Türkiye’nin gündemi olan ‘Mezarlıkta ağlayan kız’ bu kez farklı bir yönüyle tartışma konusu oldu.

Çorum’da ilk kez 17 Nisan’da duyulan, yerel ve yaygın basının yayınlarıyla yankısı dalga halinde ülke geneline taşınan gizemli kız vakası ile ilgili Mayıs ayının ilk haftasına kadar hiçbir resmi kaynaktan açıklama yapılmaması dikkat çekti.

Habercim19’un ‘Sır perdesi çözülüyor’ başlıklı haberinden sonra bir çok şey netleşmeye başladı. Uçtulu kaçtılı hikâyeler, gizemler, hayalet, in, cin söylentileri vs. en sonunda noktalandı. Mezarlıkta ağlayan genç bir kızın var olduğu, psikolojik tedavi gördüğü, kızın deşifre olmaması için isminin saklı tutulduğu ve olayın metafizik olmadığı kavrandı.

Gelişmeler üzerine Çorum’da yaygın basının temsilcileri yetkililerden görüş alarak mezarlıkta ağlayan genç kızın varlığını doğrulattı.

TAM BU SIRADA

Tam bu sırada Kültür ve Turizm Müdürlüğü gizemli kız hikâyesinden yola çıkılarak farklı efsanelerle yerel turizme katkı sağlanabileceğini, dünyada bu tür örneklerin olduğu görüşünü ortaya attı.

Belediye Başkanı Zeki Gül ise, tam aksine Çorum’un gizemli kız hikâyelerine ihtiyacı olmadığını, başkaca güzelliklerle ön plana çıkmasının daha isabetli olacağını savundu.

MAKARA KONUSU

Konuya dair yeni gelişme ise şöyle; Çorum menşeili gizemli kız soysal medyanın tüm mecralarında 2.5 milyon kez tıklanmış. Yaygın televizyon kanallarında çoğu zaman ana haber bültenlerinde gösterime girdiği, yazılı medyada haber ve köşe yazarlarına konu olduğu zaten biliniyor.

Bu arada Çorum dışında yaşayan hemşehrilerimizin gizemli kızdan sonra eş, dost ve arkadaşları tarafından esprili bir dille de olsa makaraya tabi tutulduklarını duyuyoruz.

ÇORUM TANITIM İÇİN BAŞKA BİR YOL BULMALI

Bana kalırsa, turizme katkı sağlamak için mezarlıkta ağlayan kızdan ‘efsane, hikaye’ oluşturma çabası çok akılcı olmadığı gibi çok insanî de değil. Neticede bir genç kızın dramından olmayan bir şeyler üretip Çorum’un reklamını yapmayı planlıyoruz. Anlaşılan o ki, yetkililer ‘reklamın kötüsü olmaz’ düşüncesinden hareket ediyor. Ancak Çorum’un tanıtım için böylesi bir olaya umut bağlaması ‘kentimizi tanıtmak için biz bu kadar mı çaresiziz” diye de düşündürmüyor değil. Çorum’un kültürel, tarihsel birikimi ve zenginliğini şimdiye kadar istediğimiz kadar tanıtamayışımızın altında yatan sebepleri bulup, çözüme doğru yol almamız daha kalıcı ve gerçekçi olmaz mı?

Öte yandan bu olay bize şunu da gösterdi; dramdan kaynaklanan bir gerçekten çıkartılan hurafeler, batıl inançlar, hayal ürünü safsatalar toplumu, bilhassa genç nesli zehirliyor, sonuçta bir delinin attığı taşı 40 akıllı çıkaramıyor.

Son bir not daha; memleketi yönetenlerin iş çığırından çıkmadan resmi açıklama yaparak toplumu aydınlatmaları gerektiğini bu olay bize çok güzel ispatladı. Bilmem anlatabildim mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mezarci 2018-05-18 12:17:51

Adımız mezarciya çıktı. Idarecilerde tescillemek için bayağı çaba harciyorlar.Çorum tanıtımı mezarlikla yapılacak sa hidirlik tanitilsin.Ölüden ağlayan tiskiran dan medet ummak çaresizliğin son hali

banner111

banner110