Bütçe görüşmeleri devam ediyor

2016 yılı Mali Bütçe Kanun Tasarısının TBMM Genel Kurulu'nda dördüncü gün 3. tur görüşmeleri yapıldı.

Bütçe görüşmeleri devam ediyor

2016 yılı Mali Bütçe Kanun Tasarısının TBMM Genel Kurulu'nda dördüncü gün 3. tur görüşmeleri yapıldı.

29 Şubat 2016 Pazartesi 18:05
Bütçe görüşmeleri devam ediyor

2016 yılı Mali Bütçe Kanun Tasarısının TBMM Genel Kurulu'nda dördüncü gün 3. tur görüşmeleri yapıldı.

Yapılan açıklamaya göre, AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Salim Uslu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda Bütçe görüşmeleri kapsamında; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına konuşma yaptı.

Uslu konuşması şu şekilde;

“Sayın Başkan, Sayın Milletvekilleri;

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesi üzerinde AK Parti Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle sizleri saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere; çalışma hayatı çok dinamiktir. İhtiyaçlar, beklentiler çeşitlenerek artar. Güçlü sosyal politikalar ve duyarlılıklarla ekonomik, teknolojik değişime ve küresel dayatmalara karşı yeni ve sürekli reformlar gerekir. Bu nedenle;

Ak Parti olarak çalışma hayatında ILO koşullarına ve insan onuruna yakışır, çalışma ortamlarının tesis edilmesini esas alıyor, evrensel standartlarda ve uluslararası sözleşmelere uygun, kalite ve güvenceyi sürekli artırmaya çalışıyoruz.

Bu bağlamda; birçok yeni düzenlemeyi, çalışanların katılımı ve sosyal diyalog mekanizmalarının güçlendirilmesi ile birlikte sağladık. Çalışma barışının sağlanması, sorunların telaşsız bir ortamda tartışılması ve çözüm üretilmesinin önemine inanıyoruz.

İnsan ve emek merkezli bir anlayışla çalışma hayatında atılan adımlardan bazılarını hatırlayacak olursak; dönemin hükûmetlerince “Kayıtta var ama kasada yok.” denilerek ödenmeyen yaklaşık 14 katrilyonluk zorunlu tasarruf ve (KEY)Toplu konut fonları AK PARTİ döneminde ödenmiş ve fonlar tasfiye edilmiştir.

Bize durağan politikalar dayatan ve sadece borç servisini önceleyen IMF borçları ödendiği gibi borç verecek duruma gelmişizdir.

İşe girdiği döneme veya siyasi kimliğine bakılmaksızın kamuda çalışan 218.733 geçici işçiye (04.04.2007)kadro verilmiştir.

1992 yılında başlayan özelleştirmeler sonucu mağdur edilerek kapı önüne konulan işçilere sahip çıkılarak, kamuda istihdam imkânı sağlanmıştır.

2008 yılında 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak ilan edilmiş, 2009’da da resmî tatil yapılmıştır.

BAĞ-KUR, SSK ve Emekli Sandığı tek çatı altında toplanmış, hastaneler birleştirilmiş, hizmette de norm ve standart birliği sağlanmıştır.

Asgari ücrette verdiğimiz sözü yerine getirerek, 1 Ocak itibariyle net 1.300 TL ödeme yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme ile 2003’ten itibaren reel olarak % 69,49, kümülatif olarak da % 407,6 oranında artış gerçekleştirmiştir. Bu artışın belirlenme sürecinde sosyal tarafların talepleri dikkate alınarak hem işveren hem çalışan hem de devlet olarak yükümlülüklerin paylaşılması sağlanmıştır.

Verimli ve katma değeri yüksek bir üretim yapısının ön şartı iş sağlığı ve güvenliğinden geçmektedir. İlk defa müstakil bir İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkartmış, 2015 yılı sonu itibarıyla toplam 120.422 iş sağlığı ve güvenliği personeli ile hizmet sürdürülmeye devam edilmektedir.

Uygulama sürecinde bir takım acılar yaşanmışta olsa kanunun ve denetim mekanizmasının tam anlamıyla uygulanmasıyla elim hadiselerin tekrarlanmamasını umuyorum. Buradan iş kazalarında kaybettiğimiz emekçileri bir kez daha rahmetle anıyorum.

Ancak bilinmelidir ki; İş Sağlığı ve İş Güvenliği önlemleri bir maliyet değildir. Önlemek telafi etmekten daha ucuz ve daha kolaydır. Bu da bir kültür ve duyarlılık meselesidir.

