İnsan kuşatılmıştır. Birey, her dakika oyuncağı değiştirilip yeniden merakını çekecek oyuncaklar önüne konulan çocuk gibi sürekli bir meşgul edilmektedir. Şartlandırılmış insan kendini ve çevresini sorgulayamamaktadır.

Bir tek kitap yazmak için yarım kitaplık okuyunuz. (Samuel JOHNSON)
Okumayan düşünmeyen insanın doğal olarak yeterince yazamamaktadır. Daha da vahimi bunu ihtiyaç olarak hissetmemektedir.
Yeni bir duvar, büyük ölçüde eski temellerin üstünde yükselir. Eski duvardaki bazı taş ve tuğlalar kullanılır. Geçmişle ilişkisini kesmiş bir birey, böyle bir ihtiyaç duymayacaktır.

Çinliler “ En ileri giden ok, en çok geri çekilen yaydan çıkar” der.
Eğlence kültürü, magazin kültürü insanları farklı yollara kanalize etmektedir. Evinde kitap bulunmadığını ya da okunmadığını ifade eden öğretmen, avukat, mühendislerle karşılaşıyoruz. Hiç şiir okumadığını ifade eden şairlerle karşılaşıyoruz. Nedenini sorduğumuzda, ironik bir cevapla karşılaşıyoruz: Etkilenmemek için…
Üniversite öğrenimi görenler hatırlayacaktır. Kitap okuması dikkat çekenler için “inekliyor” tabiri kullanılır. İpek mendillerin atıldığı, selpak mendillerin kullanıldığı gibi her şey tüketimin konusu olmaktadır. Saman alevi gibi yükselen konular bir anda unutulup gitmektedir. Yapay tartışmalar düşünce dünyasını toza dumana katmaktan başka işe yaramamaktadır. Hemen her konu erbabının dışındaki insanlar tarafından konuşulmaktadır.

Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır.(BACON)

Hakikat güncelle irtibatlandırılabildiği, metaya dönüştürülebildiği ölçüde önem kazanmaktadır. Günceli yakalamak güzeldir ve fakat bu güncel, sabun köpüğü durumunda olan güncel değildir. Niteliğin değil niceliğin artı değer sayıldığı bir çağ, insanı rakamlara yönlendiriyor. Rakamların harflere dönüştüğü “ebced”ler yerine, harflerin kelimelerin rakamlara dönüştüğü istatistikler önemsenir oldu.

Okumayan düşünmeyen bu suretle kendini tanıyamayan insan kendini ifade edemez oldu. Yazamaz oldu.

Çağın insanı mektup yazamayan, dilekçe yazmayı bilmeyen, duygularını karşı tarafa bildirmekten aciz, hazır mesajlarla duygularını ifade eden birey haline geldi.
Akmak için dolmak lazım. Hayatı iyi okuyamayan iyi yazamaz.







Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.