Çin’in genel hukuk ilkesi olarak bilinen masumiyet karinesini hiçe sayan “suçu önceden önleme prensibi” ile herhangi bir suçu bulunmayan ve mahkeme edilmeyen milyonlarca insan “ayrımcılık, aşırılık ve terör” suçlamalarıyla toplama kamplarına dolduruldular. Burada kalabalık hücrelerde sırt üstü yatabilecek kadar bir yer bile bulamayan insanlar yoğun beyin yıkama faaliyetlerine ve işkencelere maruz kalıyorlar.

Toplama kamplarında keyfî güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, insanlıktan çıkarma, taciz, tecavüz, fiziki ve psikolojik işkence, cinayet ve soykırım suçları işlenmektedir. Kısacası bu kamplar, tüm insan haklarının ihlal edildiği yerlerdir.

Çin, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ilan edilen tüm hakları gasp etmekte, BM Soykırım Sözleşmesi’nde bulunan beş maddenin tamamını ve dahi Roma Statüsünde düzenlenen “Soykırım Suçu” ve “İnsanlığa Karşı Suçlar”ın tamamını ihlal etmektedir.

Bu insanlarla aynı gökyüzünün paylaşmak ve onların acı ve ıstıraplarına, yürek yangınlarına, kalp kırıklıklarına uzaktan da olsa şahitlik etmek, bizleri yaşadığımız çağın adaletten uzak düzeninde insanlığımızdan utandırıyor. Zalim Çin’in Ne yaptığından daha önemlisi Müslümanların ne yapmadığıdır! Dünyanın insanlık adına Doğu Türkistan için söyleyecek bir sözü mutlaka olmalı!

*Çorum Hürriyet meydanından zalim Çin’e ve tüm dünyaya sesleniyoruz!
*Doğu Türkistan’daki toplama kampları kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılmalı, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmelidir.
*BM, Çin’in insan haklarını ayaklar altına alan toplama kampları vahşetini derhâl durduracak sahici adımlar atmalıdır.
*İslam İş Birliği Teşkilatı ya İslam ülkelerini bu zulme karşı mobilize etmeli ya da kendini lağvetmelidir. Zira İ.İ.T.’nin mevcut tutumu Çin’i daha da cesaretlendirmektedir.
*Türkiye, zalim Çin ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmeli ve bu zulmün bitirilmesi için öncü olmalıdır.
*Katil Çin, zulmünü sonlandırıncaya kadar tüm dünya halkları Çin mallarını boykot etmelidir.”


 

Son Güncelleme: 01.04.2021 20:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
OKUR 2021-04-02 08:22:35

ZULÜM NEREDEN GELİRSE GELSİN, HAKK VE HAKİKATİN ŞAHİTLİĞİ GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEYE ÇALIŞAN İNSANLARIN BULUNMASI ÇOK GÜZEL. İYİKİ VARSINIZ. RABBİM ÇABALARINIZI BEREKETLENDİRSİN.