Tamda burada ifade etmek gerekir ki,Türkiye’de genel bir sosyal kabul sorunu vardır. Özellikle işçiler, işverenler, sendikalar ve diğer meslek örgütleri açısından sadece eleştiren, tenkit eden, tepki veren değil, aynı zamanda sorumluluk alan, paylaşan, denetleyen, öneren, çözüm üreten, teklif veren akıl ve bilgiye dayalı, katılımcı yeni bir anlayışa ve bu anlayışa göre örgütlenmiş endüstriyel ilişkilerin paydaşlarına ihtiyaç vardır. 

Vatandaşlarımızın zor zamanlarında İşsizlik Ödeneği ile yanında olmaya devam ediyoruz. İşsizlik Sigortası ödemelerinin başladığı 2002 Mart ayından 2016 yılına kadar 4,3 Milyon kişiye 10,6 Milyar TL ödeme yaptık. Sadece 2015 yılında 590 Bin vatandaşımız İşsizlik Sigorta Fonundan yararlanmıştır.

Zorda olan işletmelere Kısa Çalışma Ödeneği veriyoruz. (Kısa çalışma ödeneğinde 2005'ten bu yana 228 bin kişiye 210 milyon lira, ücret garanti fonu kapsamından da 59 bin kişiye 125 milyon lira ödeme yapıldı.)

Kayıtdışı istihdamla mücadeleye yönelik denetimlerin yanı sıra teşvik uygulamaları getirdik. Sadece Çorum’da 2005 yılından bugüne kadar işverenlerimize 365 Milyon TL prim desteği hazine tarafından sağlanmıştır. Türkiye’de kayıtdışı istihdam oranı son dönemde azalma eğilimine girmiştir. Kayıtdışı istihdamın yüzde 52’lerden yüzde 33’lere gerilemesi, aktif sigortalı sayısının 12 Milyondan 20,8 Milyona çıkması, Sosyal Güvenlik kapsamındaki nüfusun yüzde 71’lerden artan nüfusa rağmen yüzde 85’lere ulaşması başarıdır.

Sayın Başkan, Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan, Uzun yıllar işçi hareketine liderlik yapmış birisi olarak bazı önerilerde bulunmak istiyorum;

* Mesleki eğitim ile eğitim sistemi, istihdam planlaması ile istihdam politikaları arasında,

* Ekonomik kalkınma ile sosyal gelişme arasında, sendikal haklar ile sosyal düzen arasında

* Toplu sözleşme hakkı ile kamu düzeni arasında,

* Parasal değerler ve dengelerle sosyal politikalar arasında, doğru bir ilişki kurgulamak zorundayız. Bu sebeple;

iş kolu sözleşmesi imkânı getirip toplu sözleşmesiz işyeri bırakmayınız. İLO normları var.

İşsizlik sigortasına erişimi kolaylaştırıp işsiz kalanların imkânlarını artırınız, kıdem tazminatı fonunu kurup KT hakkını güvenceye alınız.

İşçi, memur, 4-C taşeron, mevsimlik ayrımı gibi yapay statüleri kaldırıp AB ve ILO normlarına uygun düzenlemeler ile sendikal hakların etkin kullanımını sağlayınız. Kamu işyerlerinde geçici işçilik sürelerini ve statülerini yasa ile belirlemek yerine, ihtiyaçlara göre belirlenmek üzere ilgili işletmeye bırakınız.

6331 sayılı yasayı delmeye çalışan maden işletmelerinin insafsızlığına ve kural tanımazlığına izin vermeyiniz.

6331 de yer alan işçi temsilciliğini sadece iş sağlığı ve güvenliği ile sınırlı tutmak yerine ILO normlarına uygun olarak sendikasız tüm işletmeler de yer alacak şekilde örgütlülüğü teşvik ediniz.

Başta ESK, İş Sağlığı Güvenliği Kurulu olmak üzere diyalog kurumlarının etkin bir biçimde çalışmasını sağlayarak katılımcılığı ve endüstriyel demokrasiyi çalışma yaşamında gelenekselleştirip, kurumsallaştırarak,  etkinleştiriniz.

Sendikal yaşama ve endüstri ilişkilerine yönelik düzenlemeleri konjonktürle istek ve taleplere göre değil, ILO konvansiyonları, AB normları ve ihtiyaçlarımıza göre yapınız.

İnanıyorum ki, bütün bu öneriler Yeni Türkiye politikaları ile hem örtüşecek hem de Cumhuriyetimize çok yaraşacaktır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız ve ülkemize 2016 Yılı Bütçemizin hayırlı olmasını temenni eder, yüce heyetinize saygılar sunarım.”  

Son Güncelleme: 29.02.2016 18:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